Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/17623 E. 2023/6803 K.
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17623
- Karar No
- 2023/6803
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen davanın kabulüne dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asli müdahil ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... İli Merkez İlçe ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 2, 106 ada 33, 34 ve 118 ada 34 parsel ... sırasıyla 25.545.89, 32.025.00, 39.676,03 ve 46.140,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, toprak tevzi çalışması sonucunda oluşturulan tapu kayıtları nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Asli müdahil ..., 105 ada 2 parsel, 106 ada 33 parsel ... taşınmazlar hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 118 ada 34 parsel ... taşınmaz hakkında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; asli müdahil ..., 106 ada 34 parsel ... taşınmaz hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak taşınmazların tespitlerinin iptali ile adlarına tescili istemiyle, ayrı ayrı davalara katılmışlardır. Mahkemece davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda asli müdahil ...’un 105 ada 2 parsel, 106 ada 33 parsel ve 118 ada 34 parsel ... taşınmazlara ve asli müdahil ...’ın106 ada 34 parsel ... taşınmazla yönelik davalarının kabulüne, kadastro tespitlerinin iptaline; 105 ada 2 parsel, 106 ada 33 parsel ve 118 ada 34 parsel ... taşınmazların ... adına; 106 ada 34 parsel ... taşınmazın ise ... adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir. Davalı ... vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 2016/10490 esas ve 2019/7386 karar ... ilamıyla yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hüküm kurmaya yeterli olmadığına, davalı ...'nin tespite esas alınan tapu kayıtlarının oluşumlarına esas belirtmelik tutanakları ile varsa bu tutanağa esas alınan kayıt ve belgeler tam olarak getirtilmediğine, tapu kayıtlarının oluşum sebebi ve niteliği itibarı ile taşınmazların zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadıkları tespit edilmediğine, dava konusu 118 ada 34 parsel ... taşınmazın belirmelik tutanağında ...’un işgalinde olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, davacı ...’in bu taşınmazı satın aldığını söylediği Mehmet ... ile ... arasındaki bağ kurulmadığına, davacılar hakkında yöntemine uygun şekilde belgesiz araştırması yapılmadığına, tanık ve mahalli bilirkişilerin soyut içerikli sözleri ile yetinildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; yapılan incelemede dava konusu taşınmazların sınırlarında mera vasıflı taşınmazlar bulunmadığı, komşu taşınmazların çayır vasfında taşınmazlar olduğu (durumun komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak suretleri ve tapu kayıtları getirtilerek denetlendiği) bu nedenle eylemli duruma göre meradan açılma durumunun oluşmadığı, mahalde dinlenen bilirkişi beyanları ile taşınmazların hiçbir zaman mera olarak kullanılmadığının ve köyün kadim merası olmadığının; yapılan yazışmalar ile taşınmaza dair mera tahsis kararı olmadığının tespit edildiği bu nedenle tahsisli mera da olmadığının anlaşıldığı nitekim bir yerin mera olarak nitelendirilebilmesi için yetkili mercilerce mera olarak tahsis edilmiş olması veya kadimden beri bu amaçla kullanılagelmiş olması gerekliliği gözetildiğinde taşınmazların mera vasfının bulunmadığının değerlendirildiği ayrıca mahkemece yapılan gözlem ve alınan teknik rapor ile de taşınmazların halihazırdaki vasfı ile tapu oluşum tarihinin önceki vasfının da tarla olduğu anlaşılarak dava konusu 106 ada 33 ve 34, 105 ada 2, 118 ada 34 parsel ... taşınmazların vasıf itibari ile özel mülkiyete konu olabileceği,106 ada 33 ve 34, 105 ada 2 parsel ... taşınmazlar 1961 tarihli tapu kaydı ile davalı ... adına kayıtlı ise de keşif esnasında dinlenen ve bilimsel verilerle örtüşmesi ile beyanlarına itibar edilen Hazinenin tapusunun ihdasından önceki kullanmayı bilebilecek durumda olduğu değerlendirilen mahalli bilirkişilerin ve tespit bilirkişilerinin beyanlarından anlaşılacağı üzere dava konusu 106 ada 34 parsel ... taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt edildiği 1961 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süredir birleşen dosya davacısı ...'ın murisi tarafından kullandığını, eklemeli olarak 50-60 yıldır birleşen dosya davacısı ...'