Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/6726 E. 2024/5708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/6726
- Karar No
- 2024/5708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/625 E., 2021/65 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup kararın davalılar Hazine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Orman İdaresi ve ... Belediyesi tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1940 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744, 2896 ve 3302 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen aplikasyon, 2 nci madde ile 2/B madde uygulamaları ve 12.05.2010 tarihinde yapılıp 29.06.2010 - 29.07.2010 tarih aralığında ilân edilen 3402 sayılı Kadastro Kanununun (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Kanun ile değişik Ek 4ncü maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacılar vekili (Beykoz Kadastro Mahkemesine sunduğu) dava dilekçesinde, İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 1612 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kendilerine ait olduğunu kadastro çalışmaları sırasında 2000 metrekare olan taşınmazlarının 1300 metrekare yazıldığını belirterek taşınmazlarının adına eksik yazılmadığını belirterek eksik kalan taşınmazın adına yazılmasını istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Beykoz Kadastro Mahkemesinin 2010/688 Esas, 2012/604 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne (B) harfi ile gösterilen 9,82 metrekarelik kısmın 1612 ada 5 parselden ifraz edilmesiyle arta kalan 621,79 metrekarelik yerin 1612 ada 5 parsel olarak 2B vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile kadastro tutanağı beyanlar hanesinin aynı şekilde bırakılmasına, raporda (A) ve (C) harfi ile gösterdiği alanlar yönünden açılan davada Mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemelerin Beykoz Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, kararın kesinleşmesi sonrasında dosya Beykoz Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmekle yargılamaya, Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/579 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanun ile değişik Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ve kullanım kadastrosu sınırlarına itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1940 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna, 6831 sayılı Orman Kanunun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik hükümleri uyarınca yapılıp 27.06.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ve 12.05.2010 tarihinde yapılıp 29.06.2010 - 29.07.2010 tarih aralığında ilân edilen 3402 sayılı Kanunun 5831 sayılı Kanun ile değişik Ek 4ncü maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı ilk orman tahdit haritası, aplikasyon, orman rejimi dışına çıkarma ve düzeltme haritalarının orijinalinden renkli fotokopi örnekleri, 1985-1990 yıllarına ilişkin memleket haritası ve bu memleket haritasının yapımında esas alınan hava fotoğrafı, çekişmeli taşınmazların bulunduğu alana ilişkin ilk defa grafik yöntemle veya fotogrametri yöntemiyle düzenlenen orijinal kadastro paftası, halihazır harita, 1612 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde bulunan yola ilişkin haritası bulundukları yerlerden getirtilmiş sonra mahkememizce, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan iki orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulan bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden keşif yapılmış, keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54ncü maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49uncu maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapıldığı, 21.02.2018 tarihi keşif sırasında mahkeme gözlemi ayrıntılı bir şekilde keşif tutanağına geçirildiği, bunun yanında mahalli bilirkişiler olan ..., ... ve davacı tanıklarının tamamının beyanlarına başvurulduğu ve bu tanıklar tarafından davacının kullanımı tespit edildiği, 12.04.2018 tarihli fen bilirkişileri heyet raporu ve 18.06.2018 tarihli orman bilirkişi heyet raporlarının incelendiği her iki raporda da toplamı 392,83 metrekare olan (C1) ve (C2) alanlarının dava konusu parsele eklenmesi gereken alan olduğu ve orman niteliğinde olmadığının belirtildiği nitekim 25.06.2013 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 9.27 metrekarelik alanın da kullanımının davacılarda olduğu ve bu alanın niteliğinin de orman vasfında olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, bilirkişi raporunun ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen 9.27 metrekarelik alan ve (C1) ve (C2) harfiyle gösterilen 392,38 metrekarelik alanın 1612 ada 6 parsele eklenmesine, 1612 ada 6 parsel üzerindeki şerhlerin yeni eklenen alanlarla beraber aynen korunmasına karar verilmiş, karar davalı Hazine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Orman İdaresi ve ... Belediyesi vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi, 1612 ada 6 parsel sayılı 1327,67 metrekare yüz ölçümünde ve bahçe vasfındaki taşınmazın 18.06.2010 tarihinde 3302 sayılı kanunla değişik 2/B göre orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde PIII-J nolu 2/B parseli sınırları içerisinde bulunduğu, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4.maddesine göre Bahçe olarak 20 yıldan beri ... ve ...'ın müşterek fiili kullanımında bulunduğu şerh edilerek Hazine adına tespit edilen ve 17.10.2012 tarih ve 6149 YN ile itirazlı olarak tescil edilen taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereği 02.12.2014 tarih ve 13080 YN ile ... Belediyesine satış işlemi ile devredilmesi sonrasında davacı ...'ın 28.07.2016 tarih ve 9099 satış işlemi ile Belediyeden satın aldığı, sonrasında bu kişi tarafından 18.01.2019 tarih ve 718 YN ile davacı ...'e satışının yapıldığı, davacı ...'ın sözkonusu taşınmazı davalı Belediyeden ve bu kurumun da öncesinde Hazineden çapa bağlı olarak satın aldığı, taşınmazın evveliyatının orman olup, 6831 sayılı Kanunun 2/B uyarınca orman sınırları dışına çıkartıldığı, 25.06.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün 2/B sınırları içerisinde olmaması sebebiyle kullanıcı şerhi istemine konu edilemeyeceği, davacının çapa bağlı satın aldığı taşınmaza ilişkin çap dışındaki bölüme yönelik bu satış olgusuna dayanarak bir talepte bulunamayacağı gözetilerek raporda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yine, 25.06.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C1) ve (C2) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden ise; bu kısımların 1940 yılında kesinleşen orman kadastrosuna göre özel orman vasfında olup, sonrasında Devlet orman alanı içerisinde kaldığı ve 2/B uygulamasına konu edilmediği, bu kısma yönelik davanın kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeki yere ilişkin olduğu, orman kadastrosuna itiraz bakımından da 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek, hukuken orman vasfında bulunan taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığı, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca orman vasfının kaybı nedeni ile orman dışına çıkarma yetkisinin Orman Kadastro Komisyonlarına ait olduğu, orman niteliğinde bulunan bir taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamındaki alanlarda kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olup, bu konuda mahkemeye idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağından 25.06.2013 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (C1) ve (C2) ile gösterilen bölümler yönünden açılan davanın da reddine karar verilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; Mahkemesince davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalılar Hazine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Orman İdaresi ve ... Belediyesi vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.