Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/17248 E. 2024/5297 K.
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17248
- Karar No
- 2024/5297
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Hazine vekili Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ..., davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ile Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin iade kararı üzerine alınan ek rapor arasında resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme ve uygulama arasında çelişki bulunduğu, davacıların taşınmazların babalarından kaldığını ve miras payları oranında adlarına tescil talep ettiklerini beyan ettikleri, ancak davacıların miras bırakanlarının 1982 yılında vefat ettiği, 1993 yılında davanın açıldığı, 2000 yılında ise genel arazi kadastrosunun yapıldığı, her iki durumda da davacıların bağımsız zilyetliklerinin 20 yılı doldurmadığı, dolayısıyla 3402 sayılı Kadastro Kanun'un (3402 sayılı Kanun) aradığı 40/100 dönüm araştırmasının hem babaları hem davacılar yönünden yapılması gerekirken bu yönde araştırmanın yapılmadığı açıklanarak, usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... mahalli bilirkişi tanık beyanları ve bilirkişi raporları doğrultusunda (A), (B), (C), (D) harfli yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu, kalan kısımlarda ise 20 yıllık zilyetlik süresinin oluştuğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile Malatya ili Akçadağ ilçesi ... (...) Mahallesi 133 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 26.11.2019 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından dosyaya sunulan raporda (B) ile gösterilen 2737,75 m² kısmının, 133 ada 19 parsel sayılı taşınmazın (C) ile gösterilen 7291,15 m² kısmının, 133 ada 30 parsel sayılı taşınmazın (D) ile gösterilen 3253,44 m² kısmının, 134 ada 4 parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen 12399,96 m² kısmının orman vasfı ile davalı Hazine adına tesciline, 134 ada 4,5 ve 133 ada 18,30 parsel sayılı taşınmazların 26.11.2019 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından dosyamıza sunulan raporda (A), (B), (D) harfleri ile gösterilen kısımları dışında kalan yerlerin muris ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına, 133 ada 19 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen kısmı dışında kalan yerin Aliseydi oğlu ..., Aliseydi oğlu ..., Aliseydi oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ..., davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ..., davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; kadastro hakimi, doğru, açık, anlaşılır ve infazı sırasında teeddüde yer vermeyecek şekilde, sicil oluşturmaya hüküm kurmak zorunda olup İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde, hükme esas alınan 26.11.2019 tarihli jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi raporunda 133 ada 18 parselin B harfiyle gösterilen, 133 ada 19 parselin C harfiyle gösterilen, 133 ada 30 parselin (D) harfiyle gösterilen ve 134 ada 4 parselin ise (A) harfiyle gösterilen kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına tesciline; (2) nolu bendinde ise, 134 ada 4, 5 ile 133 ada 18 ve 30 parsellerin (A), (B), (D) harfli kısımları dışında kalan bölümlerinin ... oğlu ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescile karar verilmiş ise de, 134 ada 5 parselin tamamının orman sayılmayan yerlerden olup ... oğlu ... mirasçıları adına olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, hükmün infazında tereddüte yol açılarak, sanki bu parselin de diğer dava konusu taşınmazlar gibi belli bir bölümünün tesciline karar verildiği anlamı çıkarılabilecek şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının bu parsel yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ..., davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davacı ..., davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, kamu düzeni de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde geçen "Malatya ili Akçadağ ilçesi ...(...) Mahallesi, 134 ada 4,5 ve 133 ada 18,30 parsel sayılı taşınmazın 26.11.2019 havale tarihli jeodezi ve f otogrametri mühendisi tarafından dosyamıza sunulan raporda (A), (B), (D) harfleri ile gösterilen kısımlar dışında kalan yerlerin muris ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına," cümlesinin tamamının hükümden çıkartılmasına ve yerine "Malatya ili Akçadağ ilçesi ... (...) Mahallesi 134 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tamamının ve 26.11.2019 havale tarihli jeodezi ve fotgrametri mühendisi tarafından dosyaya sunulan raporda aynı yer 134 ada 4 parsel sayılı taşınmazın (A) harfiyle, 133 ada 18 parsel sayılı taşınmazın (B) harfiyle, 133 ada 30 parsel sayılı taşınmazın (D) harfiyle gösterilen kısımları dışında kalan bölümlerinin muris ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına," cümlesinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.