Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/40 E. 2024/5182 K. – Tapusuz Taşınmazın
Konu: Tapusuz Taşınmazın Tescili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/40
- Karar No
- 2024/5182
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapusuz Taşınmazın Tescili
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı-birleşen dosyada davalı ..., katılma yoluyla davalı-birleşen dosyada davacı Hazine vekili tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş Türkoğlu ilçesi ... Kasabası ... Mevkiinde kain sınırlarını bildirdiği taşınmazın müvekkili tarafından uzun senedir imar ve ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini, nizasız ve fasılasız olarak 20 yıldır kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-birleşen dosyada davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili Türkoğlu ilçesi ... Kasabası ... Mevkii kuzeyi, güneyi, batısı tescil harici yer, doğusu ...'un kullanımında olan tapusuz taşınmaz ile çevrili Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaza davalıların 22-23.03.2010 tarihlerinde zeytin dikmek suretiyle müdahale ettiklerini, davalıların bu taşınmaz hakkında korunmaya değer hiçbir haklarının olmadığını, dava konusu yere yapılan müdahalenin haksız ve hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmazın özel mülkiyet konusu olmayıp Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, dava konusu yere davalılar tarafından yapılan müdahalenin men'i ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kırmızı kalemle taralı 3.456,94 m2'lik kısmın ... adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen 11.312,83 m2'lik kısım yönünden davanın reddine, bu kısmın orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline ve bu bölüme yönelik ...'ın müdahalesinin men'ine karar verilmiş, davalı-birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından (B) bölümüne yönelik olarak temyiz edilen hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.05.2014 tarihli ve 2014/3539 Esas, 2014/5857 Karar sayılı kararıyla bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince, "Dava, hukuki niteliği itibariyle TMK. 713/1 maddesinde belirtilen tapu kütüğünde kayıtlı olmayan taşınmazın zilyetlik yoluyla mülkiyet hakkının tescili talebine ve Kadastro Kanunu 17. madde de belirtilen ihya edilen taşınmazların tescili talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Ziraat bilirkişi raporunda dava konusu krokide A harfi ile belirtilen taşınmazda 2-3 yıllık zeytin fidanlarının dışında, arazinin üzerinde geçmişe ait tarımsal üretim yapıldığını destekler tarımsal zirai faaliyetinin olmadığının (buğday, arpa nohut vb), dava konusu krokide B harfi ile belirtilen taşınmazın üzerinde 14- 15 yıllık zeytin ağacı olduğu, taşınmazın toprak yapısı itibariyle taşınmazın evveliyatına ait tarımsal ürün kalıntılarının olduğunun, orman-harita bilirkişi raporunda dava konusu B olarak belirtilen taşınmazın 6831 sayılı Orman Yasasının 1. Maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunun, hava fotoğrafında, gizli memleket haritalarında, amenajman planında, orman kadastro haritasında bu durumun açıkça görüldüğünün belirtilmiş olması, fen bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen taşınmazların kadastro paftasına göre kadastro harici yer içerisinde kaldığının, Jeoloji mühendisi bilirkişisinin raporunda taşınmazın Kuzey-Kuzeydoğu hattı (kuzey tarafındaki tel kafes hattı) açık bir şekilde kış aylarında aşırı yağışlarda aktif hale gelebilecek, yaz aylarında ise kuru dere yatağı olduğunun belirtilmesi sebepleriyle, B harfi ile belirtilen taşınmaz yönünden Kadastro Kanunu 16 maddesi D, 17 maddesi ve 18 maddesi 2 fıkrası gereğince "Ormanların imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağı " düzenlendiğinden, Asıl dava, tapusuz taşınmaz tescili davasının reddi, birleşen müdahalenin önlenmesi ve tescil davası yönünden davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur" gerekçesi ile "A-Asıl dava, davacının tapusuz taşınmaz tescili davasının reddine, 1-Fen bilirkişisi ...'ün 30.05.2016 tarihli krokili raporunda A ve B harfleri gösterilen toplam 14.768,84 m2'lik yüz ölçümlü taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline, B-Birleşen müdahalenin önlenmesi ve tescil davası yönünden davanın kabulü ile; 1-Fen bilirkişisi ...'ün 30.05.2016 tarihli krokili raporunda A ve B harfleri gösterilen toplam 14.768,84 m2'lik yüz ölçümlü taşınmaza davalı ...'ın yaptığı müdahalenin önlenmesine" karar verilmiş; hüküm, davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili, katılma yoluyla davalı-birleşen dosyada davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-birleşen dosyada davalı ... vekili, katılma yoluyla davalı-birleşen dosyada davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.