Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1228 E. 2024/6437 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1228
Karar No
2024/6437
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/68 E., 2020/30 K. BİRLEŞEN DAVADA KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen davacı ... ve ... vekili, birleşen davalı ... mirasçısı ... ve asıl davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Erzurum ili Tortum ilçesi Yumaklı Mahallesi çalışma alanı içinde bulunan dava konusu 105 ada 15 ve 19, 101 ada 5, 159 ada 19 parsel sayılı sırasıyla 14.273,59, 3.203,62 ve 10.663,11 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar ... ve birleşen davacı ... adına, 159 ada 20,116 ada 12 ve 101 ada 12 parsel sayılı sırasıyla 3.596,56, 22.551,53 ve 14.094,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ... ve birleşen davacı ... adlarına, 101 ada 16 ve 153 ada 76 parsel sayılı sırasıyla 6.595,09 ve 8.748,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ... ve birleşen davacı ... adına, 106 ada 23 ve ve 101 ada 11 parsel sayılı sırasıyla 8.564,95 ve 10.492,34 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ... ve birleşen davacı ... adına, 101 ada 15,129 ada 10 ve 11, 102 ada 12, 106 ada 9 ve 101 ada 17 parsel sayılı sırasıyla 10.392,62, 19.942,40, 36.142,73, 15.914,09, 1095,20 ve 3801,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar asıl ve birleşen davalılar Refika Savaş, ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Asıl dava davacıları ... ve ..., dava konusu 159 ada 19, 20, 102 ada 12, 153 ada 76, 106 ada 23, 1 ada 13, 105 ada 15, 101 ada 5, 11, 12, 15, 16, 116 ada 12, 129 ada 10, 11, 23 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, taşınmazlarda kök muris ... ...'un mirasçısı olan anneleri ...’den gelen payları olduğunu belirterek, veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tespit ve tescile karar verilmesini istemişlerdir. Asıl dava davalıları ... ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazlarda davacıların hakkı olmadığını, taşınmazların murisleri ... ... tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Asıl dava davalıları ..., ... ve ..., dava konusu 102 ada 12 nolu parsel, 129 ada 23-10-11 nolu parsellerde davacılarında hisse sahibi olduklarını, bu itibarla bu parsellere yönelik açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Birleşen dava davacıları ... ... mirasçıları, dava konusu 129 ada 10, 11 ,23, 106 ada 9, 153 ada 102 ve 101 ada 17 parsel sayılı taşınmazların murisleri ... ...’a ait olduğunu, 106 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 11.03.1951 tarihli muhtar senedi ile Abubekir Karataş’tan satın alındığını, diğer taşınmazların ise murisleri adına tapulu olduğunu belirterek, yapılan tespitin iptali ile adlarına tescil edilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Birleşen dava davalıları ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazlarda kök muris ... ... ve anneleri ...’tan gelen hakları olduğunu, davacılar adına da taşınmazlar kayıtlı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemenin 13.03.2008 tarihli ve 2005/77 Esas, 2008/2 Karar sayılı kararı ile; bir kısım parseller yönünden davanın vazgeçme nedeni ile reddine, 159 ada 19-20, 102 ada 12, 153 ada 76, 106 ada 23, 105 ada 15, 101 ada 5, 11, 12, 15, 16, 116 ada 12101 ada 17, 129 ada 10, 11 ve 23, 106 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davaların kabulüne, taşınmazların kök muris ... ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 09.06.2011 tarihli ve 2011/3613 Esas, 2011/3931 Karar sayılı ilamı ile '..Kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davanın kapsamı, nitelik ve içeriği dikkate alındığında yerel mahkemece oluşturulan gerekçeli kararın 1. maddesinde 129 ada 23 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilip, aynı hükmün (K) bendinde ... ... mirasçıları adına tescile karar verilerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu taşınmazlarda ortak miras bırakan ... ... mirasçılarının paylarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 25 inci maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazların payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, paylar belirlenmeden tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsizdir. 