Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4413 E. 2023/6633 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4413
Karar No
2023/6633
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Köyünde bulunan ve sınırları dava dilekçesinde belirtilen tapusuz taşınmazın, 28.05.1954 tarihli ve 19.285 m2 yüzölçümlü tapu senedinin kapsamında kaldığını ileri sürerek, taşınmazın müvekkilleri olan davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; çekişmeli taşımazın orman vasfında olduğunun anlaşıldığı ve bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekili ile davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.19.2019 tarih ve 2016/14614 Esas, 2019/5012 Karar ... ilamıyla “davacılar vekilinin temyiz itirazları bakımından, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın orman kadastrosunda 2 nolu iç parsel olup 6831 ... Kanunun 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu ve bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceğine göre, davacıların davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu, bu yanlışlığın düzeltilmesinin ise yeniden yargılamayı gerektirmediği, hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerektiği, davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazları bakımından ise, ilk derece mahkemesince, davanın reddine karar verildiği halde, davalı Hazine ve Orman İdaresinin karşı tescil (TMK'nın 713/6. md) talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı" açıklanarak, hükmün kısmen düzeltilerek onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacıların talepleri bakımından yapılan yargılama neticesinde verilen önceki karar Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/14614 Esas, 2019/5012 Karar ... ilamı ile onandığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı Hazine ve Orman İdaresinin taleplerinin kabulü ile ... ili ... ilçesi .... Köyü hudutları içerisinde Çırçır Mevkisinde bulunup, ...., doğusunda patika yol, güneyinde ... Çeşmesi, yol ve Harman yeri, batısında ise yol olan 26.09.2014 havale tarihli fen bilirkişisi raporu Ek 1-2-3 numaralı krokilerde A harfi ile gösterilen taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin önceki kararının, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/14614 Esas, 2019/5012 Karar ... ilamıyla, davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden, " davacıların davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya uyun bulunmadığı, bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği açıklanarak, bu yönden hükmün düzeltilerek onanmasına" karar verilmiş olup, sözü edilen düzeltilerek onama ilamına karşı karar düzeltme yoluna da başvurulmadığından, önceki kararın davacılar bakımından kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesinin, davacılarının davasının reddine ilişkin 13.07.2016 tarihli önceki hükmü, davacılar yönünden kesinleştiği, incelemeye konu hükümle de davacılar aleyhine yeni bir hukuksal durum yaratılmadığı ve kendileri yönünden kesinleşen hususların yeniden temyizen incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4413, K. 2023/6633, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-4413-e-2023-6633-k-309a4f99321a