Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/6814 E. 2023/501 K. – Uygulama Kadastro

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6814
Karar No
2023/501
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/16 E., 2020/5 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında Doğrumlar Köyü çalışma alanında bulunan tapuda; Hazine adına kayıtlı eski 378 parsel sayılı 223.700,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 112 ada 25 parsel numarasıyla ve 214.449,06 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı eski 453 parsel sayılı 72.795,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 112 ada 12 parsel numarasıyla ve 72.924,02 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı eski 696 parsel sayılı 34.625,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 112 ada 16 parsel numarasıyla ve 34.762,28 metrekare ve eski 697 parsel sayılı 14.747,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 112 ada 17 parsel numarasıyla ve 14.752,40 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı eski 699 parsel sayılı 14.814,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 112 ada 19 parsel numarasıyla ve 14.991,65 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün yüzölçümünün küçüldüğünü öne sürerek eski hale getirilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; maliki bulunduğu eski 696 ve 697 parsel ile Hazineye ait eski 378 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırında bulunan duvarın sabit sınır olduğunu, yenileme çalışmalarında bu duvarın sabit sınır kabul edilmesinde dahi kendisinin mağduriyetine neden olduğunu, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı ... duruşmada alınan beyanında : taşınmazını 1996 yılında satın aldığını, satın aldığı haliyle kullandığını varsa bir hatanın düzeltilmesine herhangi bir itirazı bulunmadığını beyan etmiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; usul ve hukuka uygun olmayan davanın reddini savunmuştur.

4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yolun müvekkili Belediyenin sorumluluğunda olmadığını, davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacıya ait taşınmazın eksilmesinde müvekkilinin bir hatasının bulunmadığını, davanın esastan da reddinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli 118 ada 12 parsel (eski 453 parsel), 118 ada 16 parsel (eski 696 parsel), 118 ada 17 parsel (eski 697 parsel), 118 ada 19 parsel (eski 699 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine, çekişmeli 118 ada 25 parsel (eski 378 parsel), 118 ada 20 parsel (eski 1006 parsel), 118 ada 24 parsel (eski 380 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile 118 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 219.676,38 m² yüzölçümü, 118 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 50.942,00 m² yüzölçümü, 118 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 7.620,00 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay ( Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarihli ve 2015/12659 Esas, 2018/813 Karar sayılı ilamında; "... Keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi heyeti raporunda tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu arasındaki yüzölçüm farklılığının tecviz sınırları içerisinde kaldığı, bu nedenle yapılan yenileme çalışmasının hatalı olmadığı belirtilmiş ise de, tesis kadastrosu paftası ile uygulama kadastrosu paftasının çakıştırılmış halini gösterir krokide sınırlar arasında fark bulunmasına rağmen raporda bu farka ve nedenlerine değinilmediği, ayrıca tecviz sınırları içerisinde kalıp kalmadığı yönünden bilimsel verilerden uzak, soyut ifadeler içerir, denetime elverişli olmayan rapora dayanılarak karar verilmesi isabetsizdir. Eksik araştırmayla ve denetime elverişsiz rapor ile karar verilemez. Mahkemece, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, fen bilirkişisinden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği, hesap hatası varsa tecviz sınırları içerisinde kalıp kalmadığı gibi hususlarda ve 'ada raporu' ile 'uygulama tutanağı ve haritasını' irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Fen bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir. Açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi [gerekir.]" denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davaya konu taşınmazın güney doğusunda davalı 1006 (yeni 118 ada 25) parselin bulunduğu; davaya konu taşınmazın batı kısmının güneyinde davalı 380 (yeni 118 ada 24) parselin bulunduğu; davaya konu taşınmazın güneyinde eski Çine-... yolunun bulunduğu; alanı azalan 378 (yeni 118 ada 25) parsellin bu parsellerle ve yolla olan sınırında; eski 453 ve 444 parselden ifrazen gelen 696-697- 698 ve 699 parseller ve 380 (yeni 118/24) parselle müşterek olan 1003-1004-4-5-6-7 numaralı sınır noktalarında tersimat hatası yapıldığı; ayrıca 380 (yeni 118/24) parselde ölçü (açı) hatası yapıldığı; tesis kadastrosunda oluşan hatalı geometri üzerinden planimetre ile alan hesabı yapıldığı; planimetrenin yanlış çevrilerek taşınmazın alanın hatalı hesaplandığı; bu hatalar düzeltildiğinde alanın 219.618,45 metrekare olduğu; bu belirlemenin tesis kadastrosu tarihine en yakın tarihli olan 1953 tarihli hava fotoğrafı ile de uyumlu olduğu; yolda yapılan hata yönünden ilgili belediyelerin davalı hale getirildiği; Hazinenin davasının yolda kalan ve A harfi ile gösterilen kısımla 1006 (yeni 118/20) ve 380 (yeni 118/24) parseller yönünden kabulü, diğer parseller yönünden reddine karar verildiği gerekçesiyle; çekişmeli 118 ada 12 parsel (eski 453 parsel), 118 ada 16 parsel (eski 696 parsel), 118 ada 17 parsel (eski 697 parsel), 118 ada 19 parsel (eski 699 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, uygulama tespiti gibi tapuya tescillerine; çekişmeli 118 ada 25 parsel (eski 378 parsel), 118 ada 20 parsel (eski 1006 parsel), 118 ada 24 parsel (eski 380 parsel) sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile, 118 ada 25 parsel sayılı taşınmazın 219.618,45 m² yüzölçümü, 118 ada 20 parsel sayılı taşınmazın 50.942,00 m² yüzölçümü, 118 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 7.677,93 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Hazinenin taşınmazının eksik yüzölçümü ile tespit edildiğini, mera vasfındaki taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceği değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu ileri sürerek mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu alandaki yolun müvekkili Belediyenin sorumluluk alanı dışında kaldığını, müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait bir taşınmaz lehine yüzölçümünde bir artış olmadığını bu nedenle müvekkili aleyhine kabul hükmü kurulamayacağını, öte yandan ret hükmü kurulduğuna göre müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürerek mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi,

3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6814, K. 2023/501, T. 08.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-6814-e-2023-501-k-5a28ecedbea9