Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/5048 E. 2023/5734 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/5048
- Karar No
- 2023/5734
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/476 E., 2020/55 K. EK KARARTARİHİ : ... SAYISI : 2019/476 E., 2020/55 K. DAVALILAR : ..., ... DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/329 E., 2019/92 K. Taraflar arasında ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8 . Hukuk Dairesince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Bu kez Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2020 tarihli ek kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 230 ada 96 parsel ... 2875,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 ... Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2003 yılından beri davalı ...'ın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili, taşınmazın üzerindeki ağaçların ekim ve bakım işlemlerinin tamamının davacı tarafından yapıldığı, taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı olan komşu 230 ada 59 parsel ile bütün halde kullanıldığı, davalı ...'ın dava konusu taşınmazla ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın bulunduğu köyde dahi oturmadığı iddiasıyla, tapu kaydındaki şerhin iptaliyle davacının fiili kullanıcı olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının, dava konusu taşınmazın zilyetliğini hangi sebebe dayalı olarak elde ettiğini ispatlayamadığı, dinlenen davacı tanıklarının da davacının hangi sebeple taşınmazda hak sahibi olduğuna dair bir beyanda bulunamadıkları, davalının ise, taşınmazın babası ...'tan miras kaldığını ve davacı ile aralarında kiralama ilişkisi olduğunu beyan ettiği, dava konusu taşınmazın komşu parsel maliklerine de bakıldığında parsellerin... çocuklarının kullanımında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince çekişmeli taşınmazın tespit tarihi itibariyle davacının kullanımında olduğunun uyuşmazlık konusu olmayıp, davalı tarafça bu kullanımın, aralarındaki kira sözleşmesine dayalı olduğu iddia olunduğundan, uyuşmazlığın, davacının söz konusu kullanımının asli nitelikte olup olmadığına yönelik olması nedeniyle, kira ilişkisi bulunduğunun ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu; davalı tarafça iddia olunan kira ilişkisinin varlığını ispata yönelik herhangi bir belge sunulamadığı gibi, keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklardan, davacının kullanımının kiracılık ilişkisine dayalı olup olmadığına yönelik bilgisi olan kimse bulunmadığı ve dolayısıyla davalı tarafça, davacının taşınmazı kiracı olarak kullandığına ilişkin savunmanın ispatlanamadığı, taşınmazın geçmişte davalının murisi tarafından kullanılan bir yer olduğu ve ölümüyle mirasçıları arasında yapılan paylaşımda davalıya düştüğü iddia olunmakta ve dinlenilen bir kısım davalı tanığınca da bu durum doğrulanmakta ise de, davanın fiili kullanıcıyı belirlemeye yönelik olması nedeniyle, davalının murisinden sonra taşınmazdaki kullanımını tespit tarihi ve önceki yıllar boyunca sürdürmemesi karşısında murisinden gelen zilyetlik hakkına dayanamayacağı, dolayısıyla dava konusu taşınmazın tespit tarihi ve öncesinde davacının fiili kullanımında bulunduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki "... kızı 1955 doğumlu ... kullanımındadır" şerhinin iptaline ve davacı ...'ın kullanımında olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine, diğer şerhlerin aynen korunmasına karar verilmiş olup, kararın davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hasren temyizi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İş bu karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Anayasa'nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, Mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır. 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 ... Kanun’un 53.maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki Mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 ... Kanun’un 53.maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/476 Esas, 2022/55 Karar ... kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir. Bu açıklamalar doğrultusunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 27.04.2020 tarihli ve 2019/476 Esas, 2022/55 Karar ... ek kararı usul ve Kanuna aykırı olduğundan, ek kararın kaldırılmasına karar verilerek esas yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, tapunun beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile davacı adına kullanıcı şerhi yazılması talebine yönelik olup, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmadığından hüküm altına alınması gerekli vekalet ücreti, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki maktu vekalet ücreti olmalıdır. Mahkemece, harçlandırılmış dava değeri üzerinden davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi (8.) Hukuk Dairesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/476 Esas, 2022/55 Karar ... kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve (5) numaralı bent yerine "Davacının kendisini vekille temsil ettirmesi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...