Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12582 E. 2023/4265 K. – Orman Kadastros
Konu: Orman Kadastrosuna İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/12582
- Karar No
- 2023/4265
- Karar Tarihi
- Konu
- Orman Kadastrosuna İtiraz
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/467 E., 2019/302 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, yörede 2005 tarihinde ilk kez yapılan ve 12.7.2005 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında Çorlu ilçesi Yenice Köyünde bulunan 138 ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait sınırlamanın iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasını istemiştir. 2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 12.07.2005 tarihinde altı aylık süreyle ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; yapılan orman kadastrosu çalışmasının hukuka ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2016 tarih ve 2015/322 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile, "davanın kabulüne, Çorlu ilçesi Yenice Mahallesi Karaağaç Mevkiinde bulunan 138 ada 5 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın orman tahdit sınırları içerisine alınmasına ilişkin 94 nolu orman kadastro komisyonu başkanlığı işleminin iptali ile dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 13.04.2016 tarih ve 2015/322 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarih ve 2018/1918 Esas, 2018/5420 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli olmadığı, 01.02.2016 tarihli orman bilirkişi heyeti raporunda taşınmazların 1939, 1954, 1986, 1993 tarihli hava fotoğrafları ve 1957, 1973, 1987 ve 1997 tarihli memleket haritalarındaki konumu değerlendirilmiş ise de rapor ekinde memleket haritalarının kadastro paftası ile çakıştırılmadığı, incelendiği bildirilen hava fotoğraflarının rapora eklenmediği, taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanakları, davalı iseler dava dosyaları, kesinleşmiş iseler tapu kayıtları dayanaklarının getirtilerek dosya içine konulmadığı, bu doğrultuda taşınmazın niteliği hususunda duraksama oluştuğu, Dairenin 29/05/2017 tarihli iade kararı ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri kapsayan 1960-70'li yıllara ait hava fotoğrafı ve bunlardan elde edilen memleket haritalarının bulunduğu yerden getirtilmesi, dava konusu taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafı üzerinde gösterilmesi, hava fotoğrafının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şeklinin detaylı olarak incelenmesi için ek rapor alınmasının istendiği, iade ile alınan 09.02.2018 tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde dava konusu taşınmazın 1939, 1954, 1968, 1970, 1974, 1986, 1993 ve 1997 tarihli hava fotoğrafları üzerinde gösteriminin yapıldığı, 26.02.2018 tarihli orman bilirkişi heyetinin ek raporunda ise, dava konusu taşınmazın 1968, 1970 ve 1973 tarihli hava fotoğraflarındaki durumunun hükme esas alınan raporda incelenen 1939, 1954, 1986, 1993 tarihli hava fotoğrafları ile örtüştüğünün belirtilmesi ile yetinildiği, hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesinin ise yapılmadığı, bu hali ile bilirkişi raporlarındaki eksikliklerin giderilmediği, dosya kapsamı dava konusu edilen taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli görülmediği, ayrıca UYAP üzerinden yapılan kontrolde dava konusu taşınmaza komşu pek çok taşınmaz hakkında kişilerce açılmış orman kadastrosuna itiraz davası bulunduğu, eldeki dosya kapsamında mahkemece yapılan keşif ve yargılama esnasında ise komşu taşınmazlar hakkında benzer nitelikteki dava dosyalarının nazara alınmadığı, yetersiz araştırma ve incelemeye, denetlenemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğu, anılan eksikliklerin giderilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm kurulması" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, Çorlu İlçesi, Yenice Mahallesi Karaağaç Mevkiinde bulunan 138 ada 5 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın orman tahdit sınırları içerisine alınmasına ilişkin 94 nolu orman kadastro komisyonu başkanlığı işleminin iptali ile dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları dışına çıkarılmasına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itiraz gerekçelerinin karar verilirken dikkate alınmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu edilen taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1, 7 ve 11 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına rağmen, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edilmesi, ağaçların cinsinin, ortalama yaşının, kapalılık oranının, hakim ağaç türünün ve kullanım şeklinin detaylı olarak incelenmesi istenmiş olup, bu doğrultuda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, en eski tarihli olan 1939 hava fotoğrafında yapılan incelemede, dava konusu yerin açık alan olduğu belirtildiği halde, söz konusu hava fotoğrafında taşınmazın kuzeydoğu ve kuzeybatı kesimlerinde yer yer görünen koyulukların ne olduğu / neden kaynaklandığı açıklanmamış ve böylelikle bilirkişilerce yapılan tespit ile hava fotoğrafındaki görünüm çeliştiği halde halde bu çelişki üzerinde durulmadığı gibi, çekişme konusu taşınmazın orman toprağı olup olmadığı yönünde de tereddütsüz bir belirleme yapılmamıştır. Ayrıca; davaya konu taşınmazın, komşu parsellerle birlikte bir bütün olarak değerlendirmesi yapılarak orman sayılan yerlerden olup olmadığı da ortaya konulmamış; zira, Uyap'ta yapılan araştırma sonucu, dava konusu parsele komşu 138 ada 4, 138 ada 6 ve 138 ada 7 parsel sayılı taşınmazların orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde bırakılan kısımlarına yönelik olarak, kişilerce açılan orman kadastrosuna itiraz davalarının reddedildiğinin ve anılan komşu parsel kısımlarının öncesinin orman olduğunun kesinleştiğinin anlaşılması ve dosya arasında bulunan komşu 138 ada 6 ve 7 parsellere ilişkin1939 tarihli hava fotoğrafının incelenmesinde dava konusu 138 ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içinde bırakılan kısmının öncesinin orman olup olmadığı hususunda tereddüt oluşması karşısında, 138 ada 5 parselin dava konusu edilen kısmının, anılan komşu parsel kısımlarından hangi unsurlarla ayrıldığının belirlenmesinin gerektiği anlaşılmasına rağmen, bu yönde her hangi bir araştırma yapılmamış ve böylelikle yeterli olmayan araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. 2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, dosya kapsamında bulunan memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ile birlikte, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ile hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yapacak jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte; dosya kapsamında yer alan harita ve fotoğraflar, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 45 inci maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 1.6.1988 tarihli ve 31/13 E. K.; 14.3.1989 tarihli ve 35/13 E. K. ve 13.6.1989 tarihli ve 7/25 E. K. sayılı kararlarıyla iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 Sayılı Kanun) 14 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre (eğimölçer) aletiyle ölçülmek ve memleket haritasındaki münhanilerden de yararlanılmak suretiyle kesin olarak tespit edilmeli; hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritasıyla irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal - renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine (kadastro paftası yok ise, çekişmeli taşınmazların ölçekli krokisi), yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurlar tek tek sayı olarak tarif edilmeli, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü ve kullanım şekli detaylı olarak incelenmeli; şahıslarca açılan orman kadastrosuna itiraz davaları sonucu orman olduğu kesinleşen yukarıda belirtilen komşu parsel kısımları ile İlk Derece Mahkemesince yapılacak araştırma sonucu saptanacak olan aynı nitelikte açılan ve sonucu kesinleşen davalara konu çevre parsel veya parsel kısımlarının birlikte değerlendirmesi yapılmak suretiyle ne gibi ayırıcı unsurlarla orman olan parsel veya parsel kısımlarından ayrıldığı belirlenmeli ve bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. 3. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usûl ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.