Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4066 E. 2024/5699 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4066
- Karar No
- 2024/5699
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3046 E., 2021/2557 K. KARAR : Davalı ...ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... İdaresi vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, İLK DERECE MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... İdaresi vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi karının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; Artvin ili ... ilçesi ... köyü 212 ada 12 parsel taşınmazın 2.441,74 m2, 212 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 1.828,03 m2, 212 ada 14 parsel sayılı taşınmazın 1.285,82 m2'lik kısmının ve 212 ada 15 ve 16 parsel taşınmazların tamamının orman vasfında olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tapuya kayıt edildiğini, ancak taşınmazların fiilen orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; " dava konusu 212 ada 12 parsel taşınmazın 2.441,74 m2lik kısmı ve 212 ada 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların tamamının uzun yıllardır orman vasfında olup tarımsal faaliyette kullanılmadığı, teknik bilirkişi raporları ve taşınmazın fiili durumuyla desteklendiği, bu sebeple orman vasfında olan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağından davaların kabulüne, 212 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 1.828,03 m2, 212 ada 14 parsel taşınmazın 2.285,82 m2'lik kısmının en az 50 yıl önce tarımsal faaliyet amacıyla imar ve ihya edilerek bu tarihten sonra aralıksız ve çekişmesiz olarak malik sıfatıyla eklemeli zilyetlik yoluyla davalılar ve murisi tarafından kullanıldığı, her ne kadar bilirkişi raporunda orman içi açıklık olarak belirtilmiş ise de taşınmazların arta kalan kısımlarının orman sayılan yerlerden olmaması dikkate alındığında dava edilen kısımlarının dört tarafının ormanla çevrili olmadığının, orman içi açıklık niteliğini taşımadığının ve zilyetlikle kazanılabileceğinin anlaşıldığı " gerekçesiyle birleşen 2019/178 ve 179E sayılı davaların reddine, asıl ve diğer birleşen davaların kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davalı ... vekili ile davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; " dava konusu 212 ada 13 ve 14 parsellerin çekişmeli bölümlerinin eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu, 212 ada 15 parselin ise orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının ve Orman Yönetiminin bu yönlerden istinaf isteminin yerinde görülmediği, bununla birlikte dava konusu 212 ada 13 ve 14 parseller yönünden, taşınmazların tapuda kayıtlı oldukları dikkate alınarak davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken tespit gibi tescillerine karar verilmesi doğru olmadığı " gerekçesiyle, davacı ... Yönetiminin istinaf isteminin kabulü ile kararın düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında, davalı ... ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ... Yönetiminin istinaf başvurusunun kabulüne, Borçka Asliye Hukuk Mahkemesinin hükmünün kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden davanın esasına ilişkin hüküm kurulmak suretiyle, asıl 2019/177 Esas sayılı davanın kabulüne ve Artvin ili ... ilçesi ... Köyü 212 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 06/05/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 2.441,74 m2'lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2019/180 Esas sayılı davanın kabulüne ve Artvin ili ... ilçesi ... Köyü 212 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2019/181 Esas sayılı davanın kabulüne ve Artvin ili ... ilçesi ... Köyü 212 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, Artvin ili ... ilçesi ... Köyü 212 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların yönünden açılan birleşen 2019/178 ve 179 esas sayılı davaların reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili ile davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, temyize konu 212 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 212 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davaların reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan 06/05/2019 tarihli havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun 6 ıncı sayfasının 2 nci paragrafında; " 212 ada 13 parsel sayılı taşınmazın A = 1.828,23 m2 büyüklüğündeki bölümünün açık bir alan olduğu, üzerinde orman ağaçlarının bulunmadığı tarla olarak kullanıldığı, ekilip işlendiği, 212 ada 14 parsel sayılı taşınmazın A = 1.285,82 m2 büyüklüğündeki bölümünün açık bir alan olduğu, üzerinde orman ağaçlarının bulunmadığı, tarla olarak kullanıldığı, ekilip işlendiği, 212 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tamamının açık bir alan olduğu, üzerinde orman ağaçlarının bulunmadığı tarla olarak kullanıldığı, ekilip işlendiği" ifade edilmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporunda bu açıklamalarla rapora ekli hava fotoğraflarının birbiriyle uyuşmadığı, taşınmazların hava fotoğraflarında kapalı görünümde oldukları ve yine söz konusu raporda taşınmazların eğiminin gösterilmediği ve bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğu, taşınmazların orman niteliğinde olup olmadıkları yönünde yapılan araştırmanın yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Bölge Adliye Mahkemesince, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri, tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri bulundukları yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan, daha önceki keşiflerde yer almayan, bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, dosya arasına getirtilen belgeler, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (4785 sayılı Kanun), 5658 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesine Dair Kanun (5658 sayılı Kanun) sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler, fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek, memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten ve önceki bilirkişi heyeti raporundaki çelişkinin nedenlerinin irdelenerek, bu çelişkinin giderildiği, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan, yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve bu şekilde, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.