Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13530 E. 2023/317 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/13530
- Karar No
- 2023/317
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/13 E., 2018/42 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı - asli müdahil Hazinenin davasının kısmen kabulüne, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil - davacı Hazine vekili, davacı ... mirasçıları vekili ve davacı ... ve Hamdiye vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1141, 1083, 1145, 1128, 1135 ve 1097 parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına; 1077 parsel sayılı taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... adına tespit edilmiştir. 2. İtirazları komisyonca reddedilen davacılar ..., ..., ... ve ... dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Köyü 1141, 1083, 1145, 1128, 1135 ve 1097 parsel sayılı taşınmazların murisleri adına vergide kayıtlı olduğunu, davalının taşınmazlarda hakkı bulunmadığını, taşınmazların zilyetliklerinde bulunduğunu öne sürerek, taşınmazların tümüne yönelik olarak; davacı Hazine ise, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek, 1141 ve 1077 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak dava açmıştır. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen 06.06.2012 tarih ve 1978/8 Esas, 2012/20 Karar sayılı önceki kararla; davacılar ..., ..., ... ve ... ile davacı Hazinenin davalarının kısmen kabulüne, dava konusu 1097 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 21.05.2012 tarihli rapor ve haritasında (J) harfi ile gösterilen 5000,06 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacılar ..., ... mirasçıları ... ve ... ile davalı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, aynı tarihli rapor ve haritada (K) harfi ile gösterilen 6367,48 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, dava konusu 1128 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1291 parsel sayılı taşınmazın raporda ve haritada (G) harfi ile gösterilen 3985,60 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacılar ..., ... mirasçıları ... ve ... ile davalı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, (I) harfi ile gösterilen 6352,65 m2 yüzölçümündeki bölümünün mera niteliği ile özel siciline yazılmasına, 1128 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1292 parsel sayılı taşınmazın rapor ve haritada (H) ve (İ) harfleri ile gösterilen 556,89 m2 yüzölçümündeki bölümünün su kanalı niteliği ile ... adına tapuya tesciline, 28 sayılı vergi kayıt maliklerinin fen bilirkişi raporunda (H) harfi ile gösterilen 514,56 m2 yüzölçümündeki bölümü yönünden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden kamulaştırma bedeli talebinde bulunmakta muhtariyetlerine, dava konusu 1135 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1305 parsel sayılı taşınmazın rapor ve haritada gösterilen 3492,71 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı ... mirasçıları adına payları oranında, aynı taşınmazdan ifrazen oluşan 1306 parsel sayılı taşınmazın rapor ve haritada gösterilen 2536,01 m2 yüzölçümündeki bölümünün su kanalı niteliği ile ... adına tapuya tesciline, 31 sayılı vergi kayıt maliklerinin fen bilirkişi raporunda gösterilen 2536,01 m2 yüzölçümündeki 1306 parsel sayılı taşınmaz yönünden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden kamulaştırma bedeli talebinde bulunmakta muhtariyetlerine, dava konusu 1141 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1352 parsel sayılı taşınmazın rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 2873,86 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 1350 parsel sayılı taşınmazın (E) harfi ile gösterilen 1518,57 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacılar ..., ... mirasçıları, ... ve ... ile davalı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, uzman bilirkişilerin aynı tarihli rapor ve haritasında (B) harfi ile gösterilen 16898,26 m2 yüzölçümündeki bölümü ile (F) harfi ile gösterilen 2839,48 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin çayır niteliği ile mera özel siciline yazılmasına,aynı taşınmazdan ifrazen oluşan 1314 parsel sayılı taşınmazın rapor ve haritada gösterilen 3604,20 m2 yüzölçümündeki bölümü ile ifrazen oluşan 1351 parsel sayılı taşınmazın 2660,14 m2 yüzölçümündeki bölümünün su kanalı niteliği ile ... adına tapuya tesciline, 38 sayılı vergi kayıt maliklerinin fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 607,72 m2 yüzölçümündeki bölüm yönünden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden