Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2804 E. 2024/7036 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2804
Karar No
2024/7036
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2012/1 E., 2020/9 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Tunceli Merkez Uzuntarla köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) göre 2005 yılında yapılan kadastro çalışmasında, 116 ada 5 parsel sayılı 3683,86 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak senetsizden ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilerek 19.12.2005 - 18.01.2006 tarihleri arasında askı ilanına alınmıştır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Tunceli ili Merkez Uzuntarla köyü 116 ada 5 nolu parselin memleket haritası ve meşcere haritasında orman niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile söz konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ilişkin ilk hüküm, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.07.2007 tarihli ve 2007/5210 Esas, 2007/9767 Karar sayılı ilamıyla; "... eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen, davanın kabulüne dair önceki karar, davalılardan ... ve ... mirasçılarının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 30.03.2011 tarihli ve 2011/2155 Esas, 2011/3586 Karar sayılı ilamıyla; "... yapılan inceleme ve araştırmanın hükme elverişli olmadığı, hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın 1959 basım tarihli memleket haritasında kısmen yeşil renkli ormanlık alanda kısmen de ormanı sembolize eden açık alanda, eski tarihli hava fotoğrafında ise tamamının koyu renkli ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmakla birlikte rapor ekindeki aplikeli memleket haritasında taşınmazın bir bölümü yeşil renkli ormanlık alanda, bir kesimi ise rumuz bulunmayan tamamen açık alanda işaretlendiği gibi, taşınmazın hava fotoğrafındaki konumunun da gösterilmediği, bundan ayrı, Dairenin geri çevrime kararı üzerine aynı orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki aplikeli 1956 ve 1983 tarihli hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmazın açık alanda işaretlendiği, dolayısıyla orman raporunun kendi içinde çelişkili olduğu gibi Dairenin geri çevirme kararı üzerine alınan ek rapor ile de çelişkili olduğu açıklanarak, kendi içinde çelişen bu rapora dayanılarak hüküm kurulmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğuna dair bilirkişi raporları sunulduğu, ziraat bilirkişisinin ise çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğunu belirtmiş olduğu, ancak öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu kabul edildiğinden, orman bilirkişileri tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Tunceli ili Merkez Uzuntarla köyü 116 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş; hüküm, asli müdahil Hazine vekili tarafından "taşınmazın ham toprak vasfıyla tescili gerektiği" iddiasıyla temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken " kadastro tutanağının iptaline " şeklindeki hüküm tesis edilmesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, kamu düzeni de gözetilerek, hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ikinci bendindeki " kadastro tutanağının iptaline " ifadesinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine " kadastro tespitinin iptaline " ibaresinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2804, K. 2024/7036, T. 02.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-2804-e-2024-7036-k-9f83d79a7d17