Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13279 E. 2024/4688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13279
Karar No
2024/4688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi KARAR : Davacı Hazinenin davasının reddine, tespit maliki-muteriz-davalıların davalarının kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Antalya ili Manavgat ilçesi Bereket Köyü çalışma alanında bulunan 137, 138, 232, 233, 255, 275, 276, 323 parsel sayılı sırasıyla 46.500,00 – 10.650,00 – 11.750,00 – 19.950,00 – 59.500,00– 9.100,00 ve 102.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 232 ve 233 parsel sayılı taşınmazlar tapu ve vergi kaydına, diğer taşınmazlar tapu kaydına dayanarak; 137 parsel sayılı taşınmaz Hazine, ... ve ... adına, 138 parsel sayılı taşınmaz Hazine ve ... adına, 232 parsel sayılı taşınmaz Hazine ve ... adına, 233 parsel sayılı taşınmaz Hazine ve ... mirasçıları adına, 255 parsel sayılı taşınmaz Hazine ve ... mirasçıları adına, 275 ve 276 parsel sayılı taşınmazlar Hazine ve Ahmet kızları ... ve ... mirasçıları adına, 323 parsel sayılı taşınmaz Hazine ve ... adına tarla vasfıyla tespit edilmiş; 232 ve 233 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ..., ..., 275 ve 276 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Ahmet kızı ... mirasçılarından ... ve ..., 323 parsel sayılı taşınmaz yönünden Ahmet kızı ... mirasçılarından ... ve ... ile ... Kadastro Komisyonuna itiraz etmiştir. Davacı Hazine tarafından, davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil ve elatmanın önlenmesi davaları, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyaları birleştirilerek yargılama yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesinin 232 ve 233 parsel sayılı taşınmazlara yönelik vermiş olduğu ayrı ayrı davanın reddine dair kararlar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamlarında özetle; “tarafların dayandığı tapu kayıt uygulamasının yetersiz olduğu , Hazinenin mahlulat kaydı ile beraber kesin hükme de dayandığı, kesin hükme dayanak teşkil eden haritanın mahallinde uygulanarak nizalı taşınmazları kapsadığının belirlenmesi halinde Hazinenin davasının kabul edilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; özetle “mahlulat kaydının mülkiyet belgesi olmadığı, davalıların dayandığı tapu kayıtlarının taşınmaza uyduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı ancak sınırların sabit olmaması nedeniyle tapu miktarlarına itibar edildiği, 1984 tarihli keşifte dinlenen beyanlardan taşınmazların dava tarihinden önceki süreçte davalıların kullanımında olduğunun anlaşıldığı, 766 Saylı Kanun uyarınca her bir taşınmaz için belgesizden 100 dönüm yer kazanılabileceği” gerekçesiyle davacı Hazinenin; tescil ve müdahalenin önlenmesi davasının reddine ve tespit maliki-muteriz-davalıların davalarının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13279, K. 2024/4688, T. 10.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-13279-e-2024-4688-k-504153c819a2