Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/9144 E. 2022/9360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/9144
- Karar No
- 2022/9360
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil - 2/B Şerhinin İptali Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup bozma ilamında özetle; ''Davalı-karşı davacı gerçek kişinin, (C) harfi ile gösterilen 3853,37 m2'lik bölüme yönelik temyiz itirazları ile, davacı-karşı davalı Hazine ve müdahil Orman Yönetiminin (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazları yönünden, Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma kararında, tespit dayanağı olan Ekim 1944 tarihli ve 41 sayılı tapu kaydı, tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilmesi sonrasında mahallinde keşif yapılması gereğine değinilmiş ise de, bahse konu tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları getirtilip mahallinde usûlünce tapu uygulaması yapılmamıştır. Ayrıca, Çeltik Köyünde ilk orman kadastrosunun 21.05.1948 tarihinde ilân edilip kesinleştiği ve daha sonra kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde kalan taşınmazların tümü orman niteliğiyle Hazine adına Nisan 1954 tarihli ve 11 numarada, 1315 hektar yüzölçümü ile tapuya tescil edildiği, 1988 yılında yapılan ve 09.09.1991 tarihinde ilâna çıkartılan çalışma ile ilk orman kadastrosunun aplikasyonunun yapıldığı, Nisan 1954 tarihli ve 11 numarada kayıtlı orman tapusunun hudutları zeminde saptanmak suretiyle arazi kadastrosu haritası ayrı ayrı irtibatlandırılması, Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını iddia ettiğine göre, hiçbir mercii ve makamın kesinleşen orman kadastro sınırlarını aplikasyonla bile değiştirmeye yetkisinin bulunmadığı, aplikasyonun ilk sınırlandırmaya uygun olması gerektiği gözönüne alınarak çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş bulunan, ilk orman kadastrosu ve bu kadastro sonucu oluşan orman tapusuna göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemede bu doğrultuda yapılan inceleme ve araştırma da yeterli değildir. 1954 tarihli tapu kaydı zeminde uygulanıp kapsamı belirlenmediği gibi bozma sonrası yapılan keşifler sonucu düzenlenen iki ayrı orman bilirkişi kurulu raporunda yapılan tahdit uygulamaları yetersiz olduğu gibi iki rapordaki tahdide ilişkin açıklamalar birbirinden farklı olup mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır. 1948 yılında 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan tahdide ilişkin tüm belge ve tutanaklar dosyaya getirtilmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamayacağından yeniden yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi'' gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda; davacı Hazinenin ve müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabulü ile, ... İli Silivri İlçesi ...., Köyü 630 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 29.11.2017 tarihli raporuna ve orman bilirkişilerinin 28.12.2017 havale tarihli raporlarına ekli krokide "A" (22 metrekare) harfi ile gösterilen kısmın tapusunun iptali ile Orman vasfı ile Hazine adına tesciline; davalı karşı davacının davasının kısmen kabulü ile "B" (14.888,58 ) ve "C" (3.489,58 ) harfi ile gösterilen bölüm üzerindeki "6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmakta" şeklindeki şerhin silinmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Ancak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede karar tarihinden sonra 22-a çalışması yapıldığı, çekişmeli 630 parsel sayılı taşınmazın 191 ada 86 parsel numarası aldığı ve yüzölçümünün değiştiği anlaşılmakla, 22-a çalışması sonucu açılan bir dava olup olmadığı, taşınmazın çapında değişiklik olup olmadığı belirlenerek, kesinleşen 191 ada 86 parsel sınırlarına ve miktarına göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre infaza elverişli bir hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.