Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4447 E. 2023/2297 K. – Görülen Uygulama

Konu: Görülen Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4447
Karar No
2023/2297
Karar Tarihi
Konu
Görülen Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Uygulama Kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 828 parsel sayılı 5.002,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 12 parsel numarasıyla ve 3.610,56 m2 yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 827 parsel sayılı 5.003,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 11 parsel numarasıyla ve 3.610,90 m2 yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 829 parsel sayılı 6.533,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 13 parsel numarasıyla ve 4.715,21 m2 yüzölçümlü olarak; davacı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 826 parsel sayılı 5.011,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 17 parsel numarasıyla ve 3.617,29 m2 yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski 565 parsel sayılı 530,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 796 ada 16 parsel numarasıyla ve 703,14 m2 yüzölçümlü olarak ve eski 566 parsel sayılı 3.998,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, 796 ada 15 parsel numarasıyla ve 4.456,87 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacılara ait taşınmazların yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 796 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazlarının eski hali ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2016 tarih ve 2016/11968 Esas, 2019/6332 Karar sayılı önceki kararı ile, "uygulama kadastrosunun usul ve yasaya uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 796 ada 11, 12, 13, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tesciline" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2016 tarih ve 2013/196 Esas, 2016/34 Karar sayılı önceki kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.10.2019 tarih ve 2016/11968 Esas, 2019/6332 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı belirtilerek, taşınmazlara ilişkin teknik evraklar ile diğer belgelerin getirtilmesi ve yeniden keşif yapılarak taşınmazlara ilişkin uygulama kadastro çalışmalarının usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığının araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 796 ada 11, 12, 13, 15, 16 ve 17 parsel numaralı taşınmazların yenileme tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarının yanında eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, bilirkişi raporlarının bozma gereklerine uygun olarak hazırlanmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi, 3. Değerlendirme 1. Uygulama kadastrosunun amacı, tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermektir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları, kadastro faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yöneliktir. 2. Uygulama kadastrosu yapılırken öncelikle zeminde bulunan ve tesis kadastrosu tarihinde mevcut olan sabit nokta ve sınırlardan, aynı döneme ya da yöreye ait farklı amaçlarla üretilmiş haritalar ile benzeri verilerden yararlanılarak yapılan teknik çalışmalarla, tesis kadastrosuna ait pafta haritaları ortofoto üzerine işlenmekte; haritanın zemine uygun olmaması halinde farklılıkların nerelerden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilip varsa hatalar yöntemine uygun şekilde giderilmekte, düzenlenen ada raporu ile yapılan teknik çalışmalar ve gerekçeleri açıklanmakta; bundan sonra yönetmelikte açıklanan ilkeler çerçevesinde taşınmazların bütün sınırları tek tek değerlendirmeye tabi tutularak ilk tesis kadastrosu sırasındaki gerçek fiili duruma ulaşılmaya çalışılarak, uygulama tutanağı düzenlenmekte ve uygulama kadastrosu haritaları üretilmektedir. İşte, uygulama kadastrosuna itiraz davaları, uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalardır. Bu nedenle mahkemelerce, uygulama faaliyetine eşdeğer ve amaca uygun bir araştırma yapılması zorunludur. 3. İlk Derece Mahkemesince amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin "HGM-Geoportal" sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı olduğu araştırılıp belirlenmek ve tarihleri açıkça yazılmak suretiyle tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Müdürlüğünden getirtilmesi, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişilerine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar fen bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, fen bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişilerinden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişileri haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmeli; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. 4. İlk Derece Mahkemesince, uygulama kadastrosunun yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yapıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi bozma gerekleri de tam olarak da yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında belirtilmesine rağmen, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları dosya arasına getirtilmediği gibi, hazırlanan bilirkişi raporu da taşınmazların tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirten, tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde hazırlanmamış, ayrıca rapor içeriğinde sınır yerleri çakışmayan kısımlar harflendirilmek suretiyle gösterilmemiş ve keşif sırasında taşınmazlar arasında sınır oluşturduğu belirtilen ancak rapor içeriğinde değinilmeyen sınır taşlarının ve tel örgülerin ne zaman yapıldıkları ve tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup olmadıkları kesin olarak saptanmamış ve yine çekişmeli taşınmazlar arasında sınır oluşturduğu belirtilen sınır taşlarının ve tel örgülerin tesis kadastrosunun yapıldığı sırada zeminde mevcut olup olmadığına ilişkin bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu, hava ve uydu fotoğraflarıyla denetlenmemiştir. 5. Öte yandan; dava konusu parsellerin tapu maliklerinden ...'in (... kızı) davaya katılımı sağlanmaksızın, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulmuştur. 6. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. 7. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yukarıda belirtilen belge, harita ve fotoğraflardan eksik olanların dosya arasına getirilmesi sağlanmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile harita ya da jeodezi mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup halen varlığını sürdüren doğal ya da yapay sabit sınırlarının bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı, çekişmeli taşınmazlar üzerinde bulunduğu belirtilen sınır taşlarının ve tel örgülerin tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup olmadıkları, bunların kim tarafından ve hangi tarihte yapıldıkları hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, sınır ihtilafı olmuş ise taşınmazlar arasındaki sınırlar ve taraf gösterimleri, eldeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alınarak, varsa hataların nereden kaynaklandığı belirlenmeye çalışılmalı, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmeli, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması istenilmeli, ayrıca taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. 8. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4447, K. 2023/2297, T. 11.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-4447-e-2023-2297-k-75404935b435