2-Dava konusu 153 ada 102 parsel sayılı taşınmazın tespit malikleri ...çocukları ..., ..., .... davada taraf gösterilmediği halde, mahkemece davanın husumet nedeniyle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.3-Davacılar tarafından dava konusu edilmeyen 105 ada 15, 116 ada 12, 101 ada 17 ve 106 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar hakkında da yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 4-1 adanın 13 sayılı parseli olmadığı halde, olmayan taşınmaz hakkında 1. maddede feragat nedeniyle ret hükmü kurulması dahi doğru görülmemiştir. 'gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde; dava dilekçesi, birleşen dosya davacıları ve ana dosya davacılarının dava ve cevap dilekçeleri, ibraz edilen tapu kaydı ile mahkeme kararları, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları ile keşif neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ana dosyada ve birleşen dosyada davaya konu edilen 129 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ana dosya davacısının taşınmazın dedesi ... ... tarafından intikal ettiğini buna karşılık birleşen dosya davacılarının ise iş bu parselin babası ... ...'a ait olduğunu ve bu hususta da tapu kaydının mevcut olduğunu belirtmiş olup mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisinin birbirine benzer ve uyumlu beyanlarına hukuken değer verilerek, dava konusu yerin 1960'lı yıllardan beri ... ... mirasçılarının zilyetliğinde olduğu ve hatta mahalli bilirkişi ...'ın mirasçılardan... ile çayır biçtiklerini somut olaya dayalı ortaya koyduğu ve ayrıca birleşen dosya davacılarının dayandığı 25.10.1951 tarih ve cilt; 43, sahife; 56, sıra; 14 nolu tapu kaydının da fen bilirkişisi eşliğinde mahallinde tatbik edildiği ve taşınmazın sınırlarına uyduğu hususu da gözetildiğinde KK.m.13/1-A,b hükmüne istinaden birleşen dosya davacılarının davasının kabulüne, ana dosyada ve birleşen dosyada davaya konu edilen 106 ada 9 parsel sayılı taşınmaz bakımından da ana dosya davacısı tarafından işbu parselin en evvelki malikinin ... ... olduğu ve taksimatla kendisine de pay düştüğünü, birleşen dosya davacısının da söz konusu yerin babası ... ...'a ait olduğunu belirtmiş ise de mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisinin beyanlarında işbu yerin en evvelki malikinin kim olduğunun tespitinin yapılamadığı ve ayrıca ana dosya davacısı ile birleşen dosya davacısının dayandığı, 11.03.1951 tarihli toprak satış senedinin de işbu yerlere ait olduğunu ortaya koyamadığı görülerek ana dosya davacısı ile birleşen dosya davacısının iddia ettikleri hususları ispat edemedikleri gerekçesiyle davanın reddine, birleşen dosya davacısının davaya konu ettiği 101 ada 17 parsel sayılı taşınmaz ile ana dosya davacısının davaya konu ettiği 101 ada 5, 11, 12, 15, 16 parsel sayılı taşınmazlar bakımından dayanılan Şubat 289 tarih, cilt; 5, sayfa; 94, sıra; 281 nolu tapu kaydının zeminde tatbikinde doğu ve batı hudunun taşınmazla uyumlu olduğu ve diğer sınırların uymadığı görülerek tapu kaydının taşınmaza uymadığı ve ayrıca mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisinin alınan beyanlarından da taşınmazın ... ...'a ait olduğunun ortaya konulamadığı gerekçesiyle ana dosya davacısı ile birleşen dosya davacılarının bu parseller yönünden davalarının reddine, birleşen dosya davasının davaya konu ettiği 153 ada 102 parsel sayılı taşınmaz bakımından Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere davacıların işbu parsel maliklerini süresinde ve usulüne uygun bir şekilde davaya dahil etmedikleri gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, ana dosya dosya davacısının