Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2210 E. 2022/9874 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2210
Karar No
2022/9874
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında Çarşamba Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında, ...., İli ..... İlçesi ......, Mahallesinde bulunan taşınmaz, 186 ada 64 parsel parsel numarası ve 12.094,89 m2 yüzölçümlü tarla vasfıyla, tutanağın beyanlar hanesinde; “6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır, 1988 yılından beri 6/7 hissesi...oğlu ...’in ve 1990 yılından beri 1/7 hissesi de ... kızı ...’in kullanımında olup, parsel üzerindeki fındık ağaçları kullanıcılarına aittir, parsel üzerindeki iki katlı kargir ev ve ahır...oğlu ...’e aittir” belirtmeleri yapılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... askı ilan süresi içinde verdiği dava dilekçesi ile; 186 ada 64 parselde bulunan 2/B vasıflı taşınmazın eşinin babası olan.......,’den kaldığını, fakat eşinin kardeşi ...’in adı geçen parseli kendi adına kayıt yaptırarak kendisini ve çocuklarını mirasın dışında bıraktığını, ... adına yapılan tespite itiraz ettiğini belirterek, veraset durumuna göre tespit yapılmasını istemiş, keşif sırasında ise, eşi ...’ye babası tarafından verilen ve kendisinin talep ettiği bölümü heyete göstererek, o kısmı istediğini, taşınmazın geri kalan bölümü ile ilgili herhangi bir hak talebinin bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 186 ada 64 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın önceki vasfı ile ... adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine "1-6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2-İş bu taşınmazın Fen Bilirkişisi ...'ın 24.01.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 3.358,37 m2'lik bölümü...oğlu ... mirasçılarının mahkememizce çıkarılan veraset ilamındaki hisseleri oranında kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları adı geçenlere aittir, A harfi ile gösterilen 8.300,29 m2'lik bölümü...oğlu ...'in kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları, 2 katlı ev ve ahır adı geçene aittir." şerhinin düşülmesine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; “Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edenin sıfatına, keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı, ne var ki; taşınmazın 12.094,89 metrekare olarak tespit edildiği halde, davacı murisi...oğlu ... mirasçıları ile davalı...oğlu ...'in kullanımında olduğu belirtilerek, kullanıcı şerhine karar verilen taşınmaz bölümlerinin yüzölçümü toplamının 11.658,66 metrekare olduğu, bu hali ile hükmün infaz kabiliyeti bulunmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi gereğince kadastro hakimince verilecek hükmün, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açık, anlaşılır ve infazı kabil olması gerektiği, hükümdeki miktar ile taşınmazın tespit tutanağındaki miktar birbirini tutmadığından, miktarlardaki çelişki nedeniyle hükmün infazı olanaksız olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu” belirtilerek, HMK’nin 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin kurallar nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 186 ada 64 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın önceki vasfı ile ... adına tespit ve tesciline, beyanlar hanesine "1-6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2-İş bu taşınmazın Fen bilirkişisi ...'ın 27.04.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; A harfi ile gösterilen 8.323,34 m2'lik bölümü...oğlu ...'in kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları, 2 katlı ev ve ahır adı geçene aittir. B harfi ile gösterilen 3.771,55 m2'lik bölümü...oğlu ... mirasçılarının Mahkememizce çıkarılan veraset ilamındaki hisseleri oranında kullanımındadır ve üzerindeki fındık ağaçları adı geçenlere aittir." şerhinin düşülmesine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; “Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edenin sıfatına, kurulan hükümde taşınmazın yine tespitteki gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş olmasına, keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı, ne var ki; kadastro hakiminin infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olduğu, davacının kullanıcı şerhi verilmesini talep ettiği çekişmeli taşınmazın B harfi ile gösterilen bölüm hakkında ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ve ayrıca Kadastro Mahkemesince düzenlenen veraset ilamının da tarihinin belirtilmemesi nedeni ile ilamın infazında tereddüt oluşturabilecek olduğu” belirtilerek davalı Hazinenin istinaf talebinin kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne, 186 ada 64 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile, fen bilirkişisi ... tarafından tanzim olunan 27.04.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile belirtilen 3.771,55 m²'lik kısmın 186 ada 64 parselden ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilmek sureti ile tarla vasfı ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağın beyanlar hanesine; "1- 6831 sk 2/B md uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 2-1988'den beri 4/16 hissesi ... kızı ... (T.C. ...), 3/16 hissesi ... oğlu ... (T.C ...),3/16 hissesi ... kızı ... (T.C ...)3/16 hissesi ... kızı... (T.C ...)3/16 hissesi ... kızı...'ın (T.C ...) kullanımlarında olup parsel üzerindeki fındık ağaçları kullanıcılarına aittir. " şerhinin beyanlar hanesine verilmesine, yine aynı bilirkişi raporunda A harfi ile belirtilen 8.323,34 m²'lik kısmın aynı ada ve parsel numarasıyla ve tespitte belirlenen tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağın beyanlar hanesine “ 6831 sk 2/B md uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Taşınmaz...oğlu ...'in kullanımındadır. Üzerinde bulunan fındık ağaçları, 2 katlı ev ve ahır adı geçene aittir” şerhinin yazılmasına karar verilmiş, hüküm bu defa davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/2210, K. 2022/9874, T. 06.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-2210-e-2022-9874-k-62fb7a2c5743