Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/16887 E. 2024/5287 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/16887
- Karar No
- 2024/5287
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 21.12.2010 havale tarihli dilekçesi ile Bingöl ili ... Köyünde bulunan 216 ada 49 parsel ve 237 ada 18 parsel sayılı taşınmazların ortak murisleri ve kendileri tarafından nizasız ve fasılasız olarak uzun yıllardır kullandıklarını, ancak taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazlara ait satış senetleri ve vergi kayıtları bulunduğunu belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile adlarına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece; davacıların davasının kısmen kabulü ile, davalı adına kayıtlı Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü 216 ada 49 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebinin reddine, davacıların Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü ... mevkii 237 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kabulü ile, Bingöl ili Merkez ilçesi ... köyü ... mevkii 237 ada 18 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin 17.06.2013 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile belirtilen 12660.68 m2 alanın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına 1/2'şer hisse ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; karar, davacılar ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.02.2017 tarihli ve 2015/11641 Esas, 2017/1169 Karar sayılı kararıyla; "216 ada 49 parsel sayılı taşınmaz ile 237 ada 18 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğunun belirlenmesine göre davacıların hükmün bu bölümüne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 237 ada 18 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik Hazinenin temyiz itirazlarına gelince, en eski tarihli hava fotoğrafı ile tespit tarihinden 20 yıl önceki hava fotoğrafları ve bu fotoğraflardan yararlanılarak oluşturulan memleket haritaları bulundukları yerlerden getirtilmesi, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde ise tespit tarihinden 20 yıl önceki hava fotoğrafları ve memleket haritasında kullanılıp kullanılmadığını gösteren tasarruf sınırlarının varlığı aranarak kullanım durumu belirlenmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazlarda kısmen davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davacıların ve dahili davacıların Bingöl ili Merkez İlçesi ... Köyü ... mevkii 237 ada 18 parsel sayılı taşınmaza (fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen) yönelik davasının kabulü ile, Bingöl ili Merkez ilçesi ... Köyü ... mevkii 237 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 17.06.2013 tarihli fen bilirkişi raporu ve krokisinde (A) harfi ile belirtilen 12660,68 m2 lik alanın taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile 1/2'sinin davacı ... adına, 1/2'sinin de müteveffa ...'ın mirasçıları dahili davacılar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...adlarına (yeni bir parsel numarası verilerek), miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı hazinenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.