Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4146 E. 2024/5427 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4146
Karar No
2024/5427
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 26.05.1983 tarihinde 766 sayılı Kanun uyarınca tapulama çalışmaları yapılmış, dava konusu taşınmaz tescil harici bırakılmıştır. Yargılama sırasında dava konusu alanda orman kadastro çalışmaları yapılmış ve bu çalışmalar 07.12.2016 tarihinde tamamlanmıştır. Taşınmaz bu çalışmalar sırasında 130 ada 11 parsel numarası ile tarla vasfında tescil görmüş, malik hanesi taşınmaz davalı olduğundan boş bırakılmıştır. Davacı asil dava dilekçesinde özetle; Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü sınırları içerisinde Deştabera mevkiinde pafta No:254 de Hazine adına kayıtlı olan ve güneydoğusunda bulunan tahminen 8-9 dönüm civarındaki fıstık ekili bahçenin kadastro çalışması sırasında tespit dışı bırakıldığını, bu taşınmazın kendisine ait olduğunu ve kendi zilyetliğinde ve tasarrufunda bulunduğunu, kadastro çalışmaları esnasında sehven söz konusu taşınmazın tespit dışı bırakılmış olduğunu adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının dava konusu taşınmazı 20 yıldan uzun süredir amacına uygun olarak malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığından bahisle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2016/6409 Esas ve 2017/10087 Karar ilamıyla; ''mahkemece, dava konusu yapılan taşınmazların ve tüm çevresini gösterir paftasının ilgili kadastro müdürlüğünden getirilerek, çekişmeli taşınmazların ve komşu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının var ise dayanak belgelerinin, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtlarının, davalı ise dava dosyalarının ilgili tapu müdürlüğünden istenerek dosya içine alınmasına, çekişmeli taşınmazın en eski tarihli ve dava tarihinden 15- 20 yıl öncesine ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmeli, ayrıca hava fotoğrafları kadastro paftası ile çakıştırılıp stereoskop aletiyle incelenerek, davaya konu taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün ve bitki örtüsünü oluşturan unsurların sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve varsa kullanım durumunu belirtir şekilde yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan bölgede ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, fen ve ziraat mühendisleri huzuruyla yapılan keşif sırasında yerel bilirkişiler ve tanıklardan zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli;... komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca, gerçek kişiler adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, taşınmazın davacının murisi tarafından kullanılmış olduğu ve mirasçılar arasındaki paylaşım sonucunda taşınmazın davacıya kaldığı, terör olayları sebebiyle taşınmazın uzunca bir süre kullanılmadığı mahalli bilirkişilerce beyan edilmiş olduğuna göre bu durumunda taşınmazdaki bakımsızlığı sebebi olup olmadığının araştırılması'' gereğinden bahisle bozma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; "toplanan deliller, keşif, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazların TMK.nun 713. maddesi uyarınca olağanüstü kazandırıcı zamanaşımına dayalı zilyetlik koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine, dava konusu Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü 130 ada 11 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespit tutanağının aynı vasıf ve yüzölçümü ile boş olan malik hanesine maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekilince temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... idaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/4146, K. 2024/5427, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-4146-e-2024-5427-k-6d49d66ef13c