Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/15107 E. 2024/6286 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/15107
- Karar No
- 2024/6286
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/45 E., 2020/15 K. KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen 2/B uygulamasına itiraz davasına ilişkin verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R Davacı ... Yönetimi 03.07.2012 tarihli dilekçeyle; ... ilçesi ... köyünde 1 nolu orman kadastro komisyonunca, LXIII nolu poligonun 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından nitelik kaybettiği gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, ancak anılan poligonun 1/4'ünün 1979 tarihli hava fotoğrafında orman olarak gözüktüğünü, 31.12.1981 tarihinden önce nitelik kaybetmediğini ileri sürerek LXIII nolu 2/B poligonunun 1/4'üne ilişkin 2/B uygulamasının iptal edilip orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalılar cevap dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın 1981 yılından önce orman vasfını kaybetmiş olan yerlerden olduğunu ve tarım arazisi olarak kullanıldığını açıklayarak, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece verilen, LXIII nolu 2/B poligonu içinde bulunan taşınmazların 1982 tarihli memleket haritasında ve 1979 tarihli hava fotoğrafında orman sayılmayan alanda gözüktükleri gerekçesiyle davanın reddine, LXIII nolu poligonun halen 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmış olduğundan bu yönde hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin ilk hüküm, davacı ... İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.06.2016 tarihli ve 2015/3332 Esas, 2016/6367 Karar sayılı ilamıyla; " çekişmeli poligonun 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından tam olarak orman niteliğini yitirip yitirmediğinin net olarak saptanması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü P.LXIII nolu parsel bloğu içinde kalan 115 ada 22 parselin 18.10.2019 havale tarihli fen raporunda (A) harfi ile gösterilen 3289,98 m2’lik kısmına ilişkin olarak yapılan 2/B işleminin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 22.03.1995-21.04.1995 tarih aralığında ilân edilerek kesinleşen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi hükmü uyarınca yapılan orman sınırlarının tespiti çalışması, daha sonra 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 06.01.1997 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması, son olarak 28.03.2012 tarihinde ilân edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen daha önce sınırlaması ve 2/B uygulaması yapılmış yerler dışında yargı kararı neticesinde orman niteliğini kazanmış, ancak, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde araştırması ve uygulaması yapılmamış yerlerde Orman Kadastrosu Uygulama Yönetmeliğinin 41 inci maddesi uyarınca yapılan 2/B uygulaması işlemi vardır. 1.Temyiz talebinde bulunan davalı ... ve ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde, çekişme konusu taşınmazın kullanım kadastrosuna tabi tutulmadığı, bu haliyle gerçek kişilerin temyizinde hukuki yarar da bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.