kamulaştırma bedeli talebinde bulunmakta muhtariyetlerine, dava konusu 1145 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi rapor ve haritasına göre 25641,85 m2 yüzölçümü ile davacılar ..., ... mirasçıları, ... ve ... ile davalı ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2012 tarih ve 1978/8 Esas, 2012/20 Karar sayılı önceki kararı, davacı Hazine, davacılar ... ve ..., davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 04.06.2013 tarih ve 2012/7746 Esas, 2013/10442 Karar sayılı ilamıyla; "dava konusu 1141 parsel sayılı taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığının duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmesi, davacı gerçek kişilerin iddiası yönünden ise davacılardan davada dayandıkları vergi kayıtlarında malik olarak gözüken kendi miras bırakanlarından gelen miras hakkına mı yoksa üst miras bırakan olan Seydo'dan mı gelen miras hakkına nı dayandıkları, başka bir deyişle miras yoluyla gelen hakka mı yoksa vergi kayıtları nedeni ile doğduğunu iddia ettikleri hakları dolayısıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine mi dayandıkları hususunun açıklattırılması, dava ve temyize konu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, tarafların kök miras bırakanı Seydo' ya ait olup olmadığı, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorularak olaylara dayalı bilgiler alınması, yapılan araştırma sonrasında dava ve temyize konu 1141 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı ve taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlendiği taktirde gerek davacı Hazinenin dava yönelttiği 1141 parsel sayılı taşınmaz gerekse davacı gerçek kişilerin dava açtığı 1097, 1128, 1135 ve 1145 parsel sayılı taşınmazlar yönünden somut olayın özelliğine göre davacı gerçek kişilerin davasının taşınmazların tespitlerine esas alınan vergi kayıt malikleri dolayısıyla doğan hakka dayandırdıkları belirlendiği taktirde dayanak vergi kayıtlarının birer zilyetlik belgesi niteliğinde olduğu, hukuken değer taşıması için zilyetlikle birleşmesi gerektiği hususunun gözönüne alınması, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonuca uygun bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı Hazinenin davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddine, dava konusu ... İlçesi ... Köyü 1141 nolu parselin ifrazından oluşan 1350 nolu parselin miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1141 nolu parselin ifrazından oluşan 1314 ve 1351 nolu parsellerin DSİ adına kanal vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, 1141 nolu parselin ifrazından oluşan 1352 nolu parselin davalı ölü ... mirasçıları adına, 1135 nolu parselin ifrazından oluşan 1305 nolu parsele ilişkin davacıların davasının reddine, 1305 nolu parselin ... mirasçıları adına, 1135 nolu parselin ifrazından oluşan 1306 nolu parselin kanal vasfıyla DSİ adına tapuya kayıt ve tesciline, 1128 nolu parselin ifrazından gelen 1291 nolu parselin davalı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, 1128 nolu parselin ifrazından gelen 1292 nolu parselin kanal vasfıyla DSİ adına tapuya kayıt ve tesciline, 1145, 1097 ve 1083 nolu parselin ... mirasçıları adına, dava konusu ... ilçesi ... Köyü 1077 nolu parselin tapulama komisyon kararının iptali ile harita mühendisinin raporuna ek krokisinde A harfi ile gösterilen kısmın aynı ada ve parsel numarasıyla ... mirasçıları;17501/70000 payının Hasan oğlu ...; 52499/70000 payının Hasan oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide B harfi ile gösterilen 6402 m2 lik kısmın aynı adaya son parsel numarası verilerek miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili, davacı ... mirasçıları vekili ve davacı ... ve Hamdiye vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul yönünden dosyada taraf teşkilinin sağlanmadığı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin de davada taraf olması gerektiği, esas yönünden ise bozma ilamı sonrasında 1097 ve 1128 numaralı parseller yönünden davaya müdahale dilekçesi sunulmuş olmasına rağmen hüküm kurulur iken bu hususun dikkate alınmadığı gerekçesi ile, ilk derece mahkemesi kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulmasını istemiştir. 2. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların muris ...'dan intikal etmesine ve müvekkilleri olan davacıların da 20 yıllık zilyetliği olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince davalı adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 3. Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazların muris ...'dan intikal etmesine ve müvekkili olan davacının da 20 yıllık zilyetliği olmasına rağmen Mahkemece davalı adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasının istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13 ve 14 üncü maddeleri, 3.Değerlendirme 1. Davacılar ... ve ... vekili ile davacı ... mirasçıları vekilinin 1135 (ifazı ile oluşan 1305 ve 1306 nolu parseller) ve 1083 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; çekişme konusu bu parsellere ilişkin 06.06.2012 tarih ve 1978/8 Esas, 2012/20 Karar sayılı önceki kararla, davanın reddi ile davalı ... adına tesciline karar verildiği, davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının temyiz başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, sonuç olarak dava konusu 1135 (ifazı ile oluşan 1305 ve 1306 nolu parseller) ve 1083 nolu parsellere yönelik verilen 06.06.2012 tarihli önceki kararın bu davacılar yönünden kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında; mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler gözetilerek 1135 (ifazı ile oluşan 1305 ve 1306 nolu parseller) ve 1083 nolu parseller yönünden temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacılar ... ve ... vekili ile davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı Hazine vekilinin dava konusu 1077 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2012 tarih ve 1978/8 Esas, 2012/20 Karar sayılı önceki kararıyla davacı Hazine'nin davasının kabulü ile çekişme konusu 1077 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, bu karara karşı tespit maliki davalı ... tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, bozma ilamı sonrası verilen, temyiz incelemesine konu son kararla bu kez 1077 nolu parselin A harfi ile gösterilen kısmının aynı ada ve parsel numarasıyla ... mirasçıları adına, B harfi ile gösterilen 6.402 m2 lik kısmının aynı adaya son parsel numarası verilemek suretiyle miktar fazlası olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği anlaşılmakta olup, 06.06.2012 tarihli önceki hükmün tespit maliki davalı ... tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davacı Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının bu parsel yönünden bozulması gerekmiştir. 3. Davacı - asli müdahil Hazine vekilinin dava konusu 1128 ve 1097 parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı - asli müdahil Hazine vekilinin, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında 27.10.2015 hakim havale tarihli dilekçesi ile dava konusu 1128 ve 1097 parseller yönünden davaya katılma isteğinde bulunduğu halde İlk Derece Mahkemesince, asli müdahil - davacı Hazinenin müdahale talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, bozmayı gerektirmiştir. 4. Davacı ... ve ... vekili ile davacı ... mirasçıları vekilinin dava konusu 1125, 1141, 1128 ve 1097 parseller hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında davacılardan davada dayandıkları vergi kayıtlarında malik olarak gözüken kendi miras bırakanlarından mı yoksa üst miras bırakan olan Seydo'dan gelen miras hakkına dayandıkları, başka bir deyişle miras yoluyla gelen hakka mı yoksa vergi kayıtları nedeni ile doğduğunu iddia ettikleri hakları dolayısıyla kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine mi dayandıkları hususunun açıklattırılması gereğine değinilmiş olmasına rağmen, 05.10.2016 tarihli celsede "Davacıların itiraz sebeplerinin, müşterek muris Seydo'ya yahut tespit dayanağı vergi kayıtlarına mı dayandıkları hususunda yazılı olarak beyanda bulunmak üzere davacı vekillerine iki haftalık süre verilmesine" denilmekle yetinilmiş, davacılar vekiline bu konuda beyanda bulunmak üzere yöntemine uygun şekilde kesin süre verilip, kesin sürenin sonuçları ihtar edilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. 4. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince, davacı vekiline, az yukarıda açıklanan bozma ilamı doğrultusunda yöntemine uygun şekilde kesin süre verilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ... ve ... vekili ile davacı ... mirasçıları vekilinin 1135 (ifrazı ile oluşan 1305 ve 1306 nolu parseller) ve 1083 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan sebeplerle REDDİ ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2. Davacı - asli müdahil Hazine vekilinin ve davacı ... ve ... vekili ile davacı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının (V.C.3.2.3.4) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ... ve ... ile davacı ... mirasçıları iadesine, 4. 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.