Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4677 E. 2023/1842 K. – Uygulama Kadastr

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4677
Karar No
2023/1842
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/47 E., 2019/21 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi neticesinde Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, çalışma alanında bulunan 404 ada 6 parsel sayılı 1.485,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kargir ev ve tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, 404 ada 3 parsel sayılı 7.690,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ölü olduğu belirtilerek ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dava dosyasında; davacılar ... ve ... dava dilekçesinde, kendilerine babalarından intikal eden tahmini 1.500'er m2 yüzölçümündeki taşınmazlarının kadastro sırasında 404 ada 3 parsel numarasıyla dedeleri ... adına ölçülüp yazıldığını iddia ederek kadastro tespitinin iptali ile bu kısımların ayrı ayrı adlarına tapuya tescilini istemiştir. 3. Katılan ... Köyü Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı ..., cami inşaatı düşünülen ve köye ait boşluğun kök muris ...'ın duvar ile çevrili yerinin dışında kalmasına rağmen 404 ada 3 parsel numarasıyla kök muris adına yazıldığını iddia ederek bu kısmın kadastro tespitinin iptali ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. 4. Birleşen dosyanın davacısı ..., dava konusu 404 ada 6 sayılı parselin (ölü) babası ...'a ait olduğunu ve onun adına tespit edilmesi gerektiğini iddia ederek tespitinin iptali ile taşınmazın muris babası ... varisleri adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. 5. Katılan ..., dava konusu 404 ada 6 sayılı parselde kendisinin de hissesinin bulunduğunu iddia ederek davaya müdahil olmuştur. II. CEVAP 1. Davalı ...., 404 ada 6 parselin çok az bir kısmının kök muris babası ... tarafından oğlu ...'ye verildiğini, taşınmazın geri kalan kısımını babası ...'den parasıyla satın aldığını ve bu nedenle bizzat kendi zilyetliğinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Diğer bir kısım davalılar (kök muris ...'nin oğlu ... çocukları) davacılar .... ve ...'un yeri ile kök muris ...'nin yerinin ayrı ayrı olduğunun keşifte ortaya çıkacağını söylemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2014 tarihli ve 2007/327 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan ... mirasçılarından ... ve ..., ... mirasçısı ..., ... mirasçısı ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2015/14027 Esas, 2017/7963 Karar sayılı kararıyla; temyize konu 404 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ... mirasçısı davalı ...'ın yargılama devam ederken 29.08.2013 günü öldüğü; Mahkemece davalı ... mirasçıları davaya dahil edilmeden karar verildiği, taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesinin zorunlu bulunduğu, hal böyle olunca; davalı ...'ın tüm mirasçılarına tebligat çıkarılarak davaya dahil edilmeleri ile bu şekilde yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığı gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 404 ada 3 parselin fen bilirkişinin 25.11.2013 hakim havale tarihli ek raporuna ekli krokisinde (C) harfi ile gösterdiği 4.150,15 m2'lik bölüm ile 404 ada 6 sayılı parselin tamamının taş duvar ile çevrili olup tarafların ortak kök miras bırakanı ... oğlu ...'dan intikal ettiği, dava konusu bu taşınmazların mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde paylaşılmadığı, mirasçı davalı ...'ın 6 sayılı parselde ev yapmak ve geri kalan kısmı meyve bahçesi haline getirilmek suretiyle zilyetliğinin mirasçı sıfatından kaynaklandığı ve bu parseli babasının kendisine veya oğlu ...'ye verdiğini veya sattığını ispat edemediği, bilirkişi krokisinde (F) harfi ile gösterilen 536,02 m2'lik bölümün kök murisin taş duvar ile çevrilmiş yeri dışında ... Köyü Tüzel Kişiliği'nin köy boşluğu iken köy camisi için ayırdığı yer olduğu, nitekim keşif sırasında bu bölümüm köy camisi ve lojmanı vasfıyla kullanıldığının tespit edildiği, bilirkişi krokisinde (A) ve (B) ile gösterilen sırasıyla davacılar ... ve Yusuf'un dava konusu yaptığı 404 ada 3 parsel içerisinde ölçülen kısımların da kök muris ...'ye ait taş duvar ile çevrili yerin dışında kaldıkları ve (B) ile gösterilen bölümün müstakilen davacı ...'un babası ...'