Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/11985 E. 2022/8548 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/11985
Karar No
2022/8548
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil, Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün asıl davanın davacısı Orman İdaresi vekili ve birleşen davanın davacısı Hazine vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ....., İlçesi ...Köyü çalışma alanında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda ... ile ... adına paylı olarak kayıtlı bulunan 480 parsel sayılı 36.060 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 242 ada 19 parsel numarasıyla 36.642,09 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Asıl davanın davacısı Orman İdaresi vekili, taşınmazın bir kısmının 1999 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tesciline ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle; birleşen davanın davacısı Hazine vekili ise, taşınmazın eylemli orman niteliği taşıyan kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece verilen, davanın, tapu iptali ve tescil talebi yönünden kabulüne, elatmanın önlenmesi talebi yönünden reddine ilişkin önceki hüküm, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2015 tarih ve 2015/846 Esas, 2015/7262 Karar sayılı ilamıyla; "eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların davalılara karşı açtığı asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Çeşme ilçesi ...Köyü eski 480 yeni 242 ada 19 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişisi ...'nın 19.02.2018 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterdiği 6.960,32m2 yüz ölçümündeki yerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline, söz konusu bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, (C) harfi ile gösterilen yere ilişkin talebin reddine, davacıların, davalılara karşı açmış olduğu men'i müdahale istemli davanın reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen dava davacıları vekilleri ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi, birleşen dava ise eylemli orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/846 Esas ve 2015/7262 Karar sayılı bozma ilamına uyulmak suretiyle karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında; “...bir örneği dosyada bulunan tahdit haritası ile orman kadastro çalışma tutanaklarındaki 342 orman tahdit sınır noktasına ilişkin açıklamalar da uyumsuzdur. Bilindiği üzere çalışma tutanakları ile tahdit haritasının çelişkili olması halinde orman sınır noktalarının zemindeki ve tahdit haritasındaki yerine itibar edilmeyip, çalışma tutanaklardaki açı, yön ve mesafe olarak tarif edilen yerlerine itibar edilmesi gerekir. Orman kadastro çalışma tutanağında ‘...342 orman tahdit sınır noktasının ... ...tarlası (198 parsel) ile Hazine tarlasının müşterek köşesine geldiği..’ belirtildiği halde tahdit haritasında farklı yere konulmuştur. Bunlardan ayrı Hazine; çekişmeli taşınmazın bir bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki eylemli biçimde orman sayılan yer iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğiyle dava açtığı halde yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları getirtilip taşınmazın anılan belgelerdeki konumu belirlenmemiş, halihazırda çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde orman olan (C) harfi ile işaretlenen 29.689,84 m2 yüzölçümlü bölümünün eski tarihli hava fotoğrafında ve memleket haritasında orman sayılan alanda gözüküp gözükmedikleri yönünde rapor alınmamıştır. Çekişmeli taşınmaz 1970 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında tapu kaydı uygulanarak gerçek kişi adına tespit ve tescil edildiğinden orman ağaçlarının sonradan alana gelip gelmedikleri belirlenmemiştir....O halde, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritaları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasında seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanunu'na Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanun'un 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesi'nin 49. maddesinde yazılı ‘orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.’ hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından ayrıca yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın X ve Y değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro haritası ile tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği gözetilip yine çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde orman olan (C) harfi ile işaretlenen 29.689,84 m2 yüzölçümlü bölümünün eski tarihli hava fotoğrafında ve memleket haritasında da orman sayılan alanda gözüküp gözükmedikleri yönünde rapor alınıp, çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde orman olan bölümünün kesinleşen orman tahdidi dışında kalması, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafında ve memleket haritasında orman sayılmayan açık alanda gözükmesi, orman ağaçlarının alana gerçek kişi adına tapu kaydı oluştuktan sonra gelmesi halinde eylemli orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği düşünülmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.” denilmiş ve Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, uyuşmazlığı çözmeye yönelik bir bilgiye yer verilmediği gibi, rapor anlaşılır ve denetime elverişli de değildir. Hal böyle olunca; Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/846 Esas ve 2015/7262 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritaları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasında seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanunu'na Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesi'nin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından ayrıca yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve çekişmeli taşınmazın X ve Y değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, orman kadastro haritası ile tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği gözetilip yine çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde orman olan (C) harfi ile işaretlenen 29.689,84 m2 yüzölçümlü bölümünün eski tarihli hava fotoğrafında ve memleket haritasında da orman sayılan alanda gözüküp gözükmedikleri yönünde rapor alınıp, çekişmeli taşınmazın eylemli biçimde orman olan bölümünün kesinleşen orman tahdidi dışında kalması, yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafında ve memleket haritasında orman sayılmayan açık alanda gözükmesi, orman ağaçlarının alana gerçek kişi adına tapu kaydı oluştuktan sonra gelmesi halinde eylemli orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği düşünülmeli ve bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davanın davacısı Orman İdaresi vekilinin, birleşen davanın davacısı Hazine vekilinin ve davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, 27.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/11985, K. 2022/8548, T. 27.10.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-11985-e-2022-8548-k-c5dab790c45c