Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/18685 E. 2016/17317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/18685
Karar No
2016/17317
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Meskeniyet Şikayeti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Borçlu vekili haciz konulan taşınmazın borçlunun haline münasip evi olduğunu açıklayarak haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece ... davetiyesinin bizzat borçlu asile ... tarihinde tebliğ edildiği, şikayetin ise 7 günlük süre geçirilerek ... tarihinde yapıldığı gerekçesiyle şikayetin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 82/1-12. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayeti. İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre 103 davetiyesi tebliğinden, tebliğ yok ise öğrenme tarihinden başlar. HMK'nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41. Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Anılan bu düzenlemeler gereğince tebligatın vekile yapılması ile yasal süreler işlemeye başlar, yine bu tarihe göre takip kesinleştirilerek takibe devam işlemleri yapılır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usule aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise tebligat geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılması gerekmesine karşın 103 davetiyesi borçlu asile tebliğ edilmiştir. Vekil varken asile yapılan ... davetiye tebliği usulsüz olup, borçlu vekilinin şikayet tarihinden daha önce hacizden haberdar olduğuna dair dosya kapsamında bilgi-belge bulunmadığı da dikkate alınarak şikayetin süresinde olduğunun kabulü ile meskeniyet şikayetinin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden şikayetin süre yönünden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. -//- SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/18685, K. 2016/17317, T. 22.12.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2016-18685-e-2016-17317-k-fef20ca1e6b5