Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1595 E. 2024/3603 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1595
- Karar No
- 2024/3603
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/153 E., 2021/270 K. KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Çekişmeli, Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkindeki 135 ada 94 parsel sayılı taşınmaz 10.05.2000 tarihinde, Devletin hüküm tasarrufu altında yerlerden olduğu ve bu yerin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine istinaden 71 nolu orman tahdit komisyonunca orman sahası olarak sınırlandırıldığından orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, kadastro tespitinin 27.10.2000 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde, Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkindeki 135 ada 94 parselin davalı Hazine adına orman vasfı ile tapuya kayıt yapıldığını, ... köyü hudutları içerisindeki krom madeni sahasının işletme imtiyazının davacı şirkete ait olduğunu, imtiyazın maden siciline işlendiğini, taşınmazın bir bölümünün davacı şirkete ait olan çakır ve ... ocaklarının sınırında kaldığını, taşınmazın 29.07.1974 tarihinde Tamam Küçük'ten satın alınarak malik sıfatı ile nizasız ve fasılasız olarak şirket tarafından kullanıldığını belirterek, taşınmazın tapu kaydını iptali ile şirket adına tescilini istemiş, davalı ... İdaresi davanın reddini savunmuştur.
Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesine göre; zilyetlikle taşınmaz kazanımının ekonomik olarak tarımsal amaçlı bir ihya gerektirdiği, davacı şirketin tarımsal bir zilyetliğinin olmadığı, maden posası döktüğü zilyetliğe ilişkin şart oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.