Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/13571 E. 2019/6421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/13571
- Karar No
- 2019/6421
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.06.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı bizzat ve karşı taraftan davacı bizzat ve vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen tüm malvarlığı yönünden kayıtların 1/2 iptali ile davacı adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde yarı değerlerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; harca esas değer fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Birleşen ... 11. Aile Mahkemesinin 2005/179 Esas, 2006/260 Karar ... dosyada evlilik birliği içinde davalı adına 01.01.2002 sonrası edinilen tüm malvarlığı yönünden davalı adına olan kayıtların 1/2 iptali ile davacı adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde yarı değerlerinin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; harca esas değer fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL olarak bildirilmiştir. Davacı vekili, bozma sonrası ikame edilen ... 6. Aile Mahkemesinin 2012/267 Esas, 2013/384 Karar ... birleşen dosyada davalı erkek adına evlilik birliği içinde edinilen tüm malvarlığı yönünden kayıtların 1/2 oranında iptali ile davacı adına tescilini, bu mümkün olmadığı takdirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 802.854,90 TL'nin faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 10.05.2018 tarihli dilekçeyle talep miktarını 1.282.767,68 TL'ye arttırmıştır. Davalı ... vekili, davacının ev hanımı olduğunu, davalının ise diş hekimi olup evlilik öncesi ve sonrası kazandığını biriktirerek ve birikimlerini değerlendirerek malvarlığı edindiğini, davacının hiçbir şekilde katkısının olmadığını belirterek, asıl dava ile birleştirilen davaların reddini savunmuştur. Mahkemece, verilen ilk kararda TMK'nin yürürlük tarihinden önce edinilen taşınmazların alımında davacının bir katkısının kanıtlanamadığı, 01.01.2002'den sonra edinilen taşınmazlar yönünden TMK'de belirlenen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi nedeniyle davacının toplam 486.000,00 TL katılma alacağı olduğu, davalının sahip olduğu Ege Sağlık tesisleri A.Ş. hisseleri yönünden 3.704,53 TL, Susitaş A.Ş şirket hissesi olarak 31.633,11 TL ve davalının münferit banka hesaplarından dolayı 282.812,70 TL kısımlarda davacı hissesinin bulunduğu bilirkişi raporlarından ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmakla, harca esas değer 5.000,00 TL olarak bildirildiğinden asıl dava yönünden 5.000,00 TL'nin dava tarihinden yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, birleşen ... 11. Aile Mahkemesinin 2005/179 Esas ... dava dosyası yönünden, aynı taşınmazlara, menkul ve gelirlere, şirket hisselerine yönelik olması nedeniyle mükerrer olduğundan usulden reddine karar verilmiştir. Dairenin 2012/5212 Esas ve 2013/3549 Karar ... ilamıyla, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede; asıl dava yönünden katılma alacağı hesabı için taşınmazların değerlerinde esas alınması gereken tarihlere, tasfiyeye konu 638 ada 8 parselin edinme tarihi araştırılıp netleştirilmeden davacı lehine katılma alacağı verilmesi, banka hesaplarında davalı erkeğin 01.01.2002 tarih itibariyle mevcut parası gözetilmeden doğrudan mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle hesaplardaki paranın paylaştırılması, şirket paylarının edinilmiş mal olmadığı mal rejimi sona erdiğinde var ise ancak kar payının tasfiye edilebileceği, katılma alacağına faizin dava değil karar tarihinden itibaren başlatılması gerektiği hususlarına işaret edilerek, eksiklik ve hatalar giderilip üçlü bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre karar verilmek üzere hüküm her iki taraf lehine bozulmuş, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, asıl davanın kabulüyle 479.909,78 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin saklı tutulmasına, ... 6. Aile Mahkemesinin 2012/267 Esas ... dosyası ile açılıp birleştirilen katılma alacağı davasında, 802.854,90 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin saklı tutulmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Dairemiz uygulamalarında, mal rejiminin tasfiyesi davalarında on yıllık genel zamanaşımı süresi kabul edildiğine ve nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (17.04.2013 tarihli ve 2013/8-375 E., 2013/520 K. ... kararı) kabulünün de bu yönde olduğuna, 638 ada 8 parsel yönünden bozma sonrası davacı lehine alacağa hükmedilmediğine, mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi 18.11.2005 itibariyle davalı adına kayıtlı taşınmazların tasfiyeye dahil edilmesi yasaya uygun bulunduğuna, boşanma davasından sonra gerçekleştirilen devirlerin mal rejiminin tasfiyesini etkilemeyeceğine, 1169 ada 9 parsel de 7 nolu meskenin tamamı değil davalı adına kayıtlı 1/2 hissenin bozma öncesi belirlenen değeri güncelleştirilip katılma alacağı hesaplandığı bilirkişi raporlarından anlaşıldığına, banka hesaplarında davalının 01.01.2002 itibariyle sahip olduğu toplam meblağ hesaplamada dikkate alınıp denkleştirme yapıldığına, uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel mahkeme Daire bozmasına uymuşsa da bozmanın gereğini tam olarak yerine getirmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında davalının hissedar olduğu şirketler (Ege Saglık A.Ş ve Susistaş A.Ş) yönünden somut olayda şirket hisselerinin edinilmiş mal olarak kabul edilemeyeceği, mal rejimi sona erdiğinde mevcut ise hissenin getirisinin (kar) edinilmiş mal olarak gözetilebileceğine işaret edilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle mevcut kar olmadığı dosya kapsamında sabit olduğuna göre bu iki şirket yönünden talebin reddi gerekirken yine şirket hissesi yönünden ( Suistaş A.Ş için 31.633,11 TL ve Ege Sağlık A.Ş için 1.394,87 TL) kabul kararı verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 ... HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.