Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/9649 E. 2022/141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9649
- Karar No
- 2022/141
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... Büyükşehir Beledişe Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Yörede 3402 sayılı Kanun'un geçiçi 8.maddesi kapsamında yapılan kadastro sırasında, ... İli ... İlçesi, ... Köyü 2208 parsel sayılı 12.284,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ... tarafından Hazine, Orman Yönetimi ve ... Belediyesi aleyhine TMK'nin 713.madde hükmü doğrultusunda açılmış olan tescil davası, yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmaza tutanak düzenlenmesi nedeniyle kadastro mahkemesine devredilmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 12.03.2015 tarihli ve 2013/364 Esas, 2015/239 Karar sayılı kararı ile Hazinenin davasının reddine, birleşen 2013/377 Esas sayılı dava dosyasından açılan davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı Hazine, Orman Yönetimi ve ... Belediyesi vekilleri tarafından temyiz edildiği, ... 20.Hukuk Dairesinin 2016/1565 Esas, 2017/7247 Karar sayılı ilamı ile 6360 sayılı Kanun gereği ... Köyünün Tüzel Kişiliğinin kaldırılarak ... Belediyesinin davaya dahil edildiği, ancak aynı Kanunla, büyükşehir belediyesi sınırları il mülki sınırları olarak belirlendiğinden, ilgili ... de davada taraf olması gerektiğinden 6360 sayılı Kanun'un Geçici 1.maddesinin 13. fıkrası gereğince işlem yapılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak, ... davaya dahil edilmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 2208 sayılı parselin kapama zeytin ve narenciye bahçesi vasfı ile davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, bu kez hüküm davalı Hazine, Orman Yönetimi, ... Büşükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulaması 04.03.1988 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1962 yılında yapılmış, çekişmeli yer tespit dışı bırakılmıştır. Mahkemece davanın esasına ilişkin olarak yapılan inceleme ve araştırma yetersizdir. Şöyle ki; Yargılama esnasında yapılan keşif neticesinde alınan 03.02.2015 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda taşınmazın genel olarak %20 seviyesinde eğimli iken yapılan imar ihya çalışmaları sonucu teraslandığı ve teraslanan bölümlerin düz ve düze yakın en fazla %5 eğimli hale getirildiği, taşınmazın üst bölgesinde 5- 7 yaşlı zeytin, 10-50 yaşlı aşılı harnup ve 30-40 yaş üstü çam ağaçlarından oluşan yoğunluğa göre kapama zeytin bahçesi, taşınmazın alt bölgesinde ise 6907,79 metrekarelik 2 yaş ile 25-30 yaş aralığında kapama limon bahçesi bulunduğu, limonların yoğunluğa göre 25-30 yaşlarında olduğu, ağaçların yaşı nazara alınarak keşif tarihi itibari ile 25 yıldan fazla zamandır tarım yapıldığı belirtilmiş, ancak ağaçların tam olarak ne zaman aşılandığı, aşı yaşlarının değerlendirilmediği, belirtilen başlangıçtaki %20 eğimin ne zaman %5 e düşüldüğü araştırması yapılmamıştır. Ayrıca, bir taşınmazın niteliği ile kullanım şekli ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde somut olayda hava fotoğraflarından yararlanılmamış, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yere ilişkin 1991-2012 yılları arası hava fotoğraflarından yararlanılmamış, üçlü ziraat bilirkişi kurulundan bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmamış, keşif sırasında dinlenen bilirkişi ve tanıkların hüküm kurmaya elverişli olmayan beyanlarıyla yetinilerek karar verilmiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca, genel mahkemedeki davanın açılış tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik çift hava fotoğrafları, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, bilinen en eski tarihli uydu fotoğrafları, amenajman planları ile 1/25000 ve 1/5000 ölçekli memleket haritaları ilgili kurumlardan getirtilerek dosyasına konulmalı, komşu taşınmazların tamamının varsa kadastro tutanakları ve dayanakları ile davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, bundan sonra da mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri ile 1 fen bilirkişisi, 1 jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun katılımıyla keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, taşınmazlar imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise nasıl ve ne şekilde emek ve masraf sarfı ile imar-ihya edildikleri, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişkiler oluştuğu takdirde yöntemine uygun şekilde çelişkiler giderilmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı takdirde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, tespit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; mahalli bilirkişi ve tanık sözleri taşınmazın hava fotoğraflarındaki konumu ile denetlenmeli 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların varsa imar-ihyanın tamamlanma tarihi ile zilyetliğin sürdürülüş şekli ve süresini bilimsel verilere dayalı olarak belirten, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi, bitki desenini irdeleyen, önceki ziraat bilirkişi raporlarını değerlendiren, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş ve sınırları işaretlenen fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları, memleket haritaları ve uydu fotoğrafları üzerinde inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki nitelikleri, taşınmazların ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadıkları ve kullanımların hangi tarihten itibaren ne şekilde olduğu, varsa imar-ihyalarının tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmışsa hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazların kullanımlarına ara verilip verilmediği hususlarında ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine, Orman Yönetimi, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden ... Belediye Başkanlığına ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ayrı ayrı iadesine 10.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.