Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/1013 E. 2023/285 K. – Uygulama Kadastro
Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1013
- Karar No
- 2023/285
- Karar Tarihi
- Konu
- Uygulama Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/28 E., 2021/98 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan 106 ada 18 parsel sayılı 4.119,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3.854,57 metrekare yüzölçümlü olarak; .... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan 106 ada 10 parsel sayılı 1.788,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1.877,33 metrekare yüzölçümlü olarak ve 106 ada 17 parsel sayılı 1.352,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1.270,76 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2.Davacı Hazine vekili, uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin komşu taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek 106 ada 18 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 4.119,17 m2 olarak düzeltilmesi ve bu şekilde tapuya tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava ile ilgisi bulunmadığı gibi davacı Hazine taşınmazında bir eksiklik mevcut ise bu hususta bir kusuru bulunmadığını savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2014/54 Esas, 2016/175 Karar sayılı kararıyla; "davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 106 ada 18 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağının 08.06.2015 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) ve (C) ile gösterilen alanları kapsayacak şekilde ve 3.879,75 metrekare yüzölçümlü olarak; çekişmeli 106 ada 10 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağının aynı rapora ekli krokide (B) harfi ile gösterilen alanı kapsayacak şekilde ve 1.776,72 metrekare yüzölçümlü olarak; çekişmeli 106 ada 17 parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanağının aynı rapora ekli krokide (D+E) harfi ile gösterilen alanları kapsayacak şekilde ve 1.346,19 metrekare yüzölçümlü olarak tutanağının olağan yoldan kesinleştirilerek tapu kütüğüne aktarılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 16 ncı Hukuk Dairesinin 24.12.2019 tarihli ve 2016/14041 Esas, 2019/8858 Karar sayılı kararı ile, "106 ada 10 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden ...'nun bir kısım mirasçısının davaya dahil edilmeyip, taraf teşkilinin sağlanmadığı açıklanarak ...’nun tüm mirasçılarını gösterir veraset ilamının temini ile mirasçılarının davaya dahil edilmelerinin sağlanması, yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gereğine ve kabule göre de mahkemece teknik bilirkişi raporunda 106 ada 18 parsel içerisinde kalan ve (D) harfiyle gösterilen kısmın 106 ada 17 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine dair hüküm kurulmakla beraber 106 ada 17 parsel sayılı taşınmaz maliki ya da malikleri tarafından 106 ada 18 parsel maliki Hazine aleyhine açılmış bir dava olmadığı halde, Hazine aleyhine ve 106 ada 17 parsel sayılı taşınmaz maliki/ malikleri lehine olacak şekilde hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğuna değinilerek karar" bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "31.05.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlar arasında sabit sınır bulunmadığı, 106 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 106 ada 10 parsel sayılı taşınmazla olan sınırının düzeltilmesinin gerektiğinin belirtildiği, bilirkişi raporunda tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı gibi hususlara yer verildiği, bu bağlamda raporun teknik ve bilimsel verilere dayalı olduğu, neticeten 106 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki yüzölçüm eksikliğinin 106 ada 10 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 106 ada 10 ve 18 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda 106 ada 10 parsel sayılı taşınmazın "A" harfi ile gösterilen 100,60 m2'lik kısmının iptal edilerek 106 ada 18 parsel sayılı taşınmaza eklenmek sureti ile 106 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 3.955,17 m2 olarak, 106 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ise 1.776,73 m2 olarak tapuya tesciline, 106 ada 17 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar" verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ile davalı ... ve müşterekleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri 1.Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan teknşk bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazdaki azalmanın taşınmaza komşu 106 ada 17 parselden de kaynaklandığı belirtildiği halde bu taşınmaza yönelik olarak kabul karar verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunun kanun, yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olmadığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası 3402 Sayılı Kanunu’nun 22/2-a maddesi, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ile davalı ... ve müşterekleri vekili'nin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120.60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.