Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13642 E. 2022/9576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/13642
- Karar No
- 2022/9576
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece bozma üzerine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ...... ve ...vekili, duruşmasız olarak davalı ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve ... ... vekili, davalı ... ...vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ...ve arkadaşları vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.11.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden ... ve müşterekleri adına vekili Av. ... ..., ... ve müşterekleri adına vekili Av. ..., ...... adına vekili Av. ..., ... adına vekili Av. ... ve ... ile karşı taraftan ..., ... ve müşterekleri adına vekili Av. ..., ... ve ... adına vekili Av. ... ... ... ... katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 30.11.2022 Salı gününe bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece, yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı ve aynı zamanda taraf teşkilinin tam olarak sağlanmadığı belirtilerek, mahkemece öncelikle taraf teşkili yönünden tespit maliki olan ... kızı Sıdıka'nın mirasçılarının tespit edilerek davalı olarak davaya dahil edilmelerinin sağlanması, taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek, dava konusu 726 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine dayanak yapılan ve davalı tarafın dayandığı tapu kaydından pay satın aldığını öne süren davacı tarafın tutunduğu pay tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte oluşma nedenlerini yüzölçümlerini ve sınır yerlerini, oluştuğu günleri açıkta pay kalmayacak biçimde tüm maliklerini gösterecek şekilde açıkta pay kaldığı takdirde yasal nedenlerini gösterecek biçimde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı getirtilmesi, bundan sonra tapu kaydına dayanan taraf1arın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisinin gereği gibi sorulup saptanması, bu nedenle kayıt maliki yada maliklerinin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile kayıt örneklerinin, ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilmesi ya da bu konuda istihsal edilmiş veraset belgesi varsa ilgilisine ibraz ettirilmesi, bu yolla irsi ilişkinin sağlıklı biçimde duraksamasız olarak belirlenmesi, akdi ilişkiye dayanıldığı takdirde ilgiliden bu konudaki delillerinin ayrı ayrı sorulup saptanması, göstereceği delillerin toplanması ya da bu konuya ilişkin yazılı kayıt ve belgeleri varsa kendilerine ibraz ettirilmesi, kayda dayanan tarafın tapu kayıt maliki yada malikleri ile akdi yada irsi ilişkisi gereği gibi saptandığı takdirde dayanılan pay tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak saptanması, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazları dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanaklarının ve varsa dayanakları kayıtların davalı iseler dava dosyaların da getirtilmesi, dayanılan pay tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğünün ve davalı olduğunun saptandığı takdirde usulün 43. ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönünün üzerinde durulması, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve tutunulan pay tapu kayıtlarının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğunun özellikle dikkate alınması, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıkların hazır olduğu halde dava konusu 726 parsel sayılı taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan pay tapu kayıtlarının yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi kurulu eliyle yerine uygulanması, uygulamada pay tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulması, pay tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağının sağlanması, uzman bilirkişi kuruluna kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerini düzenleyecekleri haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağının içeriği ve varsa dayanaklarının kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava konusu 726 parsel sayılı taşınmazın dayanılan pay tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, tutunulan kayıtlarının haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi, aynı kökten gelen ve ifraz gören kayıtların kapsamı belirlenirken ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının aynı kök tapu kaydının kapsamı içerisinde aranmasının zorunlu olduğunun düşünülmesi, dava konusu taşınmazın tümünün yada bir bölümünün dayanılan pay tapu kayıtlarının kapsamının dışında kaldığı saptandığı takdirde sözü edilen kayıtların kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırmasının yapılması, bu konuda kayıtların kapsamı dışında kalan taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgilerin alınması, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişilerinin de çekişmeli taşınmaz başında usulün 259. maddesi hükmü uyarınca ayrı ayrı dinlenerek, çelişkinin duraksamasız giderilmesi, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması, somut olayda özellikle tutunulan pay tapu kayıtlarının kapsamı belirlenirken pay tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerine göre anılan pay tapu kayıtlarının birbirini sınır gösterip göstermediğinin göz önüne alınması, birbirini sınır göstermeyen pay tapu kayıtlarının aynı kökten gelen pay tapu kayıtları olmadığının düşünülmesi, aynı kökten gelen tapu kaydından irsi yada akdi kayden intikal yoluyla gelen pay tapu kayıtlarında gösterilen yüzölçüm ve tarif edilen sınır yerlerinin ve oluşma nedenlerinin aynı olması gerektiği yolundaki genel ilkenin göz önüne alınması, bu ilke göz önüne alınırken sözü edilen kayıtlarda tarif edilen sınırlarda ve yüzölçümlerde değişiklik bulunmamasının zorunlu olduğunun dikkate alınması, değişiklik varsa bu değişikliğin haklı hukuksal bir nedene dayanıp dayanmadığı yönünün üzerinde durularak bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13, 20, 14, 14/son ve 18. maddesi hükümleri eşliğinde sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 726 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün 319.440,73 metrekare olarak belirlenmesine, taşınmazın 27.02.