Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/6737 E. 2024/6726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6737
Karar No
2024/6726
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi EK KARAR : 07.09.2018 SAYISI : 1999/37 E., 2018/17 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve ... vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından duruşmalı olarak, davacılar ..... ... ve ..., ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ...,... ve arkadaşları vekili, ..., ... ve ... ve ......ile davalı Hazine tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.09.2024 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden Hazine vekili Avukat ... ...., ... ve müşterekleri vekili Avukat ... ve Avukat ..., ... ve müşterekleri vekili Avukat ...., ... ve müşterekleri vekili Avukat ..., ... ve müşterekleri vekili Avukat ....... geldiler. Karşı taraftan Orman İdaresi vekili ....ve ... vekili Avukat ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.11.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Alicikoğlu ... ... mirasçısı ... ve Alicikoğlu ... ...'in diğer mirasçıları, İstanbul ili Beykoz ilçesi .....ve Göllü köyleri arazisi üzerinde bulunan Boyalık çiftliği olarak anılan arazinin miras bırakanlarına ait tapu kayıtları kapsamında kaldığı halde orman sınırları içine alındığını belirterek, yörede 2896 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun (2896 sayılı Kanun) ile 3373 sayılı 6831 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanuna (3373 sayılı Kanun) göre yapılan çalışmalara itiraz ederek söz konusu arazinin arazisinin 2/B maddesi uyarınca orman sınırının dışına çıkırılması ve adlarına tescil edilmesi talebiyle ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece taşınmazların hali hazırda 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarşına çıkarılmış olmasından dolayı davacıların hukuki yararlarının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından "Aynı taleple açılan tüm dava dosyalarının birleştirişlmesi, yörede yapılan 2/B madde çaalışmalarının eldeki dava sebebiyle kesinleşmediği gözetilerek işin esasına girilerek yargılama yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmiş, ... ve ..., taşınmazların davacıların mirasbırakanları tarafından kendi, miras bırakanlarına satıldığı iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. Yargılamanın devamı sırasında taşınmazlar hakkında 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun (2924 sayılı Kanun) uyarınca 381, 382 ve 383 parsel numarası ile kadastro turtnaağı düzenlenmiş, taşınmazların ... ve ...'ün kullanımında oldukları, ancak taşınmazların davalı oldukları belirtilmek suretiyle malik haneleri boş bırakılarak kadadstro tutanakları mahkemeye devredilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı ...'in ve tüm müdahillerin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasına karşı, murisi adına tapuda kayıtlı taşınmazların 2/B'ye çıkarılması talebinin, idareyi zorlayıcı dava açılamayacağından reddine, birleşen 2001 Esas (Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/238 Esas) sayılı dosya davacılarının 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasına karşı, murisleri adına kayıtlı taşınmazların 2/B' ye çıkarılarak adlarına tesciline yönelik taleplerinin 2896 sayılı Kanunu göre tapu malikleri adına orman dışına çıkarılma işleminin yasal olarak mümkün olmaması ve idareyi zorlayıcı dava açılamayacağından reddine, birleşen 2002 Esas (Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/236 Esas) sayılı dosya davacılarını 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasına karşı, murisleri adına kayıtlı taşınmazların 2/B'ye çıkarılarak adlarına tesciline yönelik taleplerinin 2896 sayılı Kanunu göre tapu malikleri adına orman dışına çıkarılma işleminin yasal olarak mümkün olmaması ve idareyi zorlayıcı dava açılamayacağından reddine, birleşen 1990/94 Esas (Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/237 Esas) sayılı dosya davacılarının 6831 sayılı Kanunun 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasına karşı murisleri adına kayıtlı taşınmazların 2/B'ye çıkarılarak adlarına tesciline yönelik taleplerinin 2896 sayılı Kanunu göre tapu malikleri adına orman dışına çıkarılma işleminin yasal olarak mümkün olmaması ve idareyi zorlayıcı dava açılamayacağından reddine, müdahiller ..., ..., ......'ün 381, 382 ve 383 parsellere yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine, orman ve ziraat bilirkişi raporlarına göre 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan P.XI parselinin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybettiğinin tespitine, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları eldeki dava sebebiyle kesinleşmediğinden ve kesinleşmeyen 2/B alanlarında 2924 sayılı Kanuna göre kullanım kadastrosu yapılamayacağından, düzenlenmiş olan 381, 382, 383 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının iptaline karar verilmiş; hüküm davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ... Düzgit ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve ... vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ve asli müdahil ... vekili davacılar ..... ... ve ..., ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili, ..., .... ve arkadaşları vekili, ..., ... ve ... ve .......ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemenin 17.09.2018 tarihli ek kararı ile mirasçılar ... ve ......'nın 07.09.2018 tarihli temyiz başvurusu süresinde olmadığından temyiz talebinin reddine karar verilmiş, mezkur ek karar ... ve ...... tarafından temyiz edilmiştir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1nci maddesi uyarınca mahkemece verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 432/4 üncü ve 5 inci fıkrası uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bu ret kararı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebilir. Mahkeme tarafından verilen karar ......'ya 11.04.2018 tarihinde, ...'ya ise 20.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, yine temyiz dilekçeleri ......'ya 16.05.2018 tarihinde, ...'ya ise 15.05.2018 tarihinde tebliğ edilmiş, tarafların temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 07.09.2018 tarihinde verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Mahkemece verilen 17.09.2018 tarihli ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir. 2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Mahkemenin 07.09.2018 tarihli ek kararının ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 383,20 TL'nin davacı ...'dan alınmasına, 35,90 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 391,70 TL'nin bir kısım davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6737, K. 2024/6726, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-6737-e-2024-6726-k-248858d8e279