Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13272 E. 2024/6820 K. – Tespite İtiraz

Konu: Tespite İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13272
Karar No
2024/6820
Karar Tarihi
Konu
Tespite İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/76 E., 2020/31 K. DAVA TARİHİ : 06.03.2008 KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine, Orman İdaresi, davacı ... ..., davacı ... ve asli müdahil ... vekili, davacı ... vekili, ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Erzurum ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan çekişmeli 101 ada 9 parsel ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar, 2008 yılında yörede 4. madde uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ..., 2008/1 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün kendilerine ait Nisan 320 tarihli 329 ve 333 sayılı tapu kayıtları ile 1930 tarihli ve 5 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığını ve kadimden beri çayır ve tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... köyü muhtarı ..., mera iddiasıyla, 2008/2 sayılı dosyada 103 ada 1 ve 103 ada 9 sayılı parseller hakkında dava açmıştır. Davacı ..., 2008/3 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün kendilerine ait Temmuz 1952 tarihli 15, 16 ve 17 sayılı tapu kayıtları ile Şubat 940, 941, 942 tarihli ve 11 tane tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., ..., ..., ... ve ..., 2008/6 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün kendilerine ait Haziran 1952 tarihli 51 ve 52 sayılı, Ocak 1961 tarihli ve 25 sayılı tapu kayıtları ile 28.01.1960 tarihli ve 1960/24 sayılı tescil ilâmının kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., 2008/7 Esas sayılı dosyada 05.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün müvekkillerinin murisi olan ... ... adına tapuda kayıtlı olduğu ve kadimden beri çayır ve tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile murisi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., 2008/8 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün murisi olan ... Karaurgan adına tapuda kayıtlı olduğu ve kadimden beri çayır ve tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., 2008/10 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün murisi olan ... ve ... adına tapuda kayıtlı olduğu ve kadimden beri çayır ve tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... ve ..., 2008/11 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün kendilerine ait Aralık 1942 tarihli ve 10 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., 2008/12 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün kendilerine ait Eylül 1985 tarihli 1 ve sayılı tapu kayıtları kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., 2008/13 Esas sayılı dosyada 07.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün adına tapuda kayıtlı olan Şubat 94 Daimi ve 6, 7, 8 sıra nolu tapu kayıtları ile Mart 308 tarihli 9, 10, 11 ile Teşrini Sani 92 tarihli ve 9 sıra nolu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını ve kadimden beri çayır ve tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ..., ..., ... ve ... vekili, 2008/21 Esas sayılı dosyada 06.03.2008 tarihli dava dilekçesi ile, çekişmeli 101 ada 9 ile 103 ada 1 parsellerin içinde kalan bir bölümün müvekkillerinin murisi olan ... ... adına tapuda kayıtlı olduğu ve kadimden beri çayır ve tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek taşınmazın dava konusu edilen bölümünün orman vasfının iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, fiilî ve hukukî irtibat nedeniyle davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonucunda, çekişmeli taşınmazların orman içi açıklık vasfında olduğu ve böylece kazanımının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacıların davalarının reddi ile dava konusu 103 ada 1 ve 101 ada 9 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline dair verilen hükmün, davacılar vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.02.2013 tarihli ve 2012/11975 Esas, 2013/1789 Karar sayılı ilamıyla; "çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu sebeple zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı; tapu kaydı kapsamında kaldığı iddia edilen bazı bölümlerin ise eski tarihli memleket haritaları ve hava fotoğraflarında orman sayılan alanda kalması nedeniyle 4785 sayılı Kanun gereğince orman sayıldığı ve kazanımının mümkün olmadığı belirtilerek 2008/7, 2008/8, 2008/10, 2008/13 ve 2008/21 Esas sayılı dosyaların tamamı ile, 2008/3 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (B) ve (D) ile 101 ada 9 sayılı parselin (I), (İ), (G) ve (J) kısımları, 2008/1 sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (G) kısmı, 2008/12 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (B), (D), (E), (F), (H) ve (I) kısımları, 2008/6 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (B), (E) ve (F) kısımları, 2008/11 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (E), (F) ve (G) kısımlarına ilişkin olarak yapılan temyiz itirazlarının reddi hükmün bu bölümler yönünden