Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3418 E. 2024/3433 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3418
Karar No
2024/3433
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/78 E., 2022/355 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/21 E., 2021/313 K. Taraflar arasında Konya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... dava dilekçesinde, Konya'da kurulu Mülhak Nakibüleşraf Esseyit Elhac ... Efendi (Nakipoğlu) Vakfı'nın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, tevliyetin öncelikle erkek evlad soyuna şart kılındığı, erkek evlat soyu kesilirse kız evlad soyuna şart kılındığı, vakıfın erkek evlat soyunun kesilmediği, davacının ise kız evlat soyundan geldiği için davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; mevcut mütevellinin tevliyete ehil vakıf evladı olduğuna dair Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/908 Esas, 1999/754 Karar sayılı ilamının onanmasına ilişkin Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 2000/5811 Esas, 2000/7258 Karar sayılı ilamındaki tespit ve belirlemeler, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle tevliyete ehil vakıf evladı olmak için vakfedenin erkek soyundan gelme şartı bulunduğu, tevliyetin erkek soyundan gelen kalmadığı takdirde vakfedenin kız çocuklarından gelenlere geçeceği, batın şartının erkek çocukların soyundan gelenler arasında olduğu gibi erkek çocuklardan gelen kalmadığı takdirde kız çocuklar arasından gelenler itibariyle ayrıca değerlendirileceği, bir başka anlatımla hem kız çocuk soyundan hemde erkek çocuk soyundan gelen varken batın şartından ziyade ilk şartın erkek soyundan gelmek olduğu, bu bağlamda davacının erkek soyundan gelmediği dip atasının Nesibe olduğu mevcut mütevellinin ise erkek soyundan geldiğinin yukarıda belirtilen ilamla ispatlandığı, kaldı ki mevcut nüfus kayıtları itibariyle mevcut mütevelli dışında başkaca erkek soyundan gelip hala yaşayan vakıf evlatları olduğu gibi mevcut mütevellinin kardeşinin de hayatta olduğu dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın usulen reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı ... Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Dava, mülhak vakfa mütevelli atanma kararına esas teşkil etmesi yönü ile vakfın tevliyetine ehil vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/3418, K. 2024/3433, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-3418-e-2024-3433-k-afb26e038bfa