Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5571 E. 2022/7793 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5571
Karar No
2022/7793
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar tarafından ayrı ayrı duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, masraf yatırılmamış olması nedeniyle duruşma isteminin reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü.: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "öncelikle çekişmeli taşınmazın malik hanesinin açık bırakılmasına neden olan ve kadastro tespit tarihinden sonra kesinleşen Hani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/9 Esas ve 2007/19 Karar sayılı dava dosyasının tarafları olan Delal Çaçan ile Hazine’nin re'sen davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanması, davaya ilişkin iddia ve savunmalarının alınması, göstermeleri halinde delillerinin toplanması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, sicil oluşturmaya elverişli ve infazı mümkün bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Kadastro sırasında, eldeki davanın konusu olan Hani ilçesi Soylu Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 3 parsel sayılı 23.516.44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş olup, taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının malik hanesinin açık bırakılmasına neden olan dava dosyasıyla, davacı ... ve ... tarafından, davalı Hazine ve Yayvan Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası açıldığı ve bu davanın yargılaması sonucunda Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verildiği ve bu hükmün, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, eldeki davanın konusu olan taşınmaza ait kadastro tutanağının malik hanesinin boş bırakılmasına neden olan Hani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/9 Esas ve 2007/19 Karar sayılı dava dosyasının tarafları ....., ile Hazine’nin davaya dahil edilmeleri suretiyle yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, kadastro komisyon kararında bahsi geçen tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyduğu gerekçesiyle, taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilmiştir. Davacılar, Hani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/9 Esas, 2007/19 Karar sayılı dosyasıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tescil davası açtıklarını, ancak bu davanın reddedildiğini dava dilekçelerinde belirtmişler ve buna ilişkin mahkeme kararını dilekçe eki olarak dosyaya sunmuşlardır. Yargılama sırasında, dava konusu 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafın dayandığı tapu kaydı mahalli bilirkişilerden sorulmak suretiyle uygulanmıştır. Davacı taraf, kadastrodan önce açtıkları ve retle sonuçlanan tescil davasına ilişkin Hani Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/9 Esas ve 2007/19 Karar sayılı dava dosyasına delil olarak dayanmıştır. Dosya kapsamına göre, davacıların her iki dosyadaki taleplerinin aynı taşınmaza ilişkin olduğu, ancak davaya konu edilen miktarların farklı olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki; Mahkemece, Hani Asliye Hukuk Mahkemesinin söz konusu tescil dosyasında davaya konu edilen yeri gösterir, fen bilirkişilerce düzenlenen kroki bulunduğu halde, bu kroki kadastro paftasına uygulanarak nizalı parseli kısmen ya da tamamen kapsayıp kapsamadığı belirlenmediği gibi, dayanak 1936 tarihli vergi kaydı da uygulanmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, yerel bilirkişiler ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak tespite esas alınan tapu kayıtlarının hudutları zemine tek tek uygulanmalı, yerel bilirkişilerce gösterilen sınırlar fen bilirkişi krokisine işaretlettirilmeli, Hani Asliye Hukuk Mahkemesinin tapusuz taşınmazın tescil talebine ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamının dayanağı kroki ölçekleri eşitlenerek ve zemine çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, fen bilirkişisinden tapu kayıtlarının ve mahkeme ilamının dayanağı krokilerin sınırlarını ve kapsamlarını gösterir krokili rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 06.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/5571, K. 2022/7793, T. 06.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-5571-e-2022-7793-k-b55596ff44fe