Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2019/1830 E. 2019/6131 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1830
Karar No
2019/6131
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 13.12.2018 tarihli ve 2016/18401 Esas, 2018/20149 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, davalının çeşitli bankalarda bulunan parası ve çalıştığı işyerinden alacağı nedeniyle 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, boşanma dava dosyasındaki tarafların beyanı ve onaylanan protokol göz önüne alındığında tarafların mal paylaşımı konusunda anlaştıkları ve davacı ...'nın duruşmadaki beyanında "başka bir talebinin olmadığı" hususunda açıkça beyanı bulunduğundan ve bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel Mahkemenin kararı, Dairenin 13.12.2018 tarihli ve 2016/18401 Esas, 2018/20149 Karar ... ilamı ile onanmıştır. Davacı vekili süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 ... HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. 4721 ... TMK'nin 166/ 3. maddesine dayalı olarak açılan boşanma davalarında evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu halde hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek protokolü uygun bulması şarttır. Düzenlemedeki mali sonuçlar üzerinde anlaşma şartı TMK'nin 174. maddesinde düzenlenen boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, 175. maddedeki yoksulluk nafakası ve 182. maddesindeki iştirak nafakası talep haklarına ilişkin olup kural olarak mal rejiminin tasfiyesini içermez. Ancak tarafların boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenlemeler yapması suretiyle de tasfiye mümkündür. Bu konuda yasal bir engel de bulunmamaktadır. Somut olayda; taraflar anlaşmalı olarak boşanmışlardır. Boşanma dava dosyasındaki "BOŞANMAYA KARAR VEREN ... VE ... ARASINDA AKDEDİLEN BOŞANMANIN FER'İ HÜKÜMLERİ HAKKINDA PROTOKOLDÜR." başlıklı protokolün 1. maddesi '' ... adına tapuda kayıtlı olan, ..../7 Beylerbeyi-... adresindeki villasını ...'ya en geç 30.09.2011 tarihinde kadar devredecektir.'', 2. maddesi '' ... ...'ya aşağıda tarif edildiği şekilde toplam: 3.500.000 (Üç milyon beş yüz bin) TL ödeme yapmayı kabul ve taahhüt etmektedir./ a. 500.000 (beş yüz bin) TL'si peşin olmak üzere 30 Eylül 2011 e kadar toplam 1.750.000 (bir milyon yedi yüz elli bin) TL nakit ödeyecektir./ b. Ziraat Bankası Karacabey şubesi 5001 nolu ... hesabından 1.750.000 (bir milyon yedi yüz elli bin) TL ...'ya 30.09.2011 tarihine kadar tranfer edilecek olup, transfer edilecek hesap üzerinden daha önce...'nın Ziraat bankasından aldığı kredinin teminatı olma şartı devam edecektir. ...kredi anapara geri ödemesi yaptıkça, serbest kalan teminat tutarı Gülşen ve ... arasında eşit olarak paylaştırılacaktır. Ayrıca ilk transfer tarihinden itibaren ...'ya transfer edilecek 1.750.000 (bir milyon yedi yüz elli bin) TL anaparanın faiz geliri ...'ya ödenecektir.'' şeklindeki düzenlemeler ile boşanma davasındaki 26.09.2011 tarihli oturumdaki davacı ve davalının "başka bir talebim yoktur" şeklindeki beyanları da gözönünde bulundurulduğunda, protokolün boşanmanın ferisi niteliğindeki alacaklara ilişkin olduğu, mal rejiminden kaynaklanan alacak talebinden feragat niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenlemelerin bulunması ve bu yöndeki anlaşmanın geçerli olabilmesi için düzenlemenin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tek tek ve ismen sayılmak suretiyle açıkça belirlenmiş olması gerekir. Uyuşmazlık konusu protokolün bu haliyle, TMK'nin 202 ve devamı maddeleri uyarınca mal rejiminin tasfiyesini de kapsamadığı, görülmekte bulunan dava yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak tartışılması ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra talebin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin ve kararın onanmasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde görüldüğünden kabulü ile Dairenin 13.12.2018 tarihli ve 2016/18401 Esas, 2018/20149 Karar ... onama ilamının KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme kararının 6100 ... HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/1830, K. 2019/6131, T. 19.06.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2019-1830-e-2019-6131-k-40907df9d82b