davaya konu ettiği 102 ada 12 parsel, 106 ada 23 parsel, 116 ada 12 parsel ile 159 ada 19-20 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise dava konusu yerin en evvelki malikinin ... ... olduğu hususunda mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisinin alınan beyanlarından anlaşılacağı üzere herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, ... ...'un ölümü ile işbu parsellerin taksimatına ilişkin alınan beyanlardan taksimatın ispatı yapılamamış olup taksimata dayanan birleşen dosya davacısının taksimatı ispat ile ilgili yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayrıca 159 ada 19-20 parsel sayılı taşınmazlar bakımından Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi 1978/103 Esas ve 1985/434 Karar sayılı ilamın 1/d fıkrasının tatbikinde de taşınmaz sınırlarının işbu parsele uyduğu gözetilerek ... ... mirasçıları adına tespit ve tapuya tesciline, ana dosya davacısının davaya konu ettiği 105 ada 15 parsel sayılı taşınmaz bakımından mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisinin alınan beyanlarından anlaşılacağı üzere en evvelki malikinin ... ... olduğu tespiti ile davacının iddia ettiği taşınmazın en evvelki malikinin ... ... olduğu hususunu ispat edemediği ve ayrıca birleşen dosya davacısı tarafından dayanılan Tortum Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/103 Esas ve 1985/138 Karar sayılı dosyaya ekli kroki ve cilt; 41, sayfa; 54-57, 25.10.1951 tarih, sıra; 7 nolu tapu kaydının hudutları ile mahallinde tatbik edildiği ve işbu parsele uyduğu gözetilerek ana dosya davacısının davasının reddine, ana dosya davacısının davaya konu ettiği 153 ada 76 parsel sayılı taşınmaz bakımından mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişisinin alınan beyanlarından anlaşılacağı üzere en evvelki malikinin ... ... olduğu tespiti ile davacının iddia ettiği taşınmazın en evvelki malikinin ... ... olduğu hususunu ispat edemediği ve ana dosya davacısının dayandığı 11.03.1951 tarihli toprak satış senedinin tatbikinde işbu senedin parsele uyumlu olduğunun ortaya konulamadığı ve bu doğrultuda tespit yapılamadığı gerekçesiyle en evvelki malikinin ... ... olduğu yönündeki beyanlar da dikkate alınarak ana dosya davacısının davasının reddine, ana dosya davacısının davaya konu ettiği 1 ada 13 parsel ile 129 ada 23 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise 02.10.2007 yılında yapılan duruşmada alınan vazgeçme beyanına istinaden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, 2005/77 Esas sayılı ana dosya davacısı ile birleşen 2005/92 Esas sayılı dosya davacısının davalılar aleyhine açtığı kadastro tespitine itiraz davasının kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu Erzurum ili, Tortum ilçesi Yumaklı Mahallesinde kain 106 ada 9 parsel ile 101 ada 5, 11, 12, 15, 16, 17 parsel nolu taşınmaz bakımından kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, 129 ada 10, 11 parsel, 105 ada 15 parsel, 153 ada 76 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Abdullah ...'un 12.06.1982 tarihinde vefat etmesi ile feraiz bilirkişisi tarafından tanzim edilen miras paylarını gösterir bilirkişi raporuna istinaden kadastro hakiminin düzenli sicil oluşturma yükümlülüğünün bulunması da dikkate alınarak taşınmaz toplam 960 pay kabul edilmek suretiyle; hüküm yerinde gösterilen payları oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 102 ada 12 parsel, 106 ada 23 parsel, 116 ada 12 parsel ile 159 ada 19-20 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Erzurum ili Tortum İlçesi Yumaklı köyü, cilt no: 69, sayfa no: 5, kütük sıra no: 2'de kayıtlı Battal oğlu ... ...'un medeni kanunun kabulünden önce 1327 tarihinde vefat etmesi ile feraiz bilirkişisi tarafından tanzim edilen miras paylarını gösterir bilirkişi raporuna istinaden kadastro hakiminin düzenli sicil oluşturma yükümlülüğünün bulunması da dikkate alınarak taşınmaz toplam 180.633.600 pay kabul edilmek suretiyle; hüküm yerinde gösterilen