Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/13206 E. 2022/168 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/13206
Karar No
2022/168
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün Orman İdaresi, Hazine vekili ile davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; ''mahkemece yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, hükme esas alınan uzman bilirkişi raporlarındaki incelemelerin birbiriyle çelişkili ve yetersiz olduğu, taşınmazların İbrahim mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği konusundaki beyanların kanaat vermekten uzak olduğu ayrıca taşınmazların orman içi açıklık olup olmadıkları ve davacı ve davalı gerçek kişilerin tutunduğu, dağ, kaya, orman gibi değişir ve genişletilmeye elverişli sınırlar içeren 173, 174, 175, 176 numaralı vergi kayıtlarının kapsamlarının belirlenmediği, asıl taşınmaz orman ya da orman içi açıklığı durumunda değilse bile kayıt miktar fazlasının sınırdaki orman parselinden kazanıldığı ve zilyedlikle iktisap edilemeyeceği düşünülmeli, 3402 Sayılı Yasa'nın 14/1. maddesinde yazılı sınırların aşılıp aşılmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi'' gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde; Davacı ... ...'nun davasının feragatten reddine, ... İlçesi ... Köyü 101 ada 17 ve 149 parsel, 106 ada 29 parsel, 108 ada 85, 88, 91 ve 145 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarındaki vasıfla ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/288 Esas 2015/628 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen paylar oranında tarafların ortak miras bırakanı ... ve ... oğlu ... varisleri adına; 101 ada 135 parselin 72 pay kabul edilerek payları oranında ... ve müşterekleri adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... İdaresi ve Hazine vekili ile davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır şöyle ki; öncelikle çekişmeli 101 ada 17 ve 149 parsel, 106 ada 29 parsel, 108 ada 85, 88, 91 ve 145 parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olup olmadıklarını belirlenmemiş en eski tarihli hava fotoğrafları incelenmeksizin, denetime elverişli olmayacak şekilde 1973 ve 1985 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi ile yetinilmiştir. Çekişmeli taşınmazlardan; 101 ada 135 parsel yönünden bilirkişi raporlarında zilyetlik kazanma koşullarının oluştuğundan bahsedilmiş ise de; taşınmazın orman içi açıklıkta kalıp kalmadığı, üzerindeki ağaçların türü ve sayısı açıklanmamış, dosyadaki mevcut hava fotoğraflarında dahi taşınmazın farklı bölümlerinin farklı renk tonlarında gözüktüğü anlaşıldığı halde, tamamında imar ihyanın tamamlandığı ve zilyetlik şartlarının oluştuğu sonucuna nasıl ve ne şekilde varıldığı komşu parsellerle karşılaştırılarak bilimsel olarak açıklanmamıştır. 101 ada 145 parsel sayılı taşınmazın 1973 ve 1985 tarihli hava fotoğrafları jeodezi bilirkişi tarafından incelenmiş ise de bu parsel üzerinde kullanım olup olmadığı ve zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişi raporunda hiç bir açıklama yapılmamıştır. 101 ada 149 parsel sayılı taşınmaz yönünden orman bilirkişi raporunda 1973 tarihli hava fotoğrafında kullanım olmadığından bahsedildiği halde jeodezi bilirkişi raporunda 1973 yılı hava fotoğraflarında kullanım olduğundan bahsedildiği görülmekle, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmuştur. 101 ada 85, 88 ve 91 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde kullanım ve zilyetlik şartlarının oluştuğundan bahsedilmiş ise de hava fotoğrafları üzerinde usulüne uygun denetlenebilir şekilde gösterilmediklerinden bu sonuca varılması doğru olmadığı gibi taşınmazların orman içi açıklık vasfında olup olmadıkları hususu da hiç tartışılmamıştır. Yine kök muris İbrahim adına 16 adet vergi kaydı olduğu, işbu dosyada kök murise ait olduğu iddia edilen 8 adet taşınmaz ve bu dosyadan tefrik edilen 11 adet taşınmaz olmak üzere toplam 19 parça taşınmaz bulunduğu anlaşılmakla, vergi kayıtları yönünden hiçbir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, öncelikle hangi vergi kaydının hangi parsele ait olduğunun kök muris İbrahim mirasçılarından açıklaması istenmeli işbu dosyadan tefrik edilen diğer parseller yönünden de aynı vergi kayıtlarına dayanılıp dayanılmadığı araştırılmalı yapılacak keşifte bu kayıtlar uygulanmalıdır. Ayrıca çekişmeli taşınmazlarda zilyetlik şartları oluştuğu takdirde kişiler adına tescil edilecekse sulu arazide 40 dönüm kuru arazide 100 dönüm sınırlamasına dikkat edilmeli tefrik edilen parsellerden hariç işbu dosyadaki 8 adet taşınmazın yüzölçümü toplamının dahi 218 dönüm civarında olduğu göz önüne alındığında kayıtların doğru uygulanması ve kanunca belirlenen yasal sınırların aşılıp aşılmadığının tespiti önem arz etmektedir. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının (1950, 1973, 1975, 1985, 1999) tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri, tarafların dayandıkları vergi kaydı örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (...veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; yine kök muris İbrahim'e ait vergi kayıtlarından hangisinin, hangi çekişmeli taşınmaza ait olduğunu kök muris İbrahim mirasçılarınca açıklandığı taktirde işbu dosyadan tefrik edilen parsellerde dikkate alınmak suretiyle dayanılan vergi kayıtlarının köyü, mevkii ve tüm sınırları tek tek okunarak mahalline uygulanmalı, gösterilen sınırların uzman fen bilirkişisine işaret ettirilerek bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı bu şekilde hangi vergi kaydının hangi taşınmazı kapsadığı ve zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli ve zilyetlik ile birleşmeyen vergi kaydının hukuki değer taşımayacağı düşünülmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenle davalı ... İdaresi ve Hazine vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/13206, K. 2022/168, T. 11.01.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-13206-e-2022-168-k-ca829615f7fe