Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/3418 E. 2021/3146 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/3418
Karar No
2021/3146
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Harici Satıma Dayalı Denkleştirici Adalet Gereği Tazminat/ Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı- karşı davalı ...'ın davasının kabulüne, davalı- karşı davacı ...'ın davasının kısmen kabul, kısmen reddine ve davalı- karşı davacı ...'ın ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı- karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı- karşı davalı dava dilekçesinde; 03.08.1998 tarihli ve 1.400,00 TL bedelli harici satış sözleşmesi ile davalıdan çekişmeli 201 ada 57 parsel 29 no lu bağımsız bölümü satın alıp kullanmaya başladığını, 07.01.2010 tarihli ihtarname ile taşınmazın dava dışı 3. kişiye satıldığını öğrendiğini; satın alanın ihtarı üzerine taşınmazı 2010 yılında tahliye etmek zorunda kaldığını, bu durumda ödediği satış parasının denkleştirici adalet kuralı gereği tarafına iade edilmesi gerektiğini belirterek; şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazı davacıya 3.000,00 TL'ye sattığını, davacının yalnızca 1.000,00 TL ödeme yaptığını; bakiye satış parasının ödenmemesi üzerine 2009 yılı Aralık ayında taşınmazı dava dışı 3. kişiye sattığını, davacının alacağının zamanaşımına uğradığını savunmuş, karşı dava dilekçesinde ise; davacının 1998 ile 2010 yılları arasında dava konusu taşınmazda oturduğunu, yakıt giderlerini ödemediğini, site yönetiminin haciz tehdidi nedeniyle davacıya ait yakıt giderlerini ödemek zorunda kaldığını belirterek; ödediği 7.245,00 TL'nin 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsilini ve davalı ek dilekçesi ile davacının dava konusu taşınmazda haksız olarak oturduğunu belirterek 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 10.000,00 TL'nin davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı-karşı davalı, karşı davaya cevap dilekçesinde; dava konusu daireyi davalının 03.08.1998 tarihinde 1.400 TL bedelle haricen sattığını, bu parayı 3 taksitle ödediğini, en son taksiti ise 03.08.2008 tarihinde ödediğini, davalı-karşı davacının Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2008/817 sayılı dosyası üzerinden binada oturmuş olduğu dönemle ilgili olarak ödenmeyen yakıt giderlerinden kaynaklanan takip nedeniyle alacaklı siteye 7.245,00 TL ödeme yaptığını kabul ettiğini, bu dönemde yakıt gideri site tarafından fazla hesaplandığından dolayı yakıt giderini ödemediğini, siteye yakıt giderinden kaynaklanan borcunun 1.375 TL olduğunun, binada oturmuş olduğu dönemle ilgili olarak binayı haricen satın aldığını bu nedenle haksız işgal tazminatı ödemesinin söz konusu olamayacağını, davalı-karşı davacının zamanaşımı iddiasını kabul etmediğini, davalı-karşı davacının kendisine haricen satmış olduğu daireyi dava dışı üçüncü kişiye sattığını Uzunköprü 2. Noterliği tarafından düzenlenen 07.01.2010 tarihli ihtarname ile öğrendiğini, bu ihtarnamenin kendisine 09.01.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, bir yıl sonra bu davayı açtığını, davalı-karşı davacının zamanaşımı itirazının reddi ile davasının kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava, haricen satıma dayalı ödenen bedelin denkleştirici adalet gereği tahsili, karşı dava ise alacak ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Mahkemece; 15.03.2012 tarihli ve 2011/15 Esas, 2012/227 Karar sayılı ilamı ile "Davacı-karşı davalı ...'ın davasının KABULÜ ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı ...'dan alınarak davacı-karşı davalı ...'e verilmesine, Davalı-karşı davacı ...'ın davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 7.245 TL'nin 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ...'ten alınarak davalı-karşı davacı ...'a verilmesine dair verilen kararın taraflarca temyizi neticesinde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 12.11.2012 tarihli ve 2012/18224 Esas, 2012/23284 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiştir. Bozma ilamında özetle; ‘’Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Davalının temyiz itirazlarına gelince; 1. ...O halde mahkemece yapılması gereken iş, uzman bilirkişiden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor almak suretiyle; davacının 1998 yılında davalıya ödediği 1.000,00 TL'nin çeşitli ekonomik etkenlere göre (enflasyon, tüfe, altın ve döviz kurlarındaki artışlar vs) dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücünü hesaplatmak; bu yolla belirlenecek miktara istemle bağlı kalarak hükmetmek olmalıdır. 