ın zilyetliğinde iken oğlu davacıya verdiği, A ile gösterilen bölümün ise yine ... oğlu ...'ın zilyetliğinde iken satış suretiyle kardeşi ...'a zilyetliği devrettiği, ...'in de oğlu davacı ...'ye bu yeri verdiği, davacı/davalı ... varislerinden ..., davacı ...'nün dava konusu yaptığı bölümlerin dahi aşamalarda dedesine ait olduğunu sözlü ve yazılı olarak beyan etmişse de, 31.07.2013 tarihli keşifte dayısı Mehmet'in dedesinin ilk eşinden olan ... dayısına sattığını, ancak kayınvalidesi olan ...'ın bunu sattırmam diyerek satış parasını 2-3 gün içinde iade ettiğini kayınvalidesinden bizzat duyduğunu dile getirmekle taş duvar çevrik dışında kalan, (A) ve (B) ile gösterilen bölümlerin aslında dedesine ait olmadığını, dolaylı olarak kabullenmesi karşısında. Yargılama aşamalarında ki iddia ve savunmalarına mahkememizce itibar edilmemediği, davalı ... oğlu ...'in satış ve hibe savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle, "1.Davacılar ... ve ...'ın davasının kabulüne, 2.Müdahil ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının (... Köyü Tüzel Kişiliğinin) davasının kabulüne, 3.Davacı ... (varislerinin) ve katılan ...'in davasının kabulüne, 4.Dava konusu 404 ada 3 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaline; fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.11.2013 hakim havale tarihli raporuna ekli krokide; A harfi ile gösterilen 1.502,05 m2 lik bölümün tarla vasfıyla ... oğlu ... adına, B harfi ile gösterilen 1502,55 m2 lik bölümün tarla vasfıyla Mehmet oğlu ... adına, F harfi ile gösterilen 536,02 m2 lik bölümün Köy Camii, Lojmanı ve Arsası vasfıyla ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı (... Köyü Tüzel Kişiliği) adına tapuya kayıt ve tesciline, Taşınmazda geri kalan C harfi ile gösterilen 4.150,15 m2 lik bölümünün ve 404 ada 6 parselin tamamının 600 pay kabul edilerek; kök muris ... mirasçıları adına payları oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline, 5. 404 ada 6 parsel üzerinde bulunan kargir evin ve 30-35 yaşlarındaki 2 adet ayva, 30 yaşlarında 1 adet armut, 25-30 yaşlarında 2 adet erik, 20 yaşlarında 1 adet erik, 25-30 yaşlarında 1 adet ceviz, 20 yaşında 1 adet ceviz, 15 yaşında 1 adet ceviz, 15 yaşında 4 adet elma ve 8-10 yaşlarında 1 adet kiraz ağacının ... oğlu ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde belirtilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... ve arkadaşları temyiz dilekçesinde; 404 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamının kök muris ...'a ait olduğu halde davacılar ... ve ... adına tescil edilmesini kabul etmediklerini, bu kısımların çevrili alan dışında kalmasının kök murise ait olmadığı anlamına gelmeyeceği, davacıların satın aldığına dair ellerinde senet bulunmadığı, kök murisin köken (sebze) ektiği kısımlar ile evinin bulunduğu alanı dış etkenlerden ve hayvanlardan korumak için çevirdiğini, bir an için öncesinin ...'a ait olduğu kabul edilse dahi Mehmet tarafından kardeşi ...'e satıldığın yönünde hiçbir delil bulunmadığı bu kısma ... tarafından ev yaptırılmak istendiğinde diğer mirasçıların engellemesi nedeniyle evi yapamadığını, bu dahi taşınmazın tamamının kök murise ait olduğunu gösterdiğini, bu nedenle babasına ait 6 parsele ev yapmak zorunda kaldığını öne sürerek hükmün bozulmasını istemişlerdir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde; 404 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tamamının bizzat kendi murisi ...'e ait olduğunu, onun tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu, üzerindeki muhdesatların dahi bu nedenle kendi murisine ait olduğu kabul edilerek beyanlar hanesinde gösterildiğini öne sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 404 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (F) bölümü dışında kalan kısmı ile 404 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tamamının öncesinde kök muris ...'a ait olup olmadığı, taksim, satış ve benzeri nedenlerle intikal edip etmediği hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ve arkadaşları ile davacı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz edenler davacı ... ile davalı ... ve arkadaşlarından ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4677, K. 2023/1842, T. 28.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-4677-e-2023-1842-k-3c5ba1766c13