Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1913 E. 2022/9356 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1913
- Karar No
- 2022/9356
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ''Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının gayrısabit hudutlu olup miktarları ile geçerli bulunduğu ve kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilemeyeceği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacının zeminde çekişmeli taşınmazın hangi bölümü üzerinde hak iddia ettiği kesin olarak saptanmamış, kamulaştırma haritalarının uygulanması sağlanmamış, kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerin dağıtıma tabi tutulup tutulmadığı araştırılmamış, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacının hak talebinde bulunduğu taşınmaz bölümü üzerinde zilyetliğinin bulunup bulunmadığı hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemez. Doğru sonuca varabilmek için öncelikle davalı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının tesisine esas bütün kayıt ve belgeler mahalli Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, 1959 yılında yapılan kamulaştırma sırasında davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının 22 ve 24 numaralı kamulaştırma parsellerine uygulandığı ancak arada 23 numaralı kamulaştırma parselinin de bulunduğu ve bu parsele Şubat 1926 tarihli ve 13 sıra numaralı tapu kaydının uygulandığı anlaşıldığına göre söz konusu tapu kaydı tesis ve tüm tedavülleri ile birlikte dosya içine celbedilmeli, kamulaştırmayı yapan kamu idaresinden kamulaştırma haritalarının ölçeği sorulmalı, gerekirse sabit noktaya ulaşana kadar bütün çevre taşınmazları içine alan daha geniş kapsamlı kamulaştırma haritaları istenmeli, bundan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli parsel üzerinde davacının hak iddia ettiği bölümün neresi olduğu kesin bir şekilde saptanmalı ve fen bilirkişisinden bu bölümü düzenleyeceği haritada açıkça göstermesi istenmeli, bundan sonra 23 numaralı kamulaştırma parseline uygulanan tapu kaydı da dikkate alınarak davacı tapularının miktarına göre kapsamı kesin olarak saptanmalı, davacı tapusunda geçen "Astur" yerinin 23 numaralı kamulaştırma parseline uygulanan tapu kaydı olup olmadığı incelenmeli, kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan yerlerin Hazine tarafından dağıtılıp dağıtılmadığı araştırılmalı, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi kurulu ile taraf tanıklarından çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, zilyetlik varsa hangi tarihte ve ne surette başladığı, kimden kime ve nasıl intikal ettiği ve zilyetliğin sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, Hazine tapusunun tesisine ilişkin belge ve tutanaklarda tanık ya da yerel bilirkişi imzası bulunduğunun tesbit edilmesi halinde bu kişiler de tanık sıfatıyla dinlenilmeli, uzman ziraatçı ve orman bilirkişilerinden davacının hak talebinde bulunduğu taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, toprak ve bitki örtüsünün niteliği, öncesinin orman olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden kamulaştırma haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle ve keşfi izlemeye olanak sağlar tarzda rapor ve harita istenmeli, bundan sonra kayıt miktar fazlası olan bölümler üzerinde davacı taraf yararına Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi '' gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacının dayandığı 1959 tarihli ve 8 sıra nolu tapu kaydının zemine uyduğunun belirtilmesine rağmen, hukuki olmayan gerekçelerle davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır. Şöyle ki; yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarında 1959 tarihli ve 8 sıra nolu tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu hususu dikkate alınmadan 2757 metrekare yüzölçümündeki tapunun 1968 yılında yapılan kamulaştırma sonucu 2256 metrekaresinin karayolu olarak terkin edildiği, geriye 501 metrekare kaldığı dikkate alınmaksızın tapu kaydının sabit hudutlu olduğu kabul edilerek 39 dönüm olarak taşınmaza uyduğu yönündeki bilirkişi raporu doğru olmamıştır. Mahkemece tapunun miktar fazlası yönünden, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme şartlarını sağlamadığı belirlendiğine göre, tapu kaydının kamulaştırma sonrası kalan 501 metrekaresinin zeminde belirlenerek bu yönde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'a iadesine, 23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.