Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13230 E. 2024/5484 K.

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13230
Karar No
2024/5484
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/19 E., 2020/7 K. KARAR : Kısmen red Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ve müşterekleri vekili, davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ... ve davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kırşehir ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevkii çalışma alanında bulunan temyize konu, 129 ada 6,7, 18,19,20,21,22,25 ve 26, 130 ada 1,2,9,10,12 ve 13, 141 ada 71 ve 39, 142 ada 3,5,8 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar muhtelif yüz ölçümleri ile 1988 tarihinde mera olarak, 129 ada 4 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde ... adına, 129 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ise tarla niteliğinde ... adına tespit edilmiştir. Asıl ve birleşen davalarda, davacılar, dava konusu taşınmazları 30-40 yıldır tarla olarak kullanıldıklarını, taşınmazların mera ile ilgisi bulunmadığını belirterek, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Ayrı esaslarda yapılan yargılamalar sonucunda, davaların kabulüne dair verilen kararlar, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 1994 tarihli ilamları ile eksik araştırma ve inceleme nedeni ile bozulmuştur. Bozma ilamları üzerine, dava dosyalarının birleştirilmesi üzerine, yapılan yargılama neticesinde, mahkemece, her bir taşınmaz için ayrı ayrı yapılan değerlendirmeler sonucunda, toplanan deliller sonucunda hazırlatılan 03.07.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, dava konu taşınmazların çevresindeki komşu parsellerin mera olduğu ve kullanımda olmadığı ayrıca öncesinde mera olduğu ancak mera vasfını kaybettiği, hal böyle olunca, oluşan vicdani kanaate dava konusu taşınmazların öncesinde mera olduğu sonradan ekilip biçilmesinin bu vasfını değiştirmeyeceği Kadastro kanunun 16/B ve 18/2 maddeleri uyarınca açılan davaların reddi gerektiği, dava konusu olan ve temyize konu olmayan 141 ada 34 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise hata sonucu dava açıldığından bu parsele ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesi gerektiği, yine, dava konusu olan ve temyize konu olmayan 140 ada 7 parsel sayılı taşınmazın eksik miktarda tescil edildiği iddiasıyla dava açıldığından, bu parsel yönünden kısmen redde karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile, açılan davanın kısmen reddi ile; davacı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve müşterekleri, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ün açtığı davaların reddine, dava konusu Kırşehir ili ... ilçesi ... Köyü ... mevki 142 ada 11 parsel, 141 ada 71 parsel, 130 ada 1 parsel,130 ada 9 parsel,142 ada 8 parsel,129 ada 7,9 ve 20 parsel,130 ada 13 parsel,129 ada 6 ve 20 parsel,130 ada 13 parsel,129 ada 6 ve 21 parsel, 129 ada 18 parsel,130 ada 2 parsel, 129 ada 25 parsel, 130 ada 22 parsel, 141 ada 39 parsel, 130 ada 12 parsel, 129 ada 2 parsel,141 ada 74 parsel,141 ada 32 parsel, 129 ada 26 parsel,142 ada 3 parsel, 130 ada 14 parsel,142 ada 21 parsel, 129 ada 19 parsel, 129 ada 23 parsel, 142 ada 39 parsel, 129 ada 22 parsel,130 ada 10 parsel, 141 ada 40,41 ve 42 parsel, 141 ada 36 parsel, 142 ada 5 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kayıt ve tesciline,141 ada 34 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığına,140 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 7000 m2 lik kısmı için açılan davanın reddine, kalan bölümünün tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm, davacı ... ve müşterekleri vekili, davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir. 1)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... ve müşterekleri vekili, davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ... mirasçılarının tüm, davacı ... mirasçı ...'ın 129 ada 9 parsel dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddi ile, temyize konu olan 129 ada 6,7, 18,19,20,21,22,25 ve 26, 130 ada 1,2,9,10,12 ve 13, 141 ada 71 ve 39 , 142 ada 3,5,8 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden onanmasına, 2) Davacı ... mirasçı ...'ın temyiz itirazlarına gelince, davacı ..., 11.05.1988 tarihli dava dilekçesinde, dava konusu 129 ada 7,20 ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dava açmış, 23.03.1989 tarihli celse de, 129 ada 9 parsel sayılı taşınmaza hatalı olarak dava açtığını, taşınmazın kardeşi ... adına tespit edildiğini belirterek, itirazından vazgeçtiğini imzalı beyanı ile teyit etmiştir. Bu durumda, Mahkemece, 129 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin bir dava olmadığı gözetilmeden, bahsi geçen parsel hakkında, tespit gibi tescile karar verilmesi gerekirken, tespitin iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle, 129 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ : Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... ve müşterekleri vekili, davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ..., davacı ... mirasçılarının tüm, davacı ... mirasçı ...'ın sair itirazlarının reddi ile, hükmün 129 ada 6,7, 18,19,20,21,22,25 ve 26, 130 ada 1,2,9,10,12 ve 13, 141 ada 71 ve 39, 142 ada 3,5,8 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ONANMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle, davacı ...'ın 129 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün bu parsele ilişkin olarak, HMK'nin Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ...'a iadesine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20'şer TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, Taraflarca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13230, K. 2024/5484, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-13230-e-2024-5484-k-196d275b0652