Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/8990 E. 2013/1696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8990
- Karar No
- 2013/1696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Selim Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.07.2012 gün ve 89/77 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, miras ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetlik hukuksal sebeplerine dayanarak kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilen 135 ada 32 ... parselin tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın mera olması nedeniyle, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 135 ada 32 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; uyuşmazlık konusu taşınmaz Hazine adına 10.02.1964 tarih 6 cilt numaralı tapu kaydı ile tarla olarak tapuya kaydedilmiştir. Taşınmazın bulunduğu bölgede Toprak Tevzi Komisyonu'nca çalışmalar yapılmış, dava konusu taşınmaz 789 belirtme parseli ile hiçbir tasarruf vesikası ibraz edilmediği, orta malı mera ve çayırdan açma olmayıp Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazi olduğu tespiti yapılarak Hazine adına gösterilmiştir. Dosya arasında bulunan tablendikatif belgelerine göre dava konusu taşınmazın 30-N pafta 911 parsel numarası ile işgalcisi ... olarak belirlenmiştir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; 18.06.2012 tarihinde keşif yapılmıştır. Davacı 06.09.2011 havale tarihli tanık listesinde ..., ..., ... ve ...'ı tanık olarak göstermiştir. Davacı 06.09.2011 havale tarihli dilekçesindeki tanıklarından ...'ın öldüğünü, ...'in ise ağır hasta olup ifade veremeyecek durumda olduğunu bildirmiştir. Davacıya bu tanıklarının yerine usul hükümlerine göre tanık listesi bildirip bildirmeyeceği sorulmamıştır. Ayrıca davacının aynı listede isimlerini bildirdiği tanıklardan ... ve ...'ın dinlenilmelerinden vazgeçme beyanı olmadığı halde dinlenilmemeleri doğru olmamıştır. Davacının belgesizden taşınmaz edinip edinmediğinin Kadastro ve Tapu Müdürlüğü'nden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Müdürlüğü'nden getirtilmesi, Akçakale Köyü'ne ait tahsisli ve kadim mera kayıtlarının olup olmadığının İlçe Özel İdare Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğü'nden sorulması, kadim ve tahsisli mera kayıtlarının getirtilip dosya arasına konulması, bölgede Toprak Tevzi Komisyonu'nca çalışmalar yapıldığı anlaşıldığından Toprak Tevzi Komisyonu'nca düzenlenen köye ait mera paftaları ile mera norm kararının aynı şekilde İlçe Özel İdare Müdürlüğü'nden, 135 ada 1 parselin tapu ve kadastro tutanağının bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması,, kadim ve tahsisli mera araştırmasının yapılması nedeniyle meradan yararı bulunmayan komşu köyler halkı arasından yöreyi bilen yaşlı bilirkişilerin Mahkemece belirlenmesi, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 ... HMK’nun 243 ve 244. maddeleri (HUMK m. 258) uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmaları veya davacı tarafça hazır bulundurulmaları, aynı Kanunun 259/2 ve 290/2. maddeleri (HUMK m. 259) gereğince taşınmaz başında yapılacak keşif yerinde dinlenilerek, taşınmazın öncesinin ne ve kime ait olduğunun, kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının, uyuşmazlık konusu olan bu yerin halen kimler tarafından zilyet ve tasarruf edildiğinin, üstün kullanma hakkının kimde bulunduğunun, kendilerinden sorulup belirlenmesine çalışılması, beyanları arasında aykırılık çıktığı takdirde 261/1. maddesi (HUMK m. 265) hükmü göz önünde tutularak yüzleştirmek suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılması, tahsisli mera kayıtları, mera paftaları ve norm kararları ile komşu parsellere ait tapu ve vergi kayıtlarının teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla keşifte uygulanmaları, dava konusu taşınmazın kadim ve tahsisli mera kayıtları kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, anılan kayıtlar kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde kadim mera araştırmasının yapılması, dava konusu 135 ada 32 ... parsel, Toprak Tevzi Komisyonu'nca belirlenen 789 belirtmelik ve 911 tablendikatif parseli ile taşınmazın 10.02.1964 tarihli tapu kaydı ile tapuda kayıtlı olduğu göz önünde tutularak davacının kazanmayı sağlayan zilyetlik ve eklemeli zilyetlik süresinin, tapunun oluştuğu 1964 yılından geriye doğru hesaplanması, zilyetliğin başlangıç tarihinin 1944 yılı olduğunun gözetilmesi, buna göre kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının araştırılıp saptanması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 ... HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.