Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2013/2339 E. 2013/2473 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2339
Karar No
2013/2473
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İhtiyati tedbir talebinin reddi ... ile ... aralarındaki ihtiyati tedbir talebinin reddine dair Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.12.2012 gün ve 381/1 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeni ile davalının 02.10.1992 tarihinde evlendiklerini, ... 2. Aile Mahkemesi'nin 2012/474 E.-641 K. ... kararı ile boşandıklarını, kararın kesinleştiğini, davalı adına tapuda kayıtlı 305 ve 405 parsel ... taşınmazlar ile Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası Söğüt Şubelerinde vadeli ve vadesiz mevduat hesaplarının bulunduğunu, 405 parselin edinme tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar kredi ödemelerinin davalının edinilmiş malından karşılandığını açıklayarak, taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 20.000 TL katılma alacağının tasfiye tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, taşınmazların devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yine davalının anılan bankalardaki hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir. Mahkemece, "31.12.2012 tarihli ara karar ile davacının talebinin para alacağına ilişkin olup, ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, para alacakları bakımından koşulları oluştuğu takdirde ancak ihtiyati haciz istenebileceği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir." Tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacı vekili tarafından kanun yoluna başvurulmuştur. 6100 ... HMK.nun Geçici 3/3. maddesinin düzenlemesi ile Bölge Adliye Mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemeler göreve başlayana kadar 1086 ... Kanunun 6100 ... Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanacaktır. Bu durumda HMK.nun 341. maddesi ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurma Bölge Adliye Mahkemelerine görev olarak verildiğine göre, HMK.nun 391/3. maddesi gereği ihtiyati tedbir isteğinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna gidilebileceği ve bu isteğin Yargıtay tarafından inceleneceği hususunda duraksamamak gerekir. Somut olayda, davacı vekilinin, açmış olduğu katılma alacağı davası sonunda elde edebileceği alacağını güvence altına almak amacı ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu görülmektedir. İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. ... Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Nitekim 6100 ... HMK.nun onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389.madde başlığında "geçici hukuki korumalar" olarak sınıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır. Anılan yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafın dava ile elde edebileceği alacağı güvence altına almak amacı ile ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, dava konusu taşınmazlar ve banka hesaplarına tedbir konulmaması durumunda hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar da doğabileceği endişesi de gözetilerek, beklenen alacağa göre tedbir talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamıştır. Mahkemece, talebe konu parsellerin tapu kayıtları ile banka hesaplarına ilişkin ekstrelerin getirtilerek, taşınmazların ve banka hesaplarına ilişkin hesap hareketlerini de içerir biçimde ekstrelerin getirtilmesi, bu çerçevede katkı ya da katılma alacağına konu (her ikisi de olabilir) beklenen ve alınabilecek miktarın yasal faiz alacağı ile birlikte düşünülerek, bunu karşılayacak taşınmaz ya da banka hesabına yönelik, alacağın tahsilini sağlamak bakımından, tedbir kararı verilmesi gerekirken, muhtemel alacak miktarı ve faizi gözardı edilerek isteğin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin kanun yolu başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasaya uygun görülmeyen ihtiyati tedbir isteğinin reddine ilişkin kararın 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/2339, K. 2013/2473, T. 28.02.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2013-2339-e-2013-2473-k-35831b9d0fe3