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 234.506,47 metrekarelik kısmının ham toprak vasfı ile aynı adanın son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 84.934,26 metrekarelik kısmının tarla vasfı ile toplamda 17.418.240 pay olmak üzere, 8/36 hisse ... mirasçıları adına (... ve müşterekleri adına), 2/36 hisse İsmail Kızı Ayşe mirasçıları adına (... ve müşterekleri adına), 2/36 hisse ... Evlatları ...Ağa ve ... ... mirasçıları adına (... ve ... adına), 3/36 hisse ... ...Oğlu ... mirasçıları adına (... ve müşterekleri adına), 3/36 hisse ... ...Oğlu ... mirasçıları adına (... ve müşterekleri adına), 18/36 Hisse ... adına olmak üzere tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davaları kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı olan diğer davacıların talep ve davalarının ayrı ayrı reddine, davaları kadastro tespitinden sonraki hukuki sebebe dayalı olan müdahil davacıların davalarında ayrı ayrı mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip 2 hafta içinde görevli mahkemeye başvurmadıkları takdirde davalarının açılmamış sayılacağı ihtarına, bu taraflara ilişkin yargılama giderlerinin görevli mahkemece takdirine, birleşen dosya (2017/36 Esas, 2017/75 Karar) davacısının davasının da kadastro tespitinden sonraki sebebe dayalı olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine, birleşen dosya davacısının görevsizlik kararının görev uyuşmazlığı nedeniyle ilgili Yargıtay dairesine gönderilmesine, müdahil davacı ...İhsan Yelman'ın dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmesi nedeniyle davasının aktif husumet yokluğundan reddine, ... mirasçısı olan müdahil davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ...... ve ...vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve ... ... vekili, davalı ... ...vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve ... vekili, davalılar ...ve arkadaşları vekili ile katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 31.08.2018 tarihli ek karar ile davalılar ... ve arkadaşları vekilinin, 19.02.2019 tarihli ek karar ile davalı ... ve ... ... vekilinin, 15.08.2019 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin ve 21.02.2020 tarihli ek karar ile davalılar ...ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek kararlar taraflarca temyiz edilmemiştir. 1. Mahkemece karşı görevsizlik kararı verilen birleşen dava dosyası (... Anadolu Kadastro Mahkemesinin 2017/36 Esas ve 2017/75 Karar sayılı dosyası) yönünden yapılan incelemede; ... Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli ve 2016/311 Esas, 2017/217 Karar sayılı ilamıyla, çekişmeli 726 parsel sayılı taşınmazın kadastro mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek, kadastro mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş olup söz konusu karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Görevsizlik kararından sonra ... Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 03.11.2017 tarihli ve 2017/36 Esas, 2017/75 Karar sayılı ilamıyla, her iki dava arasında irtibat bulunduğu belirtilerek, birleşen dava dosyasının eldeki dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; birleşen dava dosyası hakkındaki iddiaların kadastro sonrası nedenlere ilişkin olması nedeniyle birleşen dava dosyası yönünden Asliye Hukuk Mahkemesine karşı görevsizlik kararı verilmesine, görev uyuşmazlığının çözülmesi için dosyasının Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Somut olayda, birleşen dosya davacısı ..., çekişmeli taşınmazın bir kısmını 1979 yılında satın aldığını ve bu kısma zilyet olduğu ileri sürerek dava açmış olduğuna göre, davası, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25. maddesi hükmü uyarınca kadastro sonrası nedene dayalı olarak açılan davalarda kadastro mahkemesi görevli olmayıp genel mahkemeler görevlidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Hal böyle olunca, davacının iddiaları yönünden Mahkemece verilen karşı görevsizlik kararı usul ve kanuna uygun olup uyuşmazlığın ... Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılması gereklidir. 2. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı ... kızı...mirasçılarının dayandıkları ve çekişmeli taşınmaza revizyon gören ve geldisi olmayan K.evvel 1298 tarihli ve 357 yoklama kaydı, 1/6 pay tapusu olarak ... kızı...adına kayıtlı iken, önce satış işlemi nedeniyle tapunun aynı pay oranı ile Temmuz 1328 tarihli ve 39 sırasına ... oğlu ... adına tedavül gördüğü, bilahare miras yoluyla intikal ve satış işlemi nedeniyle tapunun Mayıs 1936 tarihli ve 37 sırasına ile Haziran 1937 tarihli ve 97 sırasına davacı ... oğlu ... adına tedavül gördüğü, anılan tapu kayıtlarının son tedavül kaydı olduğu ve sonraki tarihte başkaca tedavülü bulunmadığı, bu nedenle ... kızı...uhdesinde herhangi bir pay kalmadığı gibi yukarıda anlatıldığı şekilde ... kızı...adına olan tapu kaydı birden fazla kez tedavül görmüş olup aynı zamanda 4721 sayılı TMK'nin 1023. maddesinde açıklanan; “Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.” kuralı gereğince ispat yükü üzerinde bulunan davalılar ... kızı...mirasçıları da savunmalarında belirttikleri ... kızı...adına olan payın satış işleminin yolsuz olduğunu da ispat edememiş olmaları nedeniyle davalı ... ile ... vekili ve davalı ...... ile ...vekilinin tüm, davalı ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ...vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bend dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. 3. Kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Mahkemece, hüküm yerinde dava konusu taşınmazlar (17.418.240) pay kabul edildiği halde, toplamda (17.388.000) pay dağıtılmak suretiyle pay-payda eşitliği sağlanmadan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, "tespitin iptaline" karar verilmesi gerekirken bu husus hakkında karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen dava dosyası (... Anadolu Kadastro Mahkemesi'nin 2017/36 Esas ve 2017/75 Karar sayılı dosyası) yönünden uyuşmazlığın ... Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... ile ... vekilinin ve davalı ....,ile ...vekilinin tüm, davalı ... vekilinin, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin, davalı ... ...vekilinin, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin, davalı ... vekilinin ise aşağıdaki bend dışındaki sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin, davalı ... ...vekilinin, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin, davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 44,80 TL'nin temyiz eden ... ile ...'ndan, 44,80 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 35,90 TL'nin temyiz eden ...... ile...'den alınmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde diğer temyiz edenlere iadesine, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.