Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10928 E. 2023/4630 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10928
Karar No
2023/4630
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/636 E., 2019/1016 K. KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü ile Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/721 E., 2019/44 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ve davalı Hazine ile Orman İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucu Trabzon ili, ... ilçesi, ... köyü 101 ada 1 ve 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmak suretiyle orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; kadastro öncesi eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, dava dilekçesinde belirttiği taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "101 ada 1 parsel sayılı taşınmazda talep konusu edilen çekişmeli alanlar ile 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazda talep konusu edilen çekişmeli alanlardan A2 harfi ile belirtimi yapılan alan dışındaki yerlerin Devlet ormanı sayılan yerlerden olması sebebi ile davacının 104 ada 1 parsel yönünden A1, B, C ve D Harfleri ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden E, F, G ve H harfleri ile fen bilirkişisi raporunda işaretlendirilen alanlara ilişkin davasının reddine, 104 ada- 1 parsel sayılı taşınmazda A2 ile harflendirilen 1.232,86 m²'lik alana ilişkin davasının; zilyetlik şartlarının mevcudiyeti, orman sayılan alanlardan olmaması, kök tapu kayıtlarının çekişmeli alan sınırlarını kapsaması ve tarıma elverişli alanlardan olup tarımsal amaçlarla davacı ve davacının kök murislerinin zilyetliğinde bulunan alanlardan olması sebepleri ile A2 ile gösterimi yapılan alana ilişkin davasının kabulü ile A2 ile gösterilen ve davaya konu edilen 1.232,86 m²'lik yerin tapusunun iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tescili ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:" gerekçesiyle davacının ... İlçesi, ... Mahallesi, 101 ada 1 parsel sayılı orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı taşınmazda davaya konu ettiği ve fen bilirkişisi ile harita mühendisinin 05.10.2018 tarihli raporunda E harfi ile gösterilen 1.650,93 m²lik, F harfi ile gösterilen 12.882,39 m²lik, G harfi ile gösterilen 10.741,46 m²lik ve H harfi ile gösterilen 5.320,88 m²lik alanlara ilişkin davasının reddine, davacının ... İlçesi, ... Mahallesi, 104 ada 1 parsel sayılı orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı taşınmazda davaya konu ettiği ve fen bilirkişisi ile harita mühendisinin 05.10.2018 tarihli raporunda A1 harfi ile gösterilen 4.353,95 m²lik, B harfi ile gösterilen 2.565,35 m²lik, C harfi ile gösterilen 2.867,27 m²ik ve D harfi ile gösterilen 5.541,34 m²lik alanlara ilişkin davasının reddine, davacının ... İlçesi, ... mahallesi, 104 ada 1 parsel sayılı orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı taşınmazda davaya konu ettiği ve fen bilirkişisi ile harita mühendisinin 05.10.2018 tarihli raporunda A2 harfi ile gösterilen 1.232,86 m²lik alana ilişkin davasının kabulü ile; Trabzon ili, ... ilçesi, ... mahallesi, ... mevkii 104 ada 1 numaralı 516.847,19 m² yüzölçümlü taşınmazın fen bilirkişisi ... ile harita mühendisi ... tarafından hazırlanan 05.10.2018 tarihli krokili bilirkişi raporunda; yeşil çizgilerle A2 harfi ile gösterilen 1.232,86 m² yüzölçümlü yerin tapudan ile taşınmazın bulunduğu adada son parsel numarası verilerek davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı, davalı Hazine ile Orman İdaresi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiği, yöntemince orman araştırması yapılmadığı, yöreye ait daha eski hava fotoğrafı ve memleket haritası olduğu, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu, dayandığı tapu kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte getirtilip uygulanmadığı gerekçesiyle reddedilen bölüm yönünden hükmün kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilen bölümüne konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmayıp orman niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... İdaresi, istinaf dilekçesinde özetle; 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu memleket haritası ve hava fotoğraflarında da orman olarak göründüğünü belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, 30.10.2007 ilâ 28.11.2007 tarihleri arasında askı ilana çıkarıldığı, süresi içerisinde itiraz edilmediğinden 29.11.2007 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edildiği, dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesi uyarınca on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, istinaf kararının kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, bu sebeple yapmış olduğu temyizin süresinde olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3402 sayılı Kanun'un 12/3 üncü maddesi, 3. Değerlendirme 1.3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi hükmünde 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitlerin kesinleşeceği, Kadastro Müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararlarının kesinleşme tarihleri tescil tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine kaydedileceği, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı belirtilmiştir. Kanunda belirtilen bu sürenin hak düşürücü olduğu ve kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren başlayacağı, kadastro tutanaklarının ise askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine dava açılmamış olması halinde 30 günlük askı ilan süresinin sonunda, dava açılmış ise Kadastro Mahkemesince verilecek kararın kesinleştiği tarihte kesinleşmiş sayılacağı, kadastro tespit gününden sonra gerçekleşen hukuki sebeplere dayanılması halinde açılan davada hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı kuşkusuzdur. 2.Somut olayda, dava konusu taşınmazların kadastro tespitleri askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine 30.11.2007 tarihi itibariyle kesinleşmiş olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü süre de 30.11.2017 tarihi itibariyle dolmuştur. Dolayısıyla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca belirlenen on yıllık hak düşürücü süre ile eldeki davanın açıldığı 30.11.2021 tarihi itibariyle on yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek toplanmış ve toplanacak tüm deliller çerçevesinde tarafların talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/10928, K. 2023/4630, T. 25.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2021-10928-e-2023-4630-k-68b5b441b365