2. Mahkemece; tarafların her bir talebi ile ilgili ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken; davalının (karşı davacının) ecrimisil talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus da ayrıca bozmayı gerektirmiştir... ‘’ denilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada 05.03.2014 tarihli ve 2013/108 Esas, 2014/69 Karar sayılı karar ile; davacı-karşı davalı ...'ın davasının KABULÜ ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı ...'dan alınarak davacı-karşı davalı ...'e verilmesine, 2. Davalı-karşı davacı ...'ın davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 7.245 TL'nin 10/10/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ...'ten alınarak davalı-karşı davacı ...'a verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi neticesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 02.06.2016 tarihli ve 2014/17062 Esas, 2016/6801 Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verilmiştir. Bozma ilamında özetle; "Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davalı vekilinin açtığı karşı davada ecrimisil isteğinde bulunduğu ve hükmüne uyulan bozma ilamında ecrimisil isteği yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiği vurgulandığı halde mahkemece bu konuda olumlu olumsuz karar verilmemiştir. Hâl böyle olunca; davalı ...'in davacı ... hakkındaki ecrimisil isteği yönünden olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.’’ denilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra Mahkemece yeniden yapılan yargılamada; 1. Davacı-karşı davalı ...'ın davasının KABULÜ ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacı ...'dan alınarak davacı-karşı davalı ...'e verilmesine, 2. Davalı-karşı davacı ...'ın davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 7.245 TL'nin 10.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı ...'ten alınarak davalı-karşı davacı ...'a verilmesine, 3. Davalı-karşı davacı ...'ın ecrimisil talebinin KABULÜ ile; 14.148,00 TL ecrimisil alacağının 10.000,00 TL'sinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı ...'a ödenmesine, 4.148,00 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı - karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı ...'a ödenmesine, dair verilen karar süresinde davacı-karşı davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Somut olayda, davacı- karşı davalı ... 03.08.1998 tarihinde harici satış sözleşmesi ile davalı- karşı davacı ...’dan çekişmeli 201 ada 57 parsel 29 no lu bağımsız bölümü, Mahkemenin kabulüne göre 1.000 TL’ye satın alıp kullanmaya başlamış, 06.01.2010 tarihinde dava konusu taşınmazın davalı- karşı davacı ... tarafından dava dışı Fikret Özsoy’a satıldığını 07.01.2010 tarihli ihtarname ile öğrenmiş ve bu ihtar üzerine taşınmazı 2010 yılında tahliye etmiştir. Davacı harici sözleşme ile 1000 TL bedelle davalıdan tapulu taşınmaz satın aldığını, tapusunun devredilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı-karşı davacı ise davacı- karşı davalının dava konusu taşınmazda haksız olarak oturduğunu belirterek 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak 10.000,00 TL'nin davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Tapulu taşınmazların satışına ilişkin yapılan harici sözleşmeler geçersiz olup (BK 213, TK 26, TMK 706) taraflar ancak verdiklerinin iadesini isteyebilirler. Harici satış Türk Medeni Kanunu‘nun 994. maddesi hükmü uyarınca harici satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkı niteliğinde kişisel hak bahşeder. YİBBGK 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca haricen taşınmazı temlik eden kişi aldığı satış bedelini karşı tarafa ödemedikçe haricen satın alan kişinin taşınmazı terk etmesini isteyemez. Satış bedeli kendisine ödenmeyen taraf temerrüde düşmüş sayılamayacağından, para geri verilinceye kadar yararlandığı ürünler bedelini tazmin ve ecrimisil ödemekle sorumlu tutulamaz. Davalı haricen satın ve zilyetliğini devraldığı taşınmazı ileride kendisine devredileceği inancıyla ve iyiniyete dayalı olarak kullanmaktadır. Bu nedenlerle Mahkemece davalı -karşı davacının ecrimisil isteminin reddedilmesi gerekirken hükmün 3. maddesinde yazılı şekilde ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/3418, K. 2021/3146, T. 05.04.2021, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2019-3418-e-2021-3146-k-ff0b513d38e1