Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/11859 E. 2023/41 K. – Kadastro Tespitin

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/11859
Karar No
2023/41
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/11 E., 2018/10 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 126 ada 501 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, senetsizden tarla vasfıyla 31.902,95 m2 yüzölçümüyle İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/168 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğundan bahisle, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili, Hazine'yi hasım göstermek suretiyle 28.04.1986 tarihinde İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/92 Esas sayılı dava dosyasıyla açtığı davada; davacılara ait taşınmaza, davalı Hazine tarafından başkasına kiralanmak suretiyle müdahale edildiği ileri sürülerek, davalı Hazinenin taşınmaza haksız müdahalesinin önlenmesini talep etmiştir. 3. Davacı Hazine vekili, 28.05.1986 tarihinde İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/105 Esas sayılı dava dosyasıyla, ... Köyü Tüzelkişiliği'ni hasım göstermek suretiyle açtığı davada; İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/92 Esas sayılı dava dosyasıyla açılan davada sınırları belirtilen taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında dava İncesu Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına da yöneltilmiştir. 4. Davacılar ... ve arkadaşları vekili, Hazine'yi hasım göstermek suretiyle, 03.07.1987 tarihinde İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/273 Esas sayılı dava dosyasıyla açtığı davada; Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/92 Esas sayılı dava dosyasıyla açılan davada sınırları belirtilen taşınmazın 50 yıldır müvekkilleri olan davacıların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, Hazine tarafından 1986/105 Esas sayılı dava dosyasında talep edilen tescil isteminin reddini istemiştir. 5. Yargılama sırasında İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/92 Esas ve 1987/273 Esas sayılı dava dosyaları mahkemenin 1986/105 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirilmiş ve yargılama bu esas üzerinden sürdürülmüştür. 6. İncesu Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 28.12.1999 tarih ve 1986/105 Esas, 1999/313 Karar sayılı kararla, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 12.11.1999 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokisinde B ve C ile gösterilen yerlerin mera olarak sınırlandırılmasına, A ile gösterilen 51.013 metrekarelik yerin mera olduğuna ilişkin davanın reddine, gerçek kişilerin açtığı davanın kısmen kabulüne, krokide A harfi ile gösterilen yere Hazinenin el atmasının önlenmesine, davacı ... ve arkadaşlarının krokide B ve C ile gösterilen yerlerle ilgili men'i müdahale taleplerinin reddine karar verilmiştir. 7. İncesu Asliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı Hazine vekilinin hükme esas alınan krokide A ile gösterilen yere ilişkin temyiz başvurusu sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi' nin 11.04.2002 tarih ve 2002/1976 Esas, 2755 Karar sayılı ilamıyla; "Davacı Hazinenin aşamalarda dava konusu taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek sınırlandırma isteğinde bulunduğu, ancak bu konuda gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığı, bu doğrultuda tarafsız köylerden seçilecek mahalli bilirkişiler ve tanıkların taşınmaz başında dinlenerek, dava konusu taşınmazın kadim mera vasfında olup olmadığının araştırılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. 8. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde İncesu Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.02.2005 tarih ve 2002/168 Esas, 2005/27 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden bahisle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 5, 27 ve 28 inci maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli İncesu Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. 9. Müdahil ..., Kadastro Mahkemesine verdiği 18.02.2005 tarihli müdahale dilekçesi ile; dava konusu 126 ada 501 parsel sayılı taşınmazın murislerinden intikal ettiğini, nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında davasından vazgeçtiği belirterek, beyanını imzasıyla tasdik etmiştir. 10. Yargılama sırasında İncesu Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dava dosyası ... Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. 11. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun, 2005 yılında 3402 sayılı Kanun'un (3402 Sayılı Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılmaktadır. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; aleyhlerine açılan davaların reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... Kadastro Mahkemesinin 29.03.2018 tarih ve 2013/11 E., 2018/10 K. Sayılı kararı ile; bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda, davacı ... Hazinesinin davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davacılarının davasının kısmen kabulüne, 126 ada 501 parsel sayılı taşınmaz içerisinde harita mühendisi bilirkişisi ... Yıldız'ın 16.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 27.553,93 m2'lik kısmın mevcut parsel yüz ölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle 1/5 payının ... mirasçıları, 1/5 payının ... mirasçıları, 1/5 payının ... mirasçıları, 1/5 payının ..., 1/5 payının ise ... adlarına tarla niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, 126 ada 501 parsel sayılı taşınmaz içerisinde aynı raporda B harfi ile gösterilen 2.504,14 m2'lik kısmın mevcut parsel yüz ölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine, 126 ada 501 parsel sayılı taşınmaz içerisinde aynı raporda C harfi ile gösterilen 1.844,88 m2'lik kısmın mevcut parsel yüz ölçümünden ifrazen ayrılarak aynı adada ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine, müdahil ...'un vaki vazgeçmesi nedeniyle açmış olduğu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; belediyenin husumetinin bulunmadığını, ayrıca hükme esas alınan raporların eksik olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı gerçek kişiler ve müdahil lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 14, 16/B ve 17 nci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/11859, K. 2023/41, T. 09.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-11859-e-2023-41-k-9fc33cb3ac71