Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/12457 E. 2023/1739 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/12457
Karar No
2023/1739
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/250 E., 2018/339 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kesinleşen tahdit sınırları içinde kalan mükerrer tapunun terkini ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) Yargıtay 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş ve sonrasında davacı vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek onama kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 01.10.1985 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Ayrıca, 21.09.1971 tarihinde kesinleşen genel arazi kadastrosu ile 1998 yılında 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları vardır. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılara ait 3280 ada 421 (eski 1631) parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3280 ada 570 parsel sayılı Hisarlık Devlet Ormanı ile mükerrer tescilli olduğunu, dava konusu yerden geçen orman kadastrosunun 1985 yılında kesinleştiğini, kesinleşmiş orman kadastrosu ile Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan ve tapuya orman haritasındaki sınırları ile 3280 ada 570 parsel numarası altında tescil edilen alanın, ekli krokide gösterilen koordinatlarla çevrilmiş kısmının, 3280 ada 421 sayılı parselin yine krokide koordinatlar ile belirtilen kısmı ile mükerrer tescilli olduğunu, zeminde aynı alanı kapsadığını ve birebir örtüştüğünü ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine ve davalılar adına olan tapu kaydının ekli krokide koordinatlar ile belirtilen kısmının iptali ile 3280 ada 570 parselin ekli haritada koordinatları belirtilen kısmı ile mükerrer tescilli bulunan 3280 ada 421 parselin ekli krokide koordinatlar ile belirtilen kısmının mükerrer kaydının terkinine ve varsa üzerindeki şerhlerin de terkinine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2013 tarihli ve 2012/492 Esas, 2013/610 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/6196 Esas, 2014/9679 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararı onanmıştır. 3. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin onama kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.02.2016 tarihli ve 2016/1190 Esas, 2016/2093 Karar sayılı kararıyla, onama kararını kaldırarak, mahallinde yapılacak keşif sonrası uzman bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın yenilemeden önceki ve yenilemeden sonraki çapı, haritası ve orman parseline ait pafta ölçekleri eşitlenerek, çekişmeli taşınmazın tahdit hattı ile yenileme öncesi ve sonrası konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gereğine değinilerek onama kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile Bursa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi eski 1631 parsel, yeni 3280 ada 421 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile dosyada bulunan fen bilirkişisi İ.G.'e ait 01.05.2018 tarihli raporda kırmızı taralı olarak A ile gösterilen toplam 93,87 m² lik kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin hükmedilen kısım kadar olduğunu, buna rağmen kısmen kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan raporda yenileme çalışması ile ormana tecavüzlü hale gelen parselin, devlet ormanı ile mükerrer tescili olup olmadığı hususunun tartışılmadığını, mükerrer tescilli ise terkin ile yetinilmesi gerektiğini, hükmün bu haliyle infazda sıkıntı yaratabileceğini, mükerrerliğe neden olabileceğini ve 6099 sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi gözetilmeden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içerisinde olup olmadığı ve tapu kaydında herhangi bir mükerrerliğin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1 inci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/12457, K. 2023/1739, T. 23.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-12457-e-2023-1739-k-af25534f4be6