Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2997 E. 2023/500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2997
- Karar No
- 2023/500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1306 E., 2021/1643 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 142 ada 52 parsel sayılı 881,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parsel üzerindeki iki adet sera . ...'a aittir şerhi yazılarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 03.04.2014 tarihinde, 6292 sayılı Kanun gereğince ...’a satılarak bu kişi adına kayden intikal ettirilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 142 ada 52 parsel sayılı taşınmazın kullanıcısının müvekkili olduğunu öne sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiştir II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "zilyetlik iddiasıyla kullanıcı şerhinin düzeltilmesini amaçlayan bu tür davaların 6292 sayılı Kanun gereği satış işleminden evvel, Hazine ve kullanıcı olarak tespit edilen kişi ya da kişilere karşı açılabilecek olması, mülkiyet hakkına karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 30-40 yıldır davacının zilyetliğinde olduğunu ve zilyetlik süresinin hiç kesintiye uğramadığını ve halen de devam ettiğini, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/345 Esas - 2003/349 Karar sayılı dosyası ile davacı tarafından tescil davası açıldığını ve davacı adına tesciline karar verildiğini, Yargıtay tarafından 20 yıllık zilyetliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğunu, davalının kadastro çalışmaları sırasında kötüniyetli olarak üzerine yazdırdığını, davacının taşınmaza sera yaptırdığını, sera yapan usta tanık olarak bildirilmesine rağmen mahkemenin dinlemediğini, faili ve fiili öğrendikten sonra Alanya Başsavcılığına 2021/94 İhbar nolu suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sonra ... 3. İdare Mahkemesine 2021/786 Esas numaralı dava açıldığını, soruşturma dosyası varken mahkemenin bekletici sorun yapmadığını, istinaf kararındaki hususların araştırılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu, dava konusu taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıktığına göre, artık 6292 sayılı Kanun'un uygulanma olanağının kalmadığı ve davanın görülebilirlik koşulunun ortadan kalktığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/345 Esas- 2003/349 Karar sayılı dosyası ile davacı tarafından tescil davası açıldığını ve davacı adına tesciline karar verildiğini, Yargıtay tarafından 20 yıllık zilyetliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğunu, davacının taşınmaza sera yaptırdığını, Alanya Başsavcılığına 2021/94 İhbar nolu suç duyurusunda bulunulduğunu, daha sonra ... 3. İdare Mahkemesine 2021/786 Esas numaralı dava açıldığını, soruşturma dosyası varken mahkemenin bekletici sorun yapmadığını, kadastro tutanağının müvekkiline tebliğ edilmediğini,askı ilan suretiyle tebliğin günümüz şartlarında doğu olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) 5831 Sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (5831 Sayılı Kanun) 8/1inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.