Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1958 E. 2024/4701 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1958
- Karar No
- 2024/4701
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, şerh terkini ile elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Biga ilçesi, ... Köyü 1380 parsel sayılı 317,00 m2 yüzölçümlü taşınmaz davalı ... adına tapuda kayıtlı olup, taşınmaz üzerinde ... lehine daimi irtifak hakkı şerhi bulunmaktadır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan ... lehine irtifak hakkının silinmesine ve elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, ... lehine yer alan irtifak kaydının iptaline, el atmanın önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm dahili davalı ... vekili ve davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2016/10812 Esas, 2018/7198 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2016/10812 Esas, 2018/7198 Karar sayılı kararında özetle; "dava dilekçesinin 15.06.2015, duruşma gününün 03.08.2015, ön inceleme zaptının 19.10.2015, bilirkişi raporunun 14.12.2015 tarihlerinde davalı ...’ın MERNİS adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligat parçaları üzerine “gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı nedeni ile tebligat Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince ... tebliğ edilmiş ve 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yazılmıştır.” şerhinin yazıldığı, gerekçeli kararın 20.06.2016 tarihinde aynı usulle tebliğ edildiği, tebligat parçası üzerine “Muhatabın adresinde yapılan araştırmada, muhatabın tanınmaması ve adresin adres kayıt sistemindeki adresi olması nedeniyle tebliğ evrakı ... teslim edilerek muhatabın adresinin kapısına 2 nolu haber kağıdı yapıştırıldı” şerhinin yazıldığı bu durumda davalıya yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı, davalı ...’ın son bilinen adresine MERNİS ibaresiz tebligat çıkartılmaksızın, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan tebligat geçerli kabul edilerek, davalının savunma hakkını kısıtlar biçimde yargılamaya devam olunarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu açıklanarak, dava dilekçesinin davalı ...’ın son bilinen adresine MERNİS ibaresiz tebligat çıkartılması iade gelmesi halinde yeniden Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliği ile taraf teşkilinin sağlanmalı, açılan davaya karşı diyeceklerinin sorulması, kendisine savunma hakkı verilerek ileri sürecekleri yazılı delillerinin toplanması ve ancak bu usulü eksiklik tamamlandıktan sonra yargılamaya devam olunarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığı,orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilen taşınmazın tapu kaydında kişi ve kurumlar lehine hiç bir şerh bulunamayacağı gerekçesi ile davanın kabulü ile, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmaza davalılar tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, dava konusu taşınmaz üzerindeki tüm şerh ve takyidatların kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil, şerh terkini ile el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1975 yılında arazi tapulama çalışmaları, 2001 yılında ise 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmaları yapılmıştır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dahili davalı ... vekilinin elatmanın önlenmesi istemine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava konusu taşınmaz, davalılar tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına ve irtifak hakkına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihe kadar davalılar tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatma söz konusu olmadığından, Orman İdaresinin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece davalıların dava konusu taşınmaza elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. R.A/Karşılaştırıldı.