onanmasına; geriye kalan 2008/2 Esas sayılı dosya ile, 2008/3 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (A) ve (C) ile 101 ada 9 sayılı parselin (E), (H) ve (F) kısımları, 2008/1 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) kısımları, 2008/12 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (A) ve (C) kısımları, 2008/6 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (A), (C) ve (D) kısımları, 2008/11 Esas sayılı dosyada 103 ada 1 sayılı parselin (A), (B), (C) ve (D) kısımlarına ilişkin olarak yapılan temyiz itirazları yönünden ise "davacıların dayandığı tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Müdürlüğünden getirtilerek, tapu kaydına dayanan davacı tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdî, irsî ilişkisi sorulup saptanması, bu nedenle kayıt maliki ya da maliklerinin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile kayıt örnekleri, ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmesi ya da bu konuda istihsal edilmiş veraset belgesi varsa ibraz ettirilmesi, bu yolla irsî ilişkinin sağlıklı biçimde duraksamasız belirlenmesi, akdî ilişkiye dayanıldığı takdirde ilgiliden bu konudaki delillerinin sorulup saptanması, kayda dayanan tarafın tapu kayıt maliki ya da malikleri ile akdî ya da irsî ilişkisi saptandığı takdirde tarafların dayandığı tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediğinin, ilgili tapu ve kadastro müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanması, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ya da taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, davacılar Ahmet Taştan ve arkadaşlarının dayandığı Ocak 1961 tarihli ve 25 sayılı tapu kaydının dayanağı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.1960 tarihli ve 1960/24 sayılı tescil ilâmının dayanağı tescil krokisinin getirtilmesi, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyalarının getirtilmesi, dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20 nci maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, uygulamada kayıtların revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulması, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların orman içi açıklığı olarak değerlendirilemeyeceğinin gözönünde bulundurulması, davacı köyün mera iddiasıyla açtığı davada taşınmazların mera niteliğinde olup olmadıklarının usulüne uygun olarak araştırılması" hususlarına işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Erzurum ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 101 ada 9 ve 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 27.11.2019 tarihli teknik krokide 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen toplam 1.051.280,57 metrekarelik bölümü ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen toplam 648.434,24 metrekarelik bölümünün mera vasfı ile Hazine adına sınırlandırılmasına ve mera özel siciline kaydına; 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (E), (H) ve (F) harfleri ile gösterilen toplam 16.353,24 metrekarelik bölümleri ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (A) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 37.223,97 metrekarelik bölümlerinin tarla vasfıyla ... mirasçıları adına; 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (A), (C), (F) harfleri ile gösterilen toplam 27.966,41 metrekarelik kısmın tarla vasfıyla, ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (B), (D), (E) harfleri ile gösterilen toplam 62.124,53 metrekarelik bölümünün tarla vasfıyla ... mirasçıları adına; 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (A) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 35.916,51 metrekarelik kısmın tarla vasfıyla ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 103 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (D) harfi ile gösterilen toplam 15.929,85 metrekarelik kısmın tarla vasfıyla ... mirasçıları adına; 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen toplam 21.814,85 metrekarelik bölümünün tarla vasfıyla ... ... mirasçıları adına; 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 2.120.505,72 metrekarelik bölüm ile 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 2.959.691,02 metrekarelik bölümün orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline'' karar verilmiş, hüküm davalı Hazine, Orman İdaresi, davacı ... ..., davacı ... ve asli müdahil ... vekili, davacı ... vekili, ..., ..., ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılmıştır. 1. Dava ve temyize konu konu 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 27.11.2019 tarihli teknik krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, çekişmeli taşınmazların mera vasfı taşıyan yerlerden olduğu ve miktarı itibariyle orman içi açıklık niteliği taşıyan yerlerden olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yukarıda belirtilen bölümler yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararının bu bölümler yönünden onanması gerekmiştir. 