Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12674 E. 2023/5736 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12674
Karar No
2023/5736
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/203 E., 2013/120 K. VEKİLİ : Avukat ... DAVALILAR : ... vd. VEKİLİ : Avukat ... DAVA TARİHİ : ... KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ve katılma yolu ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R Davacı ... İdaresi, 14.10.2005 tarihli dilekçesinde; ... ili ... Köyü 110 ada 29 ... parsel ... taşınmazın, yörede 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre kısmen orman sınırları içerisinde kaldığını öne sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli ... Köyü 110 ada 29 ... parselin, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesi kararı ile orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek, davalıların murisi ve bayinin adına tapuya tescil edilen 121 ... parselden paftaların yenilenmesi ile oluştuğu, orman sayılmayan yerlerden olduğu konusunda kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle verilen davanın reddine dair öncek karar, davacı ... İdaresi vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2008 tarihli ve 2008/7667 Esas, 2008/11915 Karar ... ilamıyla; " ... İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, 121 ... orman parselinden hükmen ifraz edilip davalılar bayii ve murisi adına tapuya tescil edilen 121 ... parselin krokisi ve yüzölçümünün; bu parselden paftanın yenilenmesi ile oluşan çekişmeli 110 ada 29 ... parselin çap krokisi ile yüzölçümünden farklı olup, mahkemece bu farklılığın nedenleri üzerinde durulmadığı, köşe noktalarının koordinatları alınmak suretiyle, çekişmeli 110 ada 29 ... parselin çap krokisi ile yenilemeden önceki 121 ... parselin çap krokisi çakıştırılıp, çekişmeli 110 ada 29 ... parselin 121 ... parselin çap krokisi içinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa ne kadarının kaldığının yöntemince saptanmadığı, kesinleşmiş mahkeme kararının, 121 ... parselin çap krokisi içinde kalan bölümleri için hüküm ifade edeceğinin düşünülmediği açıklanarak, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 18.12.1954 tarihli ve 1953/210-64 ... karar ve eki 121 ... parselin tescil krokisinin uygulanarak kapsamının belirlenmesi, daha sonra 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 ... Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanun'un 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49 uncu maddesinde yazılı ' orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır ' hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin ' Teknik İşler ' başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılması, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 - 7 adet orman sınır noktasının bulunup röperlenmesi, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağının sağlanması, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, kesin hüküm krokisi kapsamı dışındaki alanlar için kesin hükümden söz edilemeyeceği düşünülerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davanın kısmen kabulü ile, ... ada 29 nolu parselin 03.04.2012 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokide A1 ile gösterilen 498,70 m2, A2 ile gösterilen 56,03 m2, A3 ile gösterilen 78,00 m2, A4 ile gösterilen 154,03 m2, A5 ile gösterilen yerin 30,68 m2 lik yerin iptali ile orman vasfi ile tapunun Hazine adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve katılma yolu ile davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ve tapuya tesciline ilişkin olup, hemen belirtmek gerekir ki, İlk Derece Mahkemesince verilecek hükmün, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli olması gerektiği gibi, çekişmeli taşınmazın geometrik şeklini değiştirir şekilde verilen hükümlerin fen bilirkişi raporuna dayanması ve bu rapor ile irtibatlandırılması da hükmün infazı açısından zorunludur. Somut olaya gelince; hükmüne uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca tanzim olunan bilirkişi kök raporu ve hükme esas alınan 03.04.2012 tarihli ek raporda, A1, A2, A3, A4 ve A5 harfleri ile gösterilen toplam 1.657,04 m2 lik taşınmaz kısmının kesin hüküm krokisi ile farkılık gösterdiği, sebebinin de ilk ölçümün grafik usulle yapılması ve yeterli kırık nokta alınmamasından kaynaklandığı, orman tahdit hattına göre A1 harfi ile gösterilen 498,70 m2 lik kısmın tamamının, A2 ile gösterilen 491,08 m2 lik kısmın 56,03 m2 lik kısmının (56,03 m2 lik kısım rapor eki krokide ayrıca gösterilmeksizin), A3 harfi ile gösterilen 170.75 m2 lik kısmın 78,01 m2 lik kısmının (78,01 m2 lik kısım rapor eki krokide ayrıca gösterilmeksizin), A4 harfi ile gösterilen 422.75 m2 lik kısımn 154,03 m2 lik kısmının (154,03 m2 lik kısım rapor eki krokide ayrıca gösterilmeksizin), A5 harfi ile gösterilen 61,06 m2 lik kısmın ise 30,68 m2 lik kısmının (30,68 m2 lik kısım rapor eki krokide ayrıca gösterilmeksizin) kesin hüküm kapsamı dışında orman tahdit sınırları içerisinde kalan bölümler olduğu açıklanmış, ancak hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edilmesine rağmen, taşınmazın yenileme kadastrosu ile artan yüz ölçümü ile kesin hüküm krokisindeki fark alanının aynı olup olmadığı, farklılık varsa nedenleri üzerinde durulmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince bilirkişilerden, yukarıda açıklandığı şekilde, dava konusu taşınmazın kesin hüküm krokisi kapsamı dışında, kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarının ayrı ayrı gösterildiği, taşınmazın yenileme kadastrosu ile artan yüz ölçümü ile kesin hüküm krokisindeki fark alanının aynı olup olmadığının, farklılık varsa nedenlerinin açıklandığı, infaza elverişli ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, infazı kabil olmayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Açıklanan nedenlerle; Davacı ... İdaresi vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 ... HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre davacı ... İdaresi vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12674, K. 2023/5736, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-12674-e-2023-5736-k-12efa604f6eb