Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/10771 E. 2023/2789 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/10771
- Karar No
- 2023/2789
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescili
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/1530 E., 2019/528 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/297 E., 2018/161 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararınn, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla, verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahalle çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucu, 1250 ada 126 parsel ... 335,39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "İş bu taşınmaz üzerinde 4 katlı kagir ev 25 yıldan beri ... oğlu ...'nin fiili kullanımındadır. İş bu taşınmaz bahçe olarak 25 yıldan beri ... oğlu ...'nin fiili kullanımındadır" şerhi yazılmak suretiyle, bahçe vasfıyla, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; vekil edeni olan davacının ... 1250 ada 130 parseli yaklaşık 30 senedir kullanmakta olduğunu, 2011 yılında yapılan kullanım kadastrosunda 6292 ... Yasa kapsamında hak sahipliğini kazandığını ve tapusunu almak maksadıyla başvuruda bulunduğunu, bilahare kullanımındaki eklenti ve garaj kısmının lehine tespit edilmediğini, komşu 1250 ada 126 parsel içinde bırakıldığını öğrendiğini ileri sürerek, davacının arsasının bitişiği olan ve yanlış ölçülen alanla ilgili gerekli kadastral düzeltmenin yapılmasına, dava konusu alanın aidiyetinin davacıya ait olduğunun tespiti ile hak sahibi olunan taşınmazın yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmesini talep ettikten sonra, 22.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile, davaya konu yerin yol olduğunun tespit edildiğini bildirerek, 126 parselden raporda belirtilen 15,11 m2lik alanın iptali ile yol olarak tescilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin yapılmasında kusuru olmadığından davalı gösterilemeyeceğini, tespitin usule uygun yapıldığını bildirerek, aleyhine açılan davanın pasif husumetten ve esastan reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; aynı taşınmazla ilgili 2013/208 Esas dava açıldığını, taşınmazın Hazineye ait olduğunu, hak düşürücü sürenin dolduğunu, kullanım kadastrosu sonucu belirlenecek hakkın kişisel hak niteliğinde bulunduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... ilçesi ... Mahallesi 1250 ada 126 parsel ... taşınmazın fen bilirkişilerinin 24/05/2017 tarihli raporuna ekli krokisinde mavi renkle boyalı olarak gösterilen 15,11 m2'lik kısmının gerçekte çevre parsellere geçit olarak kullanılmasına rağmen 3402 ... Kadastro Kanunu’na 5831 ... Kanunun 8. maddesi ile getirilen Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına kaydedilerek, diğer davalı ...'nin fiili kullanımında tespit gördüğü, dava konusu yerin davacının fiili kullanımında olan 130 parsel ... taşınmaza geçit olarak kullanılması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne bilirkişi raporuna ekli krokide mavi renkle boyalı 15,11 m2'lik kısmın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, davanın esastan reddi gerektiğini, yasal hasım olduklarından ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama gideri yüklenemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, niza konusu taşınmaz bölümünün kadim yol olduğu iddiasının keşfen ve tanık beyanlarıyla ispatlanamadığı, mevcut haliyle de üzerinde kum yığılı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2018 tarih, 2015/297 Esas 2018/161 Karar ... kararının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 ... Kanun) 353/1-b.2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, davacının davasının reddine kesin olarak karar verilmiş; davacı vekilinin bu kararı temyiz etmesi üzerine 27.06.2019 tarihli ek kararla, verilen kararın kesin olduğundan bahisle, temyiz başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen ek kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karara karşı miktar bakımından temyiz yolunun kapalı olmasının hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında dava konusu yerin üzerinde kum yığılı olduğu belirtilerek davanın reddine dair karar verilmiş ise de, kum yığılı olunması ile davanın reddi arasında illiyet bağı kuramadıklarını, belirtilen alan üzerine kum yığılı olunması yerin özel mülkiyet kapsamında olmadığı, mahalle sakinlerinin ortak kullanımında olduğu, kamunun ortak kullanımında ve kamu hizmetinde kullanıldığı sonucunu çıkartacağını, dava konusu kısım üzerindeki kumun davalı ...'ye ait olmayıp diğer mahalle sakinleri tarafından kullanıldığını, davalı ... lehine kişisel hak tescili ve 6292 ... yasa ile de ayni hak tesciline imkan veren kadastro ölçümünün hatalı olduğunu, 1250 ada 126 parseldeki ek bilirkişi raporunda belirtilen (A) ile gösterilen 15,11 m2'lik alanın yol olarak tesciline dair karar verilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanım kadastro sırasında orman sınırları dışına çıkarılarak davalı Hazine adına tespit edilen 1250 ada 126 parsel ... taşınmazın 15,11 metrekarelik kısmının yol olduğu iddiasıyla tapudan terkini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 ... Kanun), 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun), 3. Değerlendirme 1. Anayasanın 36 ncı maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır. 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 ... Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki Mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 ... Kanun’un 53. maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 11.04.2019 tarihli karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince verilen 27.06.2019 tarihli ek kararın kaldırılması suretiyle, istinaf talebinin esastan reddine dair kararın incelenmesine geçildi. 2. Davacı, 22.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile, davaya konu yerin yol olduğunun tespit edildiğini bildirerek, 126 parselden raporda belirtilen 15,11 m2lik alanın iptali ile Kadastro Kanunu'nun 16 ncı Maddesi uyarınca yol olarak tescilini talep etmiş olup İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... ilçesi ... Mahallesi 1250 ada 126 parsel ... taşınmazın fen bilirkişilerinin 24.05.2017 tarihli raporuna ekli krokisinde mavi renkle boyalı olarak gösterilen 15,11 m2'lik kısmının gerçekte çevre parsellere geçit olarak kullanılmasına rağmen, 3402 ... Kadastro Kanunu’na 5831 ... Kanunun 8 inci maddesi ile getirilen Ek-4 üncü maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sırasında Hazine adına kaydedilerek, diğer davalı ...'nin fiili kullanımında tespit gördüğü, dava konusu yerin davacının fiili kullanımında olan 130 parsel ... taşınmaza geçit olarak kullanılması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, bilirkişi raporuna ekli krokide mavi renkle boyalı 15,11 m2'lik kısmın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. Dava, gerek dava dilekçesindeki açıklamaya, gerekse ıslah dilekçesindeki talebe göre, kullanım kadastrosuna itiraz mahiyetinde olup, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinde, yol, meydan ve köprü gibi orta malların haritasında gösterilmekle yetinileceği ifade edilmiştir. Somut olayda; yargılama sırasında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişileri ve tanıklar, dava konusu 15,11 m2' lik alanın kadimden beri yol olarak kullanıldığını belirtmişlerdir. Hal böyle olunca; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre, rdava konusu 15,11 m2'lik taşınmaz bölümünün yol olarak kullanıldığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçelerle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesinin, temyiz dilekçesinin reddine dair 27.06.2019 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, Bölge Adliye Mahkemesi esasa ilişkin kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.