ın kendisi, babası ve dedesi tarafından tarla olarak kullanıldığını, tespitten geriye 20 yılı aşkın bir zamandır ise birleşen dosya davacısı ...'ın tarafından kullanıldığını ve ekonomik kazanç elde etmek için zilyetlik sürdürüldüğü, dava konusu 105 ada 2 ve 106 ada 33 parsel ... taşınmazların evveliyatında ...' a ait olduğu, ...' ın ölümü üzerine mirasçıları arasında yapılan sonucunda...'a kaldığı, ...'ın ölünceye kadar dava konusu taşınmazları kullandığı, ölümü nedeniyle mirasçıları arasında yapılan paylaşım neticesinde taşınmazların ...'a kaldığı ve ...'inde günümüze kadar kullana geldiği, dinlenen bilirkişi beyanları ve beyanlarla aynı yönde olan teknik raporlar ve taşınmazların tespitine esas alınan tapu kayıtlarının oluşumlarına esas belirtmelik tutanaklarında da müdahil davacıların murislerinin (keşifte bilirkişilere sorularak durumun tespit edildiği) işgalinde gözükmesinin tapu kaydının oluşumundan evvel zilyetliğe delil teşkil etmesi hususları bir arada değerlendirildiğinde dava konusu taşınmaza uygulanan ve Hazinenin adına kayıtlı olan dayanak tapu kaydının oluştuğu günden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin müdahil davacıların murislerinin tamamlanması ile müdahil davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğu bu sebeple taşınmaza ilişkin 1961 tarihli tapu kaydının hukuki vasfını yitirdiği anlaşılmakla müdahil davacılar lehine Kadastro Kanunu’nun 14. Maddesindeki miktar sınırlamaları da gözetilerek Kadastro Kanunu'nun 14. ve 46. Maddesindeki zilyetlikle kazanım koşulların oluştuğu, 118 ada 34 parsel ... taşınmaz yönünden ise taşınmazın toprak tevzi belirmelik tutanağında ...’un işgalinde olduğu belirtildiği, davacı ...’in bu taşınmazı satın aldığını söylediği kişi ile ... arasında herhangi bir ırsi veya akdi bağ kurulamadığı böylece dava konusu taşınmaza uygulanan ve Hazinenin adına kayıtlı olan dayanak tapu kaydının oluştuğu günden geriye doğru 20 yıllık zilyetlik süresinin müdahil davacının zilyetliği devir aldığı kişiler yönünden sağlandığının dosya kapsamındaki deliller kapsamında ispatlanamadığı anlaşılmakla müdahil davacı ...'ın davasının kabulüne, müdahil davacı ...'un davasının kısmen kabul kısmen reddine, 106 ada 33 parsel, 105 ada 2 parsel ... taşınmazların tespitinin iptali ile, miktar ve vasfı aynı kalmak şartıyla müdahil ... adına tapuya kayıt ve tesciline,118 ada 34 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 106 ada 34 parsel ... taşınmazın tespitinin iptali ile, miktar ve vasfı aynı kalmak şartıyla müdahil ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde asli müdahil ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davalı ... vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar 106 ada 33 parsel, 34 parsel, 105 ada 2 parsel ... taşınmazlar yönünden usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2-Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde; Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle 118 ada 34 parsel ... taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçe dosya kapsamı ile örtüşmemektedir. Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve beyanlardan dava konusu taşınmazın özel mülke konu olabilecek nitelikte olduğu, dava konusu taşınmazın belirtmelikteki işgalci ...'la ilgisi olmadığı, ...'un aynı köyden olup dava konusu köyde taşınmazları bulunduğu, dava konusu taşınmazın evveliyatında ...'ya ait olduğu, ...'un ölümü üzerine mirasçıları arasında yapılan paylaşıma istinaden oğlu ... ...'ya kaldığı ve ...'in 1985 yılına kadar kullandıktan sonra ücreti mukabilinde ...'a satarak devrettiği ve ...'in de dava konusu taşınmazı günümüze kadar kullana geldiği sabittir. Mahkemece, Kadastro Kanunu’nundaki miktar sınırlamaları gözetilerek 14. ve 46. maddelerindeki zilyetlikle kazanım koşulların oluştuğundan 118 ada 34 parsel ... taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Mahkemece delillerin yanılgılı değerlendirilmesiyle yazılı şekilde bu taşınmaz yönünden talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin çekişmeli 106 ada 33 parsel, 34 parsel, 105 ada 2 parsel ... taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asli müdahil ... vekilinin 118 ada 34 parsel ... taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile bu taşınmaz hakkındaki hükmün 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz eden asli müdahil ...'a iadesine, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.