2. Bilirkişinin 27.11.2019 tarihli teknik krokisinde, ... mirasçıları adına tesciline karar verilen edilen 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (E), (H) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümleri ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine; ... adına tesciline karar verilen 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (A), (C), (F) harfleri ile gösterilen bölümlerine; ... mirasçıları adına tesciline karar verilen 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (B), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerine; ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tesciline karar verilen 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerine; ... mirasçıları adına tesciline karar verilen 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (D) harfi ile gösterilen bölümüne ve ... ... mirasçıları adına tesciline karar verilen 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın teknik krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik, davacı ..., ..., ... ve arkadaşları ve asli müdahil ... ile davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, temyize konu taşınmaz bölümlerinin orman içi açıklık niteliğinde olduğu ancak çekişmeli bölümlerin davacıların tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli olmadığı gibi, bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; davacı gerçek kişiler, tapu kayıtlarına dayanarak dava açmışlardır. Tapulu yerler, orman içi açıklık olarak değerlendirilmeyeceğinden, dayanılan tapu kayıtlarının usûlüne uygun olarak uygulanarak davalı yerlere uyup uymadığının belirlenmesi zorunludur. Ne var ki Mahkemece dayanak tapular usulünce zemine uygulanmadığı gibi, davacı ... tarafından bozma öncesinde dosyaya sunulan tapu kayıtlarından farklı tapu kayıtları bozma sonrası keşifte zemine tatbik edilmeye çalışılmış, davacılara çekişmeli parsellerden hangisi için hangi tapu kaydına dayandıkları açıklattırılmamış, talepleri somutlaştırılmamış, böylece dosyaya birçok tapu kayıt delili sunulması sebebiyle tapu kayıtları arasında karışıklık meydana getirilmiş, davacılar ... ve arkadaşlarının dayandığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.1960 tarihli ve 1960/24 sayılı tescil tescil dosyasının arşivin zarar görmesi nedeniyle bulunamadığı belirtilmişse de, tescil krokisi detaylı olarak araştırılmamış, tescil dosyası bulunamasa dahi, kararın dayanağı olan krokinin Mahkeme ve tapu arşivinden veyahut taraflardan araştırılarak temin edilmesi hususu titizlikle yerine getirilmemiş, tapu kayıtları keşif esnasında komşu parsel kayıtları ile sağlıklı şekilde denetlenmemiş, mahalli ve tespit bilirkişilerin soyut beyanlarıyla yetinilmiş, davaya asli müdahil olan ... bakımından denetime elverişli bir hukuki gerekçe gösterilmeden hüküm kurulmuş, dava konusu taşınmazlara ilişkin ... Kadastro Mahkemesinde ... ve ...'ın açmış olduğu 2008/14 Esaslı dava Yargıtay (Kapatılan 20. Hukuk) Dairesinin 2013/1167 Esas, 2013/7109 Karar sayılı kararıyla eldeki dosya ile birleştirilmesi gerekçesiyle bozulmuşsa da, dava konusu taşınmazlara ilişkin davaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166 ve devamı maddeleri gereğince birleştirilmesine karar verilmemiştir. O halde Mahkemece, öncelikle davacılara süre verilerek çekişmeli parsellerden hangisi için hangi tapu kaydına dayandıklarını açıklamaları istenmeli, davacılar ... ve arkadaşlarının dayandığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.1960 tarihli ve 1960/24 sayılı tescil kararının dayanağı olan kroki Mahkeme ve tapu arşivinden veyahut taraflardan araştırılarak temin edilmeli, davacıların talepleri somutlaştırıldıktan sonra, önceki bozma ilamında de değinildiği üzere eski belgelerde orman sayılmayan yerlerden olan ve fakat orman içi açıklık olduğu sabit olan taşınmaz bölümlerinin yalnızca hukuki kıymeti olan tapu kayıtları ile kazanımının mümkün olduğu gözetilerek, tapu kayıtlarının çekişmeli bölümleri kapsayıp kapsamadığının tespiti amacıyla mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla keşif icra edilmeli, taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında davacıların dayandığı tapu kayıtları ve tescil krokisi okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, sınırlar komşu parsellere ilişkin kayıtların dayanakları var ise bunlarla denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı hususu da irdelenerek, dosya safahatı uyarınca kazanılmış haklara da riayet etmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının dava konusu 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 27.11.2019 tarihli teknik krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü ile 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne taşınmaz bölümleri yönünden ONANMASINA, Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle; Davalı Hazine, Orman İdaresi, davacı ... ..., davacı ... ve asli müdahil ... vekili, davacı ... vekili, ..., ..., ve ... vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca anılan yukarıda anılan taşınmaz bölümleri yönünden BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13272, K. 2024/6820, T. 25.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-13272-e-2024-6820-k-34fc3df4fda3