Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5588 E. 2023/6703 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5588
Karar No
2023/6703
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı ile davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davacının duruşmalı inceleme talebi değerden reddedildikten sonra; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... , 19.02.2013 tarihli dava dilekçesiyle; ... ilçesi ... beldesi ... mahallesinde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği bir parça tespit dışı taşınmazı imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında davalı Hazine ise 15.01.2015 havale tarihli dilekçesiyle, çekişmeli taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713/6 ncı maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.12.2013 tarihli krokili raporda (A) harfi ile işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile işaretlenen taşımazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm; davalı ... İdaresi vekili ile Hazine vekili tarafından (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/9457 Esas, 2016/7301 Karar ... ilamıyla; "Taraf teşkili açısından ... ile ... Belediye Başkanlığının davada taraf olarak yer almadığı, davanın esası yönünden ise hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın iki ayrı bölümden oluştuğunun, ek 1 nolu krokide (A) ile işaretlenen 686,45m2 yüzölçümlü taşınmazın düzlük, (B) ile işaretlenen 4.183,70 m2 yüzölçümlü taşınmazın ise %18-20 eğimli olduğunun, (A ve B)' nin üzerinde aşılı zeytin ağaçlarının ve değişik meyve ağaçlarının bulunduğunun, (A ve B)' nin kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığının, ancak 3 nolu krokide (A) harfi ile işaretlenen 1.385,56 m2 yüzölçümündeki taşınmazın eski tarihli memleket haritasında ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğunun, (B) harfi ile işaretlenen 3.484,59 m2 yüzölçümlü taşınmazın ise açık alanda gözüktüğünden orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, hükme dayanak yapılan fen bilirkişi tarafından düzenlenen 10.12.2013 tarihli krokili raporda da (A) harfi ile işaretlenen 686,45 m2 yüzölçümlü taşınmazın düzlük olduğunun, (B) harfi ile işaretlenen 4.183,70 m2 yüzölçümlü taşınmazın ise eğiminin yüksek olduğunun belirtildiği, orman bilirkişi raporunda ekli 3 nolu krokide (A) harfi ile işaretlenen 1.385,56 m2 yüzölçümündeki taşınmazın eski tarihli memleket haritasında ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğu belirtildiği halde, fen bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın memleket haritasında ormanlık alanda gözüken bölümü ile orman sayılmayan alanda kalan kesimini gösterir şekilde ek rapor alınmadan 10.12.2013 tarihli krokili rapor esas alınarak (A) harfi ile işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfi ile işaretlenen taşınmazın ise davacı adına tesciline karar verildiği, bundan ayrı orman bilirkişiden alınan ek raporda çekişmeli taşınmazın 1958, 1959 ve 1971 yıllarına ait hava fotoğraflarındaki görünümünün memleket haritası ile aynı olduğu belirtilmiş ise de hava fotoğrafının stereoskop aleti ile üç boyutlu incelemesinin yapılmadığı, uygulanan memleket haritasının tarihi belirtilmediği gibi taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafındaki konumunun aplikeli olarak gösterilmediği, yine kadastro paftası, orman tahdit haritası, eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarının ölçekleri eşitlenerek çekişmeli taşınmazların tahdit haritasındaki, memleket haritası ve hava fotoğrafındaki konumlarının orman ve fen bilirkişi tarafından ortak düzenlenecek 1/5000, 1/10000 ve 1/25000 ölçekli haritalar üzerinde gösterilmediği, çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde orijinal kadastro pafta fotokopisi, var ise komşu parsellerin tutanakları ve dayanak belgelerin getirtilmediği, ayrıca çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar planı içinde kalıp kalmadığı, imar planının kesinleşme tarihi, idarece ecrimisil tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, kamuya tahsis edilip edilmediği hususlarının da araştırılmadığı açıklanarak, bu doğrultuda, öncelikle ... ile ... Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi, ardından tahdit uygulaması yapılarak taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmaz tahdit içinde kalmıyor ise o takdirde, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava açtığına göre 6831 ... Kanunun 4999 ... Kanun ile değişik 7. maddesi uyarınca herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların yapılacak orman kadastrosu ile her zaman orman sınırları içine alınabileceği ve öncesi itibariyle orman sayılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması durumunda, 3402 ... Kanun'un 14 ve 17 inci maddesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre önceki kararı davacı gerçek kişi temyiz etmediğinden fen bilirkişi tarafından düzenlenen 10.12.2013 tarihli krokili raporda da (A) harfi ile işaretlenen 686,45 m2 yüzölçümlü taşınmaz yönünden davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakta gözetilerek bir karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının davasının kısmen kabulü ile 21.01.2019 havale tarihli ve karara ek sayılan bilirkişi raporu ve ekindeki krokide B2 harfiyle gösterilen ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan yüzölçümü 2.555,55 m2 ile A harfiyle gösterilen 504 m2 yüzölçümlü olmak üzere toplam 3.060,10 m2 yüzölçümündeki arazilerin davacı adına tam hisse şeklinde tapuya kayıt ve tesciline, aynı rapordaki krokide B1 harfiyle gösterilen ... Mahallesi ... Mevkiinde bulunan yüzölçümü 1.649,37 m2 olan araziyle ilgili davacının tescil talebinin reddi ile Türk Medeni Kanunu'nun 713/6 ncı maddesi gereğince orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm; davacı ile davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 ... Kanun hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, 1954 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosu mevcut olup, 2015 yılında 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapıldığı anlaşılmaktadır. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacının tüm, davalı Hazine ile Orman İdaresi vekilinin aşağıdaki benden kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda hükme esas bilirkişi raporu ve eki krokide A harfi ile gösterilen yere ilişkin kurulan hüküm, usûl ve kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Şöyle ki; hükme esas alınan raporda A harfi ile gösterilen kısımla ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince kurulan ilk hükümde, bu yerin orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu hükmü de yalnızca davalı Hazine ve Orman İdaresi temyiz etmiş, diğer bir deyişle davacı temyiz etmemiş olduğuna göre, anılan bölüm açısından davalı Hazine ve Orman İdaresi lehine usûli müktesep hak oluşmuştur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazine ve Orman İdaresi lehine oluşan usulî kazanılmış hak gözetilerek, hükme esas alınan A harfi ile gösterilen kısmın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek davacı lehine tesciline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacının tüm, davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davalı Hazine vekili ile davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 269,85 TL onama harcının 863,07 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 593,22 TL'nin temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/5588, K. 2023/6703, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-5588-e-2023-6703-k-77f9386c3bb5