Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4371 E. 2023/6620 K. – Tescil

Konu: Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4371
Karar No
2023/6620
Karar Tarihi
Konu
Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tescili istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/85 Esas ... dosyası ile dava dışı kişilerce tescil davası açıldığını, açılan davanın yapılan yargılaması sonunda zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun "ihya edilen taşınmaz mallar " başlıklı 17. maddesinde; "Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14. maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir." denilmekte olup aynı Kanun'un 18 inci maddesinde ise; "yukarıdaki maddelerin hükümleri dışında kalan ve tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerler Hazine adına tesciline imkan vermediğini belirterek, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan davaya konu yerin Hazine adına tespit olunur." hükmünün düzenlendiğini, taşınmaz üzerinde süregelen zilyetliğin Kanunen öngörülen şartları taşımadığı için taşınmazın şahıs adına tesciline imkan vermediğini belirterek, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan davaya konu yerin Hazine adına tescilini İstemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğundan Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesi ve TMK'nın 715 inci maddeleri uyarınca davanın kabulü ile 29.02.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunun ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 16.952,27 m²'lik taşınmaz ile (D) harfi ile gösterilen 2.131,65 m²'lik taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 15.09.1993 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1971 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. 3402 ... Kadastro Kanun'un (3402 ... Kanun) 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, çekişmeli taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tescil istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/85 Esas ... dosyası ile dava dışı kişilerce tescil davası açıldığı, açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve zilyetlik iktisap şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği, anılan kararın dava dışı gerçek kişi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.06.2008 tarihli ve 2008/7208 Esas, 2008/9201 Karar ... kararı ile, "çekişmeli taşınmazın kısmen kesinleşen orman kadastro sınırları içinde Naldöken Devlet Ormanı içinde kaldığı, kısmen de orman kadastro sınırları dışında ise de, dört yönden tahdit içindeki açıklık alan ile çevrili olduğu ve orman bütünlüğü içinde kaldığı" açıklanmak sureti ile onanmasına karar verildiği, böylece taşınmazın orman niteliğinde olduğunun kesinleşen Mahkeme ilamı ile sabit olduğu anlaşıldığına göre, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde "orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" şeklinde karar verilmesi gerekirken "ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" şeklinde infazda kuşku yaratacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "ham toprak" ibarelerinin hüküm yerinden çıkarılarak, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "taşınmazın" kelimesinden sonra gelmek üzere "orman" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/4371, K. 2023/6620, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-4371-e-2023-6620-k-3a78c28fc57d