Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2020/2033 E. 2021/3706 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/2033
- Karar No
- 2021/3706
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Ecrimisil, Tazminat Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.04.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. ... ve karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, vekil edeni şirketin tekne yapım, tadilat ve inşa işiyle iştigal ettiğini, 2007 yılında davalının işlettiği marina tesisinde boş bir alan kiraladığını, bu alana 36 M X 16 M büyüklüğünde bir tekne imalat ve tadilat hangarı kurduğunu, kira sözleşmesinin fiilen 08.09.2009 tarihine kadar sürdüğünü, bu tarihte vekil edeninin çalışanlarının hiçbir yasal hakka dayanmaksızın işyerine alınmadığını, marina içinde bulunan yapımı devam eden teknenin ve vekil edenine ait eşyaların 18.09.2009 tarihinde jandarma eşliğinde tahliye edildiğini ancak hangarın davalı şirketçe alıkonulduğunu ve haksız olarak kullanıldığını, içine daha büyük bir yat koyabilmek için hangarın davalı tarafça kesildiğini açıklayarak, 08.09.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak ecrmisil ile beş yıllık kullanma nedeniyle eskime şeklinde oluşan zarar ve hangarın içine büyük bir yat koyabilmek için kesilmesi nedeniyle oluşan zarar olmak üzere 55.000,00 TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı şirketin vekil edeni şirketten boş alan kiraladığını ve içine hangar inşa ettiğini, kira borçlarını ödememesi nedeniyle mahkeme kararı ile kiralanan alandan tahliye edildiğini, davacının bir alacaklısının alacağından dolayı icra takibi başlatarak hangarı haczettiğini, daha sonra hangarın satışa çıkarıldığını ve alacağa mahsuben satıldığını, hangara uygulanan hacizler nedeniyle davacının hangarı söküp götüremediğini, vekil edeni şirket tarafından hangarın kullanılmadığını, kısa bir süreliğine şirketin yönetim kurulu başkanı ...’ın yatının konulduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu hangara Marmaris 1.İcra Müdürlüğünün 2010/1861 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 27.04.2010 tarihinde haciz işlemi uygulandığı ve yediemin olarak bırakıldığı, hangarın sökülüp takılabilen nitelikte olduğu rahatlıkla alınıp götürülebileceği ve mevcut hali ile herhangi bir ecrimisil getirisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, dava konusu hangara ilişkin ecrimisil isteği ile hangarın haksız kullanımı nedeniyle yıpranmasından ve kesilmesinden kaynaklanan zarar isteğine ilişkindir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) Dosya arasında bulunan kira akitlerinin, icra müdürlüğü dosyalarının, değişik tarihlerde Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığı ile yaptırılan tespit raporlarının ve Marmaris 2.Asliye Mahkemesi’nin 2019/461 Esas ve 2019/815 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin, davalının işlettiği marina tesisinde boş bir alan kiraladığı ve bu alana tekne imalat ve tadilat hangarı kurduğu, sözleşmenin devamı sırasında 08.09.2009 tarihinde davalı şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket çalışanlarının işyerine alınmadığı, bu hususta Marmaris 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/461 Esas sayılı dosyası ile İş ve Çalışma Hürriyetini İhlal suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda sanık ...’ın cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, Marmaris Sulh Hukuk ve Asliye Hukuk Mahkemelerince dava konusu alanda değişik zamanlarda yapılan tespitlerde, zaman zaman hangarın kapısının kilitli olduğu ve anahtarın davalı şirketin çalışanları tarafından getirildiği, zaman zaman ise hangar içinde çalışmaların olduğunun tespit edildiği, Marmaris 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 209/84 D.İş sayılı dosyası ile 10.09.2009 tarihinde yapılan tespitte, davalı şirketin güvenlik görevlisinin, davalı şirket yetkilisinin talimatı ile davacı şirketin çalışanlarını içeri almadıklarını beyan ettiği, dava konusu hangar’a değişik icra dosyalarından haciz işlemi uygulansa da davalı şirket yetkilileri ya da çalışanları tarafından yediemin olarak teslim alınmadığı, bu şekilde dava tarihine kadar dava konusu hangarın davalı şirket işgalinde olduğu, hernekadar karar gerekçesinde hangardan davalının faydalandığı anlaşılmaktadır. Menkul haklardan da faydalanılması nedeniyle ecrimisil davasına konu olabilir. Hal böyle olunca, Mahkemece alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyeti vasıtası ile, davalı şirketin haksız işgalinin başladığı 08.09.2009 tarihinden dava tarihine kadar dava konusu hangarın davacı tarafından kullanılamaması ve davalının faydalanması nedeniyle ecrimisil hesabı yaptırılarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.