payları oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 153 ada 102 parsel nolu taşınmaz bakımından pasif husumet yokluğu nedeniyle birleşen dosya davacısı tarafından açılan davanın reddine, işbu taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, 129 ada 23 nolu parsele yönelik olarak açılan dava ile davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 1 ada 13 nolu parsele yönelik olarak açılan davaların davacı vekilinin 02.10.2007 tarihli celsedeki vazgeçme beyanı doğrultusunda reddine, kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; 06.10.2022 tarihli tashih şerhi ile, hükmün 1. maddesinin 1-b bendinde yazılı olan 'Abdullah ...' ifadesi '... ...' olarak düzeltilmiş, hüküm, birleşen davacı ... ve ... vekili, birleşen davalı ... mirasçısı ... ve asıl davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir. Temyize konu edilen 106 ada 9, 101 ada 15, 101 ada 17, 102 ada 12, 159 ada 19, 106 ada 23, 116 ada 12, 129 ada 10, 11, 159 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan incelemede; 1.Dava konusu 106 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın ... mirasçılarından ... ve ... mirasçıları adına tespit edildiği, birleşen davacılar ... mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edildiği, Mahkemece, dava konusu taşınmazların ...'dan kalmadığı gerekçesi ile kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, hükme karşı temyize gelen ..., ... ve ...'ın bu taşınmaza ilişkin temyizlerinin bulunmadığı, yine hükmü temyiz eden ...'ın ise taşınmazın tespit maliklerinden Refika'nın mirasçısı olması ve tespit gibi tescile karar verilmesi nedeni ile 106 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmaması dolayısıyla ...'ın temyiz talebinin (dilekçesinin) hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Dava konusu 101 ada 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın ... mirasçılarından ... ve ... mirasçıları adına tespit edildiği, asıl davacılar Neziha ve ... tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edildiği, Mahkemece, ispatlanamadığından taşınmazların tespiti gibi tesciline karar verildiği, hükme karşı temyize gelen ..., ... ve ...'ın bu taşınmaza ilişkin temyizlerinin bulunmadığı, yine hükmü temyiz eden ...'ın ise taşınmazın tespit maliklerinden Refika'nın mirasçısı olması ve tespit gibi tescile karar verilmesi nedeni ile 101 ada 15 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmaması dolayısıyla ...'ın temyiz talebinin (dilekçesinin) hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. 3.Dava konusu 101 ada 17 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın ... mirasçılarından ... ve ... mirasçıları adına tespit edildiği, birleşen davacılar ... mirasçıları ... ve müşterekleri tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edildiği, Mahkemece, dava konusu taşınmazların ...'dan kalmadığı gerekçesi ile kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, hükme karşı temyize gelen ..., ... ve ...'ın bu taşınmaza ilişkin temyizlerinin bulunmadığı, yine hükmü temyiz eden ...'ın ise taşınmazın tespit maliklerinden Refika'nın mirasçısı olması ve tespit gibi tescile karar verilmesi nedeni ile 101 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmaması dolayısıyla ...'ın temyiz talebinin (dilekçesinin) hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. 4.Dava konusu 102 ada 12 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın ... mirasçılarından ... ve ... mirasçıları adına tespit edildiği, asıl davacılar Neziha ve ... tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edildiği, Mahkemece, dava konusu taşınmazda taksim yapılmadığı gerekçesi ile taşınmazın ... mirasçıları adına karar verildiği, Nesip ve ... her ne kadar bu taşınmaz hakkındaki kararı temyiz etmiş iseler de dava dilekçesinde bu taşınmaza ilişkin açılmış bir davalarının bulunmadığı, yine temyiz eden ...'