Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4306 E. 2024/6421 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4306
Karar No
2024/6421
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2010/5 E., 2022/23 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar ... oğlu ... ve ... oğlu ...'ın davalarının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, tespite ve iddiaya esas kayıtların ilk tesislerinden itibaren tüm tedavüllerinin ve ihdaslarına esas tüm belgelerin ve kayıtta isimleri bulunanların nüfus aile kayıt tablolarının getirtilmesi, mahallinde keşif icra edilerek kayıtların yerine uygulanması suretiyle dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadıklarının tespit edilmesi, aynı yere ait olan birden fazla kaydın bulunması halinde tarih olarak önce oluşturulana itibar edilmesi gerektiğinin gözetilmesi ve kayıt kapsamında kalmayan bölümler yönünden zilyetlik araştırması yapılıp sonuca göre karar verilmesi " gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; " Sulh Hukuk Mahkemesinin 1958/53 Esas, 1958/130 Karar sayılı ilamına ekli 03.05.1958 tarihli krokide 12 sayısı ile belirtilen taşınmazın dava konusu 121 sayılı parsel olduğu, krokinin yerine uyduğu, bu itibarla hudutları da yerine uyan tespite esas Kasım 1958 tarihli ve 12 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) madde 20/A uyarınca krokideki sınırlar esas alınacağından miktar fazlasının bulunmasının söz konusu olmadığı, tespite esas alınan tapu kayıt ve tapulama tespit maliki ...'ın taşınmazı uzun yıllar zilyetliğinde bulundurduğu, ölümünden sonra mirasçılarının zilyetliklerini devam ettirdiği, davacıların iddialarına esas 1331 tarihli iskan kayıtlarının ihdas tarihlerinin miladi 1915 yılı olduğu, bu tarihin 2510 sayılı İskan Kanununun yürürlüğe girdiği 1934 yılından önceye tekabül ettiği, 2510 sayılı Kanun uyarınca iskanen dağıtılan tapu kayıtlarından olmadıkları, iddiaya esas 1331 tarihli iskan kayıtlarının onaylanarak tapu defterine de işlenmedikleri, iskan kaydına dayanarak herhangi bir tapu kaydının oluşmadığı, bu itibarla tapu kaydı hükmünde olmadıkları, kaldı ki bu kayıtların hudutlarının dava konusu taşınmazı kapsadığının da tespit edilemediği " gerekçesiyle, davacıların davalarının reddi ile dava konusu 121 sayılı parselin tapulama tespitine esas alınan Kasım 1958 tarihli ve 12 sayılı tapu kaydına istinaden tapu kayıt maliki ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ...' ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4306, K. 2024/6421, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-4306-e-2024-6421-k-890a1612e247