Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/424 E. 2024/4900 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/424
- Karar No
- 2024/4900
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R İmar uygulaması sonucu Muratpaşa ilçesi ... Mahallesi 7912 ada 18 parsel sayılı, 764,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, arsa vasfı ile davalılar adına tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi, yörede 3116 sayılı Orman Kanuna (3116 sayılı Kanun) göre yapılan ilk orman tahdit çalışmasının 1946 yılında kesinleştiğini, 1958 yılında yapılan tapulama tespit çalışmaları sırasında ... Mahallesi 1078 sayılı parsel sayılı taşınmazın Devlet Ormanı olarak tespit gördüğünü ve ... Kadastro Mahkemesinin 1958/748 Esas, 1994/2352 Karar sayılı dosyası ile bu parselin Devlet Ormanı olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, orman sınırları içinde bulunan alanların ... Belediyesince imara konu edilerek üçüncü şahıslar adına tapu verildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan kısmının iptali ile Devlet Ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, usule ilişkin önceki bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabülüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının 05.04.2015 tarihli fen bilirkişinin krokili raporu, 04.04.2015 tarihli orman yüksek mühendisi bilirkişinin krokili raporu ve 27.10.2015 tarihli orman yüksek mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 166,06 m²'lik bölümünün iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davalılarından ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu; daha sonra 1975 yılında yapılıp, 26.11.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2 nci madde uygulaması; 1986 ve 1988 yıllarında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B uygulamaları; 1993 yılında yapılıp 26.02.1993 tarihinde ilan edilerek, dava tarihinden önce kesinleşen, ... Köyü (Mahallesi) sınırları içindeki ... Devlet Ormanında, aplikasyon ve Belediyeye piknik alanı için irtifak ve ... kurumu için izin verilen bu nedenle daha önce 2/B madde uygulaması yapılamayan ancak irtifak ve izinleri iptal edilen yerlerde 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastro çalışmaları 1957 yılında yapılıp kesinleşmiş, 1078 sayılı parsele ilişkin olarak, kadastro mahkemesinin 15.06.1994 tarihli ve 1958/748 Esas, 1994/2352 Karar sayılı kararı da 25.03.1997 tarihinde kesinleşmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün orman tahdidi içinde olduğu anlaşıldığına, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi gereğince ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.