ın taşınmazın tespit maliklerinden Refika'nın mirasçısı olması ve temyiz dilekçesinde de taşınmazların ... mirasçılarından kaldığını belirtmesi nedeni ile ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçelerinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak, bu parsele yönelik kamu düzeni nedeni ile yapılan incelemede, Mahkemece bilirkişiden rapor alınmak suretiyle ... mirasçılarının payları hesaplatılmışsa da gerek hükme esas alınan raporda gerekse hükümde pay ve payda birbirini tutmamakta, açıkta pay kalmaktadır. Hatalı rapora dayanılarak yanlış paylarla ve açıkta pay kalacak şekilde tescile karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 5. Dava konusu 159 ada 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede, dava konusu taşınmazın ... mirasçılarından İsmet ve ... adına tespit edildiği, asıl dosya davacıları ... ve Neziha'nın taşınmazın tespitine itiraz ettiği, Mahkemece, dava konusu taşınmazda taksim yapılmadığı gerekçesi ile taşınmazın ... mirasçıları adına karar verildiği, temyiz eden Nasip ve ...'un bu taşınmazda tespit maliki olmaması nedeni ile Nasip ve ...'un temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak, bu parsele yönelik kamu düzeni nedeni ile yapılan incelemede, Mahkemece bilirkişiden rapor alınmak suretiyle ... mirasçılarının payları hesaplatılmışsa da gerek hükme esas alınan raporda gerekse hükümde pay ve payda birbirini tutmamakta, açıkta pay kalmaktadır. Hatalı rapora dayanılarak yanlış paylarla ve açıkta pay kalacak şekilde tescile karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 6. Dava konusu 106 ada 23 parsel ve 116 ada 12 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan incelemede, Mahkemece, dava konusu taşınmazların kök muris ...'dan kaldığı gerekçesi ile ... mirasçıları adına tescile karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle, birleşen davacılar Nesip ve ...'un bu taşınmazlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak, Mahkemece bilirkişiden rapor alınmak suretiyle ... mirasçılarının payları hesaplatılmışsa da gerek hükme esas alınan raporda gerekse hükümde pay ve payda birbirini tutmamakta, açıkta pay kalmaktadır. Hatalı rapora dayanılarak yanlış paylarla ve açıkta pay kalacak şekilde tescile karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 7. Dava konusu 129 ada 10-11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, asıl dosya davacısı mirasçısı ... ve davalı ... mirasçısı ...'ın temyiz itirazları neticesinde yapılan incelemede, Mahkemece, her ne kadar, birleşen dosya davacılarının dayandığı 25.10.1951 tarihli ve 14 nolu tapu kaydının fen bilirkişisi eşliğinde mahallinde tatbik edildiği ve taşınmazın sınırlarına uyduğu ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın ... ... mirasçıları tarafından kullanıldığı gerekçesi ile taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğinden bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dosya arasında yer alan, 25.10.1951 tarihli ve 14 nolu tapu kaydı incelendiğinde, malikinin ... olduğu anlaşılmakta ise de, tapuda tam payla hisse sahibi olmadığı gibi, bahsi geçen tapu kaydının, Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1989/113 Esas sayılı, davacılarının ... mirasçıları, davalının... olduğu el atmanın önlenmesi davasına konu olan tapu kayıtlarından olduğu, bu davada ilgili tapu kaydının uygulama konusu yapıldığı ve davacı ...'ın payından daha az yer kullandığı gerekçesi ile davalının el atmanın önlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, temyize konu olan 129 ada 10-11 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları adına tesciline karar verilirken, birleşen davacılar murisi ...'ın tapuda paylı hisse sahibi olduğu, bahsi geçen el atmanın önlenmesi davasında ...'ın payı oranında al atmanın önlenmesine karar verildiği hususları üzerinde durulmadığı gibi, 14 nolu tapu kaydı gerek keşif esnasında gerekse fen bilirkişi raporunda tüm intikalleri ile birlikte uygulanmamış, tapu kaydının ve elatmanın önlenmesine karar verilen alan kroki üzerinde denetime elverişli olacak şekilde işaretlenmemiştir. Yine, Mahkemece, gerekçede, mahalli bilirkişi ...'ın mirasçılardan... ile çayır biçtiklerini somut olaya dayalı ortaya koyduğu tespiti yapılmış ise de dosya arasında yer alan veraset ilamları uyarınca, ...'ın ... mirasçısı değil, ... mirasçılarından olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, Mahkemece, 2007 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile 2019 tarihinde yapılan keşifte ortak dinlenen mahalli bilirkişi/tespit bilirkişi beyanları arasında da taşınmazların kök muris ...'dan mı kaldığı yoksa ...'a mı ait olduğu hususunda da çelişkili anlatımlar olmuştur. Açıklanan tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, 129 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların ... mirasçılarına ait olduğu hususunda her türlü tereddütten uzak olacak şekilde bir sonuca ulaşıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. O halde mahkemece yapılacak iş, 14 nolu tapu kaydının tüm intikalleri ile dosya arasına alınarak, ... payı ve diğer payların belirlenmesi, gerek el atmanın önlenmesi davasında el atmanın önlenmesine karar verilen alan gerekse tapu kaydının kapsadığı alanın belirlenerek, fen bilirkişi raporuna ek kroki üzerinde işaretlenmesi, mahalli bilirkişi beyanları arasında çelişkilerin giderilmesi olmalıdır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemeyeceğinden 129 ada 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 8. Dava konusu 159 ada 20 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede, mahkemece, taksimin ispat edilemediği, ayrıca, Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi 1978/103 Esas ve 1985/434 Karar sayılı ilamın 1/d fıkrasının tatbikinde de taşınmaz sınırlarının parsele uyduğu gözetilerek ... ... mirasçıları adına tespit ve tapuya tescil kararı verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. 1978/103 Esas sayılı dosyaya ait karar incelendiğinde, davacıların ... ve diğerleri, davalının ... ... mirasçıları olduğu, Şubat 303 tarihli 63 nolu tapu kaydının dava konusu yere uyduğu belirtilerek, el atmanın önlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bahsi geçen dava gerekçe olarak gösterilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın denetime elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. 63 nolu tapu kaydı gerek keşif esnasında gerekse fen bilirkişi raporunda tüm intikalleri ile birlikte uygulanmamış, tapu kaydındaki hisse oranları belirlenmemiş, tapu kaydının ve el atmanın önlenmesine karar verilen alan kroki üzerinde denetime elverişli olacak şekilde işaretlenmemiştir. O halde Mahkemece yapılacak iş, 63 nolu tapu kaydının tüm intikalleri ile dosya arasına alınarak, kök muris ... mirasçılarına ait payların belirlenmesi, gerek el atmanın önlenmesi davasında el atmanın önlenmesine karar verilen alan gerekse tapu kaydının kapsadığı alanın belirlenerek, fen bilirkişi raporuna ek kroki üzerinde işaretlenmesi ve oluşacak sonuca bir karar verilmesi olmalıdır. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilemeyeceğinden 159 ada 20 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Yine, Mahkemece bilirkişiden rapor alınmak suretiyle ... mirasçılarının payları hesaplatılmışsa da gerek hükme esas alınan raporda gerekse hükümde pay ve payda birbirini tutmamakta, açıkta pay kalmaktadır. Hatalı rapora dayanılarak yanlış paylarla ve açıkta pay kalacak şekilde tescile karar verilmiş olması da bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda 1, 2, 3. bentlerde açıklanan nedenlerle 106 ada 9, 101 ada 15, 101 ada 17 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak, temyiz dilekçelerinin reddine, 4, 5, 6, 7 ve 8. bentlerde açıklanan nedenlerle 102 ada 12, 159 ada 19, 106 ada 23 parsel, 116 ada 12 parsel, 129 ada 10 ve 11,159 ada 20 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/1228, K. 2024/6437, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-1228-e-2024-6437